Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” etkinliği kapsamında “Kuşatma Altında Beyaz Önlük: Gazze’de Tıp Eğitimini Sürdürmek” başlıklı program gerçekleştirildi. Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesinin Afyonkarahisar Belediye Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Gazze’de eğitimlerini sürdüren öğrencilerin ve akademisyenlerin yaşadığı süreç ele alındı. Programda AFSÜ Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Mona Abu Qamar, kendi yaşam öyküsü üzerinden Gazze’den Türkiye’ye uzanan eğitim sürecini anlattı.

Afyonkarahisar’da bariyerlere çarpan otomobilde yaralılar var
Afyonkarahisar’da bariyerlere çarpan otomobilde yaralılar var
İçeriği Görüntüle

GAZZE’DEN TÜRKİYE’YE UZANAN EĞİTİM YOLCULUĞU

2001 yılında Gazze’de dünyaya gelen Mona Abu Qamar, lise eğitimini üstün başarıyla tamamladıktan sonra tıp eğitimi almak amacıyla yaklaşık altı yıl önce Türkiye’ye geldi. Afyonkarahisar’da önce Türkçe eğitimi alan Abu Qamar, ardından AFSÜ Tıp Fakültesine kabul edildi. Halen 5. sınıfta eğitim gören Abu Qamar, klinik eğitimini AFSÜ hastanesinde sürdürüyor. Yaşadıklarının yalnızca kendi hikayesinden ibaret olmadığını belirten Abu Qamar, Gazze’deki öğrencilerin savaş öncesinde de çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını, savaşın başlamasıyla bu sorunların daha da ağırlaştığını ifade etti. Abu Qamar, “Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan ve kendi hikayemi paylaşma fırsatı bulmaktan mutluluk duyuyorum. Ben Mona Abu Qamar. Gazze’den gelen Filistinli bir tıp öğrencisiyim. Şu anda Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesinde beşinci sınıfta okuyorum” dedi.

BEŞ KARDEŞ TIP EĞİTİMİ ALDI

Dokuz kişilik bir ailenin yedi kardeşinden biri olduğunu belirten Abu Qamar, kardeşlerinin eğitim hayatına ilişkin de bilgi verdi. Beş kardeşinin tıp eğitimi aldığını veya almaya devam ettiğini aktaran Abu Qamar, ablası Nada’nın tıp fakültesinden mezun olduğunu, Hûda’nın Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde 4. sınıfta bulunduğunu söyledi. Kardeşi İbrahim’in Uşak Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümünde 4. sınıfta olduğunu belirten Abu Qamar, Gazze’de bulunan iki kardeşinin ise El-Ezher Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitim gördüğünü ifade etti. Kardeşlerinden birinin 4., diğerinin ise 2. sınıfta olduğunu aktardı. Abu Qamar, babasının Millî Eğitim Bakanlığında müfettiş olarak görev yaptığını, eğitim bilimlerinde doktora yaptığını ve yarı zamanlı olarak üniversitede ders verdiğini söyledi. Annesinin ise Fransızca müfettişi olduğunu belirtti.

TÜRKİYE’Yİ TERCİH ETME NEDENİNİ ANLATTI

Yaklaşık altı yıl önce üniversite eğitimi için Gazze’den ayrıldığını belirten Abu Qamar, Gazze’de tıp eğitimi veren iki üniversite bulunmasının yanı sıra kontenjanların sınırlı ve eğitim ücretlerinin yüksek olduğunu ifade etti. Yurt dışında eğitim alma fikrinin bu şartlar nedeniyle gündeme geldiğini anlatan Abu Qamar, ailesiyle yaptıkları araştırmalar sonucunda Türkiye’yi tercih ettiklerini söyledi. Türkiye’deki tıp eğitiminin niteliğinin ve özellikle klinik yıllarda öğrencilerin hastanelerde aktif şekilde eğitim almasının tercihinde etkili olduğunu belirtti. Filistin’deki lise bitirme sınavı Tavcihi sonucuyla Türkiye’ye başvurduğunu ve yüksek puanıyla kabul edildiğini aktaran Abu Qamar, kendisinden önce Türkiye’ye gelen ablasının da başvuru sürecinde kendisine yardımcı olduğunu söyledi.

MISIR SINIRINDA BABASIYLA SOKAKTA UYUDU

Gazze’den Türkiye’ye yaptığı yolculuğun kendisi için unutulmaz olduğunu belirten Abu Qamar, babasıyla birlikte önce Mısır’a geçtiklerini anlattı. Gazze-Mısır sınırındaki Ariş’te sınırı geçmelerine izin verilmesini beklerken bir gün boyunca dışarıda kaldıklarını ve babasıyla sokakta uyuduklarını söyledi. Kahire’de iki gün kaldıktan sonra İstanbul’a geçtiğini belirten Abu Qamar, burada ablasıyla buluştuğunu ve ardından akşam saatlerinde Afyonkarahisar’a doğru yola çıktığını aktardı. Sabah Afyonkarahisar’a ulaştıklarını belirten Abu Qamar, kendilerini Suat isimli Suriyeli bir öğrencinin karşıladığını ve kendisine kız öğrenci yurdu bulması konusunda yardımcı olduğunu ifade etti. Afyonkarahisar’a geldikten sonra Türkçe öğrenmek için Afyon Kocatepe Üniversitesine gittiğini ve eğitimine geldiği gün başladığını anlatan Abu Qamar, babasının kendisini yalnız bırakmamak için üç gün daha şehirde kaldığını söyledi.

