Dünkü 22.22 yazısının başlığı Kirli Pazarlığa Kayyum’ mu Geliyor? idi.
Konusu Başmakçı İlçemizdeki Başyem Fabrikası ile ilgili Konkordato olayı ve öncesinde Başmakçı AK Parti İlçe Başkanlığına atanan Hayati Tezcan’ın bu göreve nasıl geldiği ve Babası Nevzat Tezcan’ın, Başyem’in çoğunluk hisselerine sahip olan işadamı Fahrettin Zobalı’ya verdiği belirtilen ‘Hatır Çekleri’ idi.
Dün akşam...
Önce Fahrettin Zobalı aradı.
Konu ile ilgili kendi cephesinden olayları anlattı.
Bendeki bilgiler ile % 95 oranında çakışıyordu anlattıkları.
Fahrettin Zobalı hakkında dünkü yazımda da bahsettim.
Pozitifim kendisine karşı.
İnşAllah diyelim ve ekleyelim...
Başmakçı’daki Başyem nedeniyle oradaki vatandaşlarımızın mağdur olacağına dair endişeler umarım gerçekleşmez ve kendisine karşı tutumumda değişmez.
*
Fahrettin Zobalı aradığında anlattığı konular, bankalara elini kaptıran işadamlarının hemen hemen hepsinin ortak sorunları.
Banka faizleri gerçekten çok yüksek ve özellikle ihracat yapanlar kurların düşüklüğü nedeniyle çok zor bir süreç geçirmekteler.
Hem faizlerin yüksekliği, hem kurun olması gereken rakamdan en az %40 civarında düşük kalması, maliyetlerinde her geçen gün artması iş dünyasını olumsuz etkilemekte.
Her dönemde benzer sorunlar yaşandı, yaşanmaya da devam edecek.
Bunun için atasözümüzdeki gibi, ‘Herkes ayağını yorganına göre uzatırsa’ bir sorunun olmayacağı da aşikardır.
Başyem ve Zobalı’nın diğer şirketlerinin de durumlarının biraz idare zaafından kaynaklandığını da söyledi Dinar’daki arkadaşlarımız.
Bazı arkadaşlarda, bu durumun olacağının gün gibi aşikar olduğunu...
Yani perşembenin gelişinin çarşambadan belli olduğunu söylediler.
Dediler ki...
Onlarda gördüler bu durumu ve zamandan kazanmak ve üç lira yerine bir lira ile bir çok şeye sahip olmak istemiş olabilirler.
Emareler böyle dediler.
*
Şimdi gelinen noktada...
Fahrettin Zobalı’nın 2 milyar TL den yüksek olan bu borçları temizleyip kendisini rahatlatması ve Dinar caddelerinde alnı açık şekilde yürüyebilmesinin haricinde, Başmakçı ve yöredeki diğer Başyem ortaklarının da mağdur edilmemesi önemlidir.
*
Fahrettin Zobalı’da telefonda bu konu üzerinde durdu.
Kimseyi mağdur etmeden bu işin üstesinden gelme konusundaki hassasiyetini umarım ve dilerim sadece temennide bırakmaz.
Fahrettin Zobalı ile uzunca konuştuk.
Başyem ve ticari işleriyle olan kısımların özeti yukarıda anlattığım şekilde.
Diğer konulardan birisi Borsa idi.
O konuyu ve diğer konuları ileride fırsat bulduğumuzda aktarırız.
Allah kendisine kolaylıklar versin.
*
*
*
Hayati Tezcan’da aradı görüştük...
Hayati Tezcan...
AK Parti Başmakçı İlçe Başkanı.
Bu sabah erken saatte aradı.
Konuştuk iki kez.
Etraflıca anlattı.
Öncelikle belirtmeliyim ki gayet kibarca konuştu.
Genç yaşına rağmen kendini iyi yetiştirdiği kurduğu cümlelerden, anlatımındaki vurgulamalardan belli oluyordu.
Söylediğine göre Başyem’de ‘resmi’ bir yetkisi yok.
Dinar AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Demir ile arkadaşlığının çocuk yaşlardan beri devam ettiğini belirtti.
Arkadaşlıklarının kavi olduğunu duymuştuk zaten.
O söylemedi ama, Vıp araçla gezileri dilden dile konuşulan bir konu.
Neyse biz dönelim konumuza...
Hayati Tezcan’ın babası Nevzat Tezcan’da Başmakçı’da ticaret ile uğraşmakta.
Son seçimde MHP’den Belediye Başkanlığına aday olmuştu.
O kazanamadı, CHP kazandı Başmakçı’da.
Oğlu Hayati Tezcan şimdi Başmakçı AK Parti İlçe Başkanı.
