Çiftçi, esnaf, KOBİ ve sanayicilerin vergi borcu ve sosyal güvenlik borcunun yeniden yapılandırılması gerektiğini söyleyen Babacan, “Şu anda acilen ama acilen çiftçimizin, esnafımızın, KOBİ'lerimizin, sanayicimizin vergi borcu ve sosyal güvenlik borcu yeniden yapılandırılmalıdır. 1 yıl ödemesiz 3 yıla bu borç yayılmalıdır. Mutlaka taze finansman imkanı sağlanmalıdır. Bunu yapın, korkmayın. 2002 ekonomik krizinden sonra Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nın alacaklarının yüzde 40'ı batak alacak haline gelmişti.”
“BUNLAR YİNE OLUR, ÇOK DAHA İYİSİ OLUR”
Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Esnafımızın, çiftçimizin yüzde 40'ı borcunu ödeyemiyordu. Derhal sadece enflasyona endeksli bir yeniden yapılandırma yaptık. Faize değil, enflasyona endeksli bir yeniden yapılandırma. Yeni finansman imkânları sağladık. Yıl 2004. Çiftçimizin de esnafımızın da yüzde 99'u borcunu tam ve gününde öder haline geldi. Ziraat Bankası'nın, Halk Bankası'nın tarihinde böyle bir şey olmamıştı. Çiftçimizin, esnafımızın yüzde 99'u borcunu tam ve gününde ödeyecek bir ekonomik güce ulaştı. Sadece 1 yılda oldu bu Türkiye'de. Bunlar yine olur, çok daha iyisi olur. Yeter ki bu ülkeyi anlayan, bu ülkenin asıl ekonomik çarklarının nasıl işlediğini bilen bir yönetim iş başında olsun” ifadelerini kullandı.
“BUNU İYİ ANALİZ EDECEKSİN”
Babacan “Bir başka tartışma yaşandı geçen hafta takip etmişsinizdir. ‘Aman asgari ücreti artırmayalım, çok kötü bir fikir, enflasyonist olur.’ Arkadaş bak, bulutların üzerinde dolaşıyorsan Türkiye'yi sadece böyle uçaktan bakıp bir kara parçası olarak görüyorsan, sadece birkaç makroekonomik veriye dayanarak bu ülkenin ekonomisiyle ilgili ahkam kesiyorsan beceremezsin, yapamazsın. Tabii ki makroekonomik göstergelere bakacaksın ama bir yandan da sektör sektör inceleyeceksin. Enflasyonun asıl kaynağı ne, bunu iyi teşhis edeceksin. Bol talep mi, ondan mı artıyor? Bol talep var; yoksa maliyetler vurmuş, kur artmış, enerji fiyatları artmış, mecburen mi enflasyon artıyor? Bunu iyi analiz edeceksin” dedi.
“VİCDAN SAHİBİ OLMANIZ LAZIM”
Başkan Babacan ayrıca, “Örnek veriyorum duysunlar, o iktisatçı geçinenler dinlesinler ve bunu izah etsinler... Yıl 2004. Net asgari ücreti tam yüzde 41 artırdık. 2004'ün sonunda enflasyon yüzde 9, 2005'in sonunda yüzde 8. Nasıl oldu? Nasıl oldu? Asgari ücrete yüzde 41 zam vermişiz, enflasyon yüzde 9'a düşmüş. Ertesi sene de yüzde 8'e düşmeye devam etmiş. Nasıl oldu? Yıl 2008. Asgari ücret artışı yüzde 20. Enflasyon yıl sonunda yüzde 10, bir sonraki sene de yüzde 6 buçuğa düşmüş. Ne oldu? Ücretler önemlidir. Gelirler politikası denir buna. Gelir politikası ayrıdır, gelirler politikası ayrıdır. Yani insanların maaş seviyesinin enflasyon üzerindeki etkisi önemli bir konudur. Ama ne zaman ne yapacağınızı bilmeniz lazım ya. Hangi dönemde enflasyona bağlı olarak asgari ücreti ne kadar artırmanız gerekeceğini iyi hesap etmeniz lazım. Her şeyden önemlisi de vicdan sahibi olmanız lazım.”




