Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine atanan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı onuruna Korel Otel’de geniş katılımlı bir veda programı düzenlendi. Ramazan ayı dolayısıyla iftar yemeği şeklinde gerçekleştirilen programa siyaset, bürokrasi, askeri erkan, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program boyunca duygu dolu anlar yaşanırken, Yiğitbaşı konuşması sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutmakta zorlandı.
Görev süresi boyunca şehrin her kesimiyle yakın temas kuran ve özellikle sosyal projeler, kadın girişimciliği, gençlik çalışmaları ve vatandaş odaklı yönetim anlayışıyla dikkat çeken Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’a veda ederken hem bir yönetici hem de bu şehrin bir ferdi olarak konuştuğunu ifade etti.

“BU TOPRAKLARA HİZMET EDENLER ASLA UNUTULMUYOR”
Konuşmasına aile geçmişinden örnekler vererek başlayan Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’ın kendi hayatındaki özel yerine vurgu yaptı. Ailesinde şehre hizmet etmiş önemli isimlerin bulunduğunu hatırlatan Yiğitbaşı, Gazi Yiğitbaşı ve Kocatepe Üniversitesi’nin kurucu rektörü merhum Prof. Dr. Şahabettin Yiğitbaşı’nın bıraktığı izlerden ilham aldığını belirtti.
Yiğitbaşı, yıllar önce bu şehrin gelini olarak bulunduğu Afyonkarahisar’da bir gün vali olarak görev yapacağının aklından dahi geçmediğini ifade ederek, dört yıl boyunca Anadolu’nun “müstesna” olarak nitelendirdiği bu topraklarda görev yapmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi.
“DEVLET SADECE BİR KURUM DEĞİL, BİR VİCDANDIR”
Türk milletinin devleti yalnızca bir yönetim mekanizması olarak görmediğini belirten Yiğitbaşı, devlet anlayışının toplumda insani bir karakterle bütünleştiğini vurguladı. Devletin çoğu zaman “devlet baba” olarak anıldığını hatırlatan Yiğitbaşı, görev süresi boyunca vatandaşların kendisine “devlet ana” hitabında bulunmasının büyük bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi. “Anne” kavramının merhameti, rehberliği ve güçlendirmeyi temsil ettiğini ifade eden Yiğitbaşı, devletin vatandaşını kendine bağımlı kılan değil, güçlendiren bir yapı olması gerektiğini söyledi. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını yalnızca bir söz olarak değil, sahada hissederek uygulamaya çalıştıklarını belirtti.

“BU ŞEHİRDE SAMİMİYETİN GÜCÜNÜ ÖĞRENDİM”
Görev süresi boyunca en önemli kazanımının vatandaşlarla kurduğu doğrudan iletişim olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, sahada bulunmanın kendisini beslediğini ifade etti. Esnafla içilen bir bardak çayın, tarlada çalışan kadınlarla kurulan bağın ve vatandaşların samimiyetinin kendisine büyük güç verdiğini söyleyen Yiğitbaşı, akademik çalışmalarında siyasal iletişim üzerine çalıştığını ancak gerçek iletişimin samimiyet ve merhametten geçtiğini Afyonkarahisar’da öğrendiğini dile getirdi.
Şehrin “Afyonkarahisar’ın havası sert, insanı mert” sözünü hatırlatan Yiğitbaşı, Kocatepe’nin vakur duruşunun milli mücadelenin ruhunu her gün yeniden hatırlattığını ve çalışmalarına bu bilinçle başladıklarını ifade etti.
KADINLAR VE GENÇLERLE KURULAN GÖNÜL BAĞI
Konuşmasında kadınların emeğine özel bir yer ayıran Yiğitbaşı, Anadolu kadınının çalışkanlığı ve üretkenliğinin kendisini derinden etkilediğini söyledi. Kadın kooperatifleri, girişimcilik projeleri ve sosyal kalkınma çalışmalarının bu nedenle öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. İki üniversiteye sahip şehirde gençlerle kurulan bağın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Yiğitbaşı, öğrencilerle yapılan buluşmaların en motive edici anlar olduğunu ifade etti. Kendi hayat hikâyesinin Anadolu’daki her gencin başarabileceği bir yolculuğun örneği olduğunu anlatmaya çalıştığını belirterek, gençlere hayal kurmaktan vazgeçmemeleri mesajını verdi.

DEV PROJELER VE EKONOMİK YATIRIMLAR
Yiğitbaşı, görev süresi boyunca hayata geçirilen ve devam eden projelere de değindi. Çay-Çobanlar-Bolvadin hattında kurulması planlanan organize sanayi yatırımıyla yaklaşık 3 bin kişiye istihdam sağlanacağını belirten Yiğitbaşı, 2,4 milyar liralık yatırım onayının alındığını açıkladı.
Bolvadin’de planlanan tıbbi kenevir ihtisas organize sanayi bölgesi projesinin de önemli bir kalkınma hamlesi olduğunu ifade eden Yiğitbaşı, jeotermal kaynaklarla su ürünleri yetiştiriciliği projesi kapsamında Dünya Bankası destekli yaklaşık 100 milyon liralık finansmanın sağlandığını söyledi. Şehirden ayrılırken geride yalnızca fiziki yatırımlar değil, geleceğe uzanan projeler bıraktıklarını vurguladı.
“AFYONKARAHİSAR’I YANIMDA GÖTÜRÜYORUM”
Konuşmasının en duygusal bölümünde Afyonkarahisar’ın ilçelerini tek tek anan Yiğitbaşı, şehrin kültürünü, insanını ve değerlerini kalbinde taşıyarak Ankara’ya gideceğini söyledi. Bolvadin’in kaymağından Sultan Dağı’nın kirazına, Emirdağ’ın gurbet kültüründen Sandıklı’nın şifalı sularına kadar şehrin tüm renklerini yanında götürdüğünü ifade eden Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’ın hayat hikayesinin en kıymetli sayfalarından biri olduğunu dile getirdi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
Görev süresi boyunca kendisine örnek aldığı iki isimden söz eden Yiğitbaşı, biri uzun yıllar mülki idare amirliği yapan babası, diğeri ise kendisine güvenerek önemli görevler veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Erdoğan’ın Anadolu’dan çıkan kadın yöneticilere açtığı yolun kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek teşekkürlerini iletti.
“HAKKINIZI HELAL EDİN”
Konuşmasının sonunda birlikte çalıştığı vali yardımcılarına, kaymakamlara, güvenlik güçlerine, belediye başkanlarına, kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve basın mensuplarına teşekkür eden Yiğitbaşı, en büyük teşekkürü ise kendisini bir yönetici değil “bir evlat, bir abla ve bir kardeş” gibi bağrına basan Afyonkarahisarlılara etti. Yeni görevine giderken kapısının her zaman Afyonkarahisarlılara açık olacağını vurgulayan Yiğitbaşı, “Bizim yolumuz hizmet yolu, bizim yolumuz milletimizin yolu. Hakkınızı helal edin, bizden yana bütün haklarımız helal olsun.” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Program, duygu dolu anların ardından yapılan vedalaşmalar ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.