Nevzat Tezcan’dan dünkü yazımda bahsetmiştim.
Kendisinin Fahrettin Zobalı’nın işlerini toparlaması amaçlı olarak yaklaşık 200 Milyon TL civarında ‘hatır çekleri’ kestiğinin söylendiğini belirtmiştim.
Hayati Tezcan, Fahrettin Zobalı’ya verilen çeklerin olduğunu doğruladı ama bunların gerçek borçları olduğunu, Fahrettin Zobalı’dan mısır aldıklarını ve borçlarını da vadeleri geldiğinde ödediklerini belirtti.
Hayati Tezcan bunları anlatmadan önceki konuşmasında dikkatimi çeken bir ifadesi oldu.
Dedi ki...
‘Benim yaşım genç ama babamdan ayrı benim ticaretim. İki tane şirketim var. Ben kendi işlerimi yapıyorum. Babamın işlerini bilmem.’
Sonraki konuşmasında da çekleri doğrulayarak, bunların hatır çeki olmadığını ve mısır alımı nedeniyle olduğunu ifade etmesini gazeteci refleksi ile ‘Madem babandan ayrısın ve kendi işlerinle ilgilisin, yapılan ticaretin tüm ayrıntılarını nasıl biliyorsun?’ diye düşünmedim de değil.
Hayati Tezcan ve Babası Nevzat Tezcan’ın ticari faaliyetleri devam ediyor.
Fahrettin Zobalı ise borçlarını ödeyebilmek için çırpınıyor.
Zobalı dedi ki...
‘Ben 38 yıldır ticaretle uğraşıyorum. Çekip gitmedim bir yere. Borçlarımı ödemek için buradayım abi. Borçlarımı da mutlaka ödeyeceğim.’
*
*
*
Gül yağ kooperatifi...
Adını daha öncede duymuşsunuzdur.
Başmakçı’da bu kooperatiften dolayı pek çok vatandaşımız mağdur oldu.
Bilebildiğim kadarıyla pek çok alacaklı, ‘Allahlarından bulsunlar’ diyerek bedduada bulundular.
Afyonkarahisar merkezde bizlere kadar bu konu geldiyse...
Oradaki mali ve manevi yıkımın boyutunu sizler hesap edin.
Şimdi bu Başyem ile ilgili olayları duyanlar diyor ki...
‘O günkü Gül Yağ Kooperatifi tıkır tıkır çalışıyordu.
Yurt dışına gülyağı ihraç ediliyordu.
Karlı idi.
Üretici memnundu.
Sonra... O Kooperatif Başkanının idaresine geçen kooperatif nasıl olduysa battı.
İsminden söz edilen kişiyi araştırdım.
O kişi Uğur Dalgalı imiş.
Peki...
Uğur Dalgalı kim?
AK Partinin Başmakçı eski İl Genel Meclis üyelerinden.
2014 yılında Salih Sel’in İGM Başkanı olduğu dönemde, Başmakçı’dan İGM üyesi olarak katıldığı bir oturuma yengesi, çocukları ve yeğenleriyle birlikte katılarak Afyonkarahisar İGM tarihine bir ilki yaşatmıştı.
Renkli bir kişilik anlayacağınız.
Ama bu renkli kişiliğini nedense Kooperatif Başkanlığında gösterememiş.
Kooperatif batmış.
Daha önce yurtdışında çok aranılan bir marka haline gelen Başmakçı Gül Yağ Kooperatifinin gülyağı bu Uğur Dalgalı’nın Başkanlığı döneminde nedense itibarını kaybetmiş ve işlerde kötüleşmiş.
Ziraat Bankası, Vakıfbank...
Vadesinde ödenmeyen borçları defalarca ötelemişler ama sonuçta hem üretici ile kooperatif üyeleri, hem de bankalar epey zarara girmiş.
Başmakçı’da bu batan sadece Başyem değil anlayacağınız.
Gül Yağ Kooperatifi de bölgeye epey sıkıntı yaşatmış.
Kimin zamanında...
AK Partili İGM Üyesi zamanında.
Peki Başyem kimin zamanında bu hale geldi?
Tekrarlayalım...
AK Partinin Dinar İlçe Başkanı Av. Hüseyin Demir’in eşinin Genel Müdürlüğü, kendisinin şirket avukatı olduğu ve AK Partili Fahrettin Zobalı’nın çoğunluk hissesine sahip olduğu dönemde.
Durun...
Daha bitmedi.
Başmakçı’da üretici, halk sadece bir iki defa değil, üçüncü defa bu acıları ve sıkıntıları yaşıyor.
