İstanbul ve Marmara Denizi’nde son günlerde yaşanan deprem hareketliliği dikkat çekti. Adalar açıklarında büyüklükleri 2,2 ile 3,2 arasında değişen 70’ten fazla mikro deprem kaydedildi. Peş peşe yaşanan sarsıntıların ardından bölgede büyük bir deprem ihtimaline ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelirken, Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
“BÜYÜK DEPREM BEKLENTİSİ OLUŞTURMUYOR”
Üşümezsoy, özellikle Büyükada’nın güneyinde meydana gelen küçük ölçekli sarsıntıların ana fay hattı üzerinde gerçekleşmediğini belirtti. Sarsıntıların ana fay hattını kesen ikincil ve üçüncül fay kollarında meydana geldiğini ifade eden Üşümezsoy, bu yapıların büyük ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek ölçekte stres biriktirme kapasitesine sahip olmadığını savundu.
“ADALAR FAYI YAŞLI VE ÖLÜ BİR FAY”
Adalar çevresindeki faylara ilişkin değerlendirmede bulunan Üşümezsoy, söz konusu fayın uzun süredir aktif bir deprem üretme potansiyeline sahip olmadığını söyledi. Üşümezsoy, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz.” ifadelerini kullandı. Yaşanan hareketliliğin geçmiş dönemlerde fay sisteminde oluşan stresin küçük çaplı boşalmaları şeklinde değerlendirilebileceğini belirten Üşümezsoy, mikro depremlerin yıkıcı bir deprem için doğrudan işaret olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
1999’DAN BU YANA BENZER SARSINTILAR YAŞANIYOR
Üşümezsoy, Adalar çevresindeki mikro depremlerin daha önce hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu da belirtti. 1999 Marmara Depremi sonrasında bölgede benzer şekilde küçük ve tetiklenmiş sarsıntıların görüldüğünü aktaran Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin olağan bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yerbilimci, son günlerdeki mikro depremlerin tek başına büyük bir İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanamayacağını savundu.