“BABAMIN GÖZYAŞLARINI İLK KEZ O GÜN GÖRDÜM”

Babasının kendisinin yurda ve üniversiteye yerleştiğinden emin olduktan sonra Gazze’ye dönmek üzere yola çıktığını belirten Abu Qamar, vedalarının kendisi için oldukça zor olduğunu ifade etti. Abu Qamar, “O vedanın her ayrıntısını dün gibi hatırlıyorum. Benim için çok zordu; onun için de en az benim kadar zordu. Çünkü hayatımda ilk kez babamın gözyaşlarını o gün gördüm” dedi. Yıllar sonra babasına otogara giderken neler düşündüğünü sorduğunu anlatan Abu Qamar, babasının kendisine, “Aklımdan geçen tek şey geri dönüp seni yurttan almak ve birlikte eve dönmekti” dediğini aktardı.

GAZZE’DE KALAN KARDEŞİ BURSTAN YARARLANAMADI

Abu Qamar, Gazze’de kalan kardeşlerinin eğitim durumuna ilişkin de bilgi verdi. Kız kardeşi Rûa’nın 2023 yılında, savaş başlamadan iki ay önce liseyi üstün başarıyla tamamladığını belirten Abu Qamar, kardeşinin Türkiye Bursları kapsamında tıp eğitimi için burs kazandığını söyledi. Ancak savaşın başlamasıyla Rûa’nın Gazze’den çıkışının mümkün olmadığını belirten Abu Qamar, kardeşinin burslu eğitim hakkının halen saklı tutulduğunu ve Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını beklediğini ifade etti.

“DİLERİM BİR GÜN BU GURBET SONA ERER”

Türkiye’de eğitim hayatını sürdürürken kendisine destek olanlara teşekkür eden Abu Qamar, özellikle hocalarının kendisine yalnızca tıp eğitimi değil, hayata dair birçok şey de kattığını söyledi. Abu Qamar konuşmasını, “Bu gurbetin ağırlığını hafifleten, bu yolculukta bana destek olan herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. Bana yalnızca dersleri değil, hayata dair çok şey öğreten değerli hocalarıma; üzerimdeki emeğiniz büyük. Ve bu yolda, farkında olarak ya da olmayarak bana eşlik eden herkese: İyi ki vardınız. Dilerim bir gün bu gurbet sona erer. Dilerim çok uzaklarda kalan aileme, evime ve sevdiklerime yeniden kavuşurum” sözleriyle tamamladı.

PROF. DR. VAİF ATALAY VİDEO YÖNTEMİYLE KATILDI

Etkinlik kapsamında Filistinli Tabipler ve Sağlık Mensupları Derneği (FİLMED) Akademik Komite Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay da video yöntemiyle programa katkı sundu. Atalay’ın anlatımında Gazze’deki tıp fakültelerinin mevcut durumu, öğrencilerin eğitim süreçleri ve sağlık alanında yapılabilecek akademik destekler ele alındı. Tıp eğitiminin savaş koşullarına rağmen sürdürülmesi, öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerle desteklenmesi, denklik süreçleri ve uzmanlık eğitimi gibi başlıklar değerlendirildi. Programda ayrıca Gazze’de tıp eğitimi gören El-Ezher Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Yezen el-Farra’nın da video mesajına yer verildi. Gazze’de bir çadırdan kaydedilen görüntülerde el-Farra, savaş koşullarında öğrenci olmanın zorluklarını anlattı.

GAZZE’DE EĞİTİMİN ZOR ŞARTLARDA SÜRDÜĞÜ ANLATILDI

Etkinlikte, Gazze’de üniversite binalarının büyük bölümünün kullanılamaz hale gelmesine rağmen eğitim faaliyetlerinin farklı alanlarda sürdürülmeye çalışıldığına dikkat çekildi. Öğrencilerin ve akademisyenlerin mevcut imkanlarla eğitim sürecini devam ettirdiği belirtilirken, Türkiye’deki üniversitelerin akademik dayanışmasının önemine vurgu yapıldı. Programda tıp eğitiminin yeniden yapılandırılması için akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, öğrencilerin desteklenmesi ve gelecekte Gazze’deki eğitim kurumlarının yeniden ayağa kaldırılması gerektiği ifade edildi.

GAZZE’DEKİ YIKIMI ANLATAN VİDEO GÖSTERİLDİ

Programın ilerleyen bölümünde Gazze’de yaşanan yıkım ve savaşın eğitim ile sağlık sistemine etkilerini konu alan video gösterimi gerçekleştirildi. Görüntüler aracılığıyla bölgede yaşanan insani durum ve eğitim faaliyetlerinin karşı karşıya kaldığı zorluklar katılımcılara aktarıldı. Etkinliğin sonunda protokol tarafından katılımcılara plaketler takdim edildi. Program, protokol üyeleri, akademisyenler, öğrenciler ve diğer katılımcıların yer aldığı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Kaynak: FEYZA ÖZAY TOPUZ