Öncesinde de Tavukçuluk Kooperatifi var.
Başkanı kim hadi bilin...
Nevzat Tezcan.
O kooperatifte batmış maalesef.
Defalarca müfettiş gelmiş gitmiş ama, işte nasıl olmuş ise sonuç böyle olmuş.
*
*
*
İlginçlikler dizisi...
O Tavukçuluk Kooperatifi ve Gül Yağ ile ilgili, sonrasında Başyem’in hisselerinin toplanması, çoğunluğun ele geçirilmesinin ardından hisse artırımına gidilip vatandaşın hisselerinin oranının düşürülmesi operasyonları, Hasan Ertürk ile ilgili notlar, fon krizi patlamadan önce yapılan Ankara – İstanbul seyahatlerinde yaşananlar, Fahrettin Zobalı’nın batmadan hemen öncesinde çiftçiden vadeli topladığı mısırların akibeti ve daha pek çoğunu ileriki yazılarda aktarırım.
İlginçlikler o kadar fazla ki...
*
*
*
Ne dediysek o...
Önceki yazımda Başyem’e kayyum mu geliyor? diye sormuştum.
Bugün, yani 8 Ekim 2026 Perşembe günü kayyum atanmasına ilişkin yazı Dinar Ticaret Odasına geldi.
Başyem’in mevcuttaki Genel Müdürü hanımefendinin yetkileri o yazıyla sona erdi.
O hanımefendi kim biliyorsunuz.
AK Parti Dinar İlçe Başkanı Av. Hüseyin Demir’in eşi ve Fahrettin Zobalı’nın kızı.
Şimdi Kayyum heyeti öncelikle bir mizan çıkartacak.
Sonrasında kendilerine verilen borç ödeme ve işleyiş planını kontrol edip, rapor çıkartacak.
Verilen geçici sürede şirketi o kayyum yönetecek.
Mahkeme tekrar geçici bir süre daha verirse, işler yine o kayyum tarafından yürütülecek.
Sonrasında eğer mahkeme verilen raporları inceleyerek burada farklı işler olduğuna kanaat getirirse, bu defa şirketin son yönetimine mutlaka gereğini yapacaktır.
Bu arada...
Gösterilen alacaklar ve borçlar eğer gerçeği yansıtmıyorsa...
İşte o zaman bunu tezgahlayanlar tespit edilirse, yandı gülüm keten helva.
*
*
*
AK Parti neden kazanamıyor?
Bugünün son notu...
Başmakçı ve Dinar’da AK Partinin uzun yıllardan beri neden seçimleri kazanamadığı bu üç olayda açıkça görülmekte.
Şimdi AK Parti Genel Merkezi buraya bir el atmalı.
Yöre halkı...
Sadece Başmakçı ve Dinar değil.
Tüm yöre...
AK Parti İlçe Başkanlarının isimlerinin geçtiği bu konulardan dolayı AK Partiye tepkili.
Nasıl tepkili olmasınlar ki...
Emekleri, kuruş kuruş biriktirdikleri paraları çarçur olmuş gitmiş.
Defalarca kandırılmışlar.
Birileri zengin olmuş.
Hem de zengin demek yeterli değil sadece.
Duble zengin oluvermişler.
Foncular gibi...
Bir koyup üçer beşer almışlar.
Halen daha da yeter bu kadar demiyorlar, enkazı da biz kaldırırız diyerek oradan da nemalanmak istiyorlar.
Vatandaş görüyor her şeyi.
Kantarı belinde...
Tartıyor, ölçüyor biçiyor ve sonunda yaka silkiyor.
Yaka silkiyor ve bir an önce bunların yakalarından düşmeleri istiyor...
Vatandaş silktikçe silkiyor ama, bir türlü düşmüyorlar, nasıl bir özgüvenleri varsa da halen daha burunları kaf dağında.
O nedenle yıllardır AK Parti bu iki ilçemizde sıfır çekiyor...
AK Partinin Dinar İlçe Başkanı Av. Hüseyin Demir ile kankası Başmakçı İlçe Başkanı Hayati Tezcan eğer partilerini tırnak ucu kadar seviyor ve düşünüyorlar ise...
Vakit geçirmeden görevlerinden istifa etmeleri gereklidir.
Onlar şimdi kendi iradeleriyle görevlerinden ayrılmazlar ise...
Korkarım bir gün Çorumlunun başına gelenler, onlarında başlarına gelebilir.
İşte o zaman onları, güvendikleri ve bugüne kadar yanlarında – arkalarında dimdik duran, ama o dağa asla layık olamadıkları kişi bile kurtaramayacaktır.
*
*
*
Günün sözü
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.





