Günümüzde en sık görülen hastalıklardan biri olan hipertansiyon, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, “Şimdiye kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı” ifadesinin son derece yanıltıcı olduğuna dikkat çekiyor.
Uzman değerlendirmelerine göre, sağlık kuruluşlarına başvuran birçok hasta, tansiyonla ilgili bugüne kadar herhangi bir şikayet yaşamadığını belirtiyor. Ancak ayrıntılı sorgulama yapıldığında, bu kişilerin tansiyonlarını düzenli olarak ölçtürmedikleri ve şikayet hissetmedikleri için sorun olmadığını düşündükleri görülüyor. Oysa hipertansiyonun en önemli özelliği, ciddi şikayetlere yol açmadan ilerleyebilmesi. Nadiren baş ağrısı, kulak çınlaması, baş dönmesi ya da burun kanaması gibi belirtiler görülebilse de çoğu vakada hastalık sessiz seyrediyor. Bu nedenle, düzenli ölçüm yapılmadığı sürece yüksek tansiyon fark edilmeyebiliyor.
AĞIR HASTALIKLARIN TEMELİNDE YATIYOR
Uzmanlar, hastanelerde yatan ağır hastalıkların önemli bir bölümünün temelinde hipertansiyonun yer aldığını vurguluyor. Kalp yetmezliği, kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizi, ciddi ritim bozuklukları ve aort damarında genişleme gibi tabloların en önemli nedenleri arasında hipertansiyon ilk sırada yer alıyor. Aynı şekilde beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları, böbrek yetmezliği ve göz damar hastalıklarının da en önemli risk faktörlerinden biri yüksek tansiyon. Bu nedenle “Hiç şikayetim yoktu, bilmiyordum” yaklaşımının değiştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
HER EVDE TANSİYON ALETİ OLMALI
Uzmanlar, günümüzde uygun maliyetlerle tansiyon ölçüm cihazlarına ulaşmanın mümkün olduğuna dikkat çekerek, her evde bir tansiyon ölçüm cihazı bulunmasını öneriyor. Cihazın pahalı ya da çok özellikli olmasının gerekmediği, önemli olanın doğru ölçüm yapabilmesi olduğu belirtiliyor. Özellikle 30 yaş üzerindeki bireylerin, tansiyon sorunu olmasa dahi düzenli aralıklarla ölçüm yaptırmaları tavsiye ediliyor. Bu aralığın kişiye göre değişebileceği; 6 ayda bir, yılda bir ya da risk durumuna göre daha sık ölçüm yapılabileceği ifade ediliyor. Dinlenmiş halde ve doğru teknikle yapılan ölçümlerde değerlerin 13,5/8,5 ve üzerinde çıkması halinde, bir hafta boyunca sabah ve akşam yapılan ölçümlerin ortalamasına bakılması gerektiği; ortalamanın yüksek seyretmesi durumunda mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurulması öneriliyor.
TEDAVİ EDİLMEZSE GERİ DÖNÜŞSÜZ HASAR
Uzmanlar, korkulması gerekenin ilaç kullanmak değil, hipertansiyonun tedavisiz bırakılması olduğuna dikkat çekiyor. Hipertansiyonun kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğu; ancