Milletvekili Arslan, kontrolsüz internet kullanımını “dalgalı denize, hatta okyanusa bırakılan çocuk” benzetmesiyle değerlendirerek, dijital ortamda daha güçlü denetim ve yapısal reform ihtiyacına vurgu yaptı.
Konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olaylara değinerek başlayan Arslan, bu tür olayların eğitim sisteminde güvenlik, denetim ve rehberlik mekanizmalarının yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti. Okulların yalnızca akademik eğitim verilen yerler olmadığını belirten Arslan, “Çocuklarımızın sosyal, psikolojik ve ahlaki gelişimlerinin şekillendiği güvenli alanlar olmalıdır” dedi.
DİJİTAL DÜNYADA GÜVENLİK VURGUSU
Çocukların internet ortamındaki savunmasızlığına dikkat çeken Arslan, siber zorbalık ve zararlı içeriklere karşı ailelerin ve ilgili kurumların daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Arslan konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın dijital dünyada kuralsız ve denetimsiz şekilde yer almasını, yüzme bilmeyen bir çocuğun dalgalı bir okyanusa bırakılması gibi görüyorum. Bu durum geleceğimiz olan evlatlarımız için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.”
“BÜTÜNCÜL POLİTİKALAR GELİŞTİRİLMELİDİR”
Komisyon çalışmalarının amacının yalnızca tespit yapmak değil, çözüm üretmek olduğunu belirten Arslan, çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin ülkenin geleceğini doğrudan etkilediğini ifade etti. Arslan, “Her risk, aslında geleceğimize yönelmiş bir tehdittir. Bu nedenle meseleye bugünün değil, yarının Türkiye’sini inşa etme sorumluluğuyla yaklaşmalıyız” diyerek tüm kurumları daha kararlı adımlar atmaya davet etti.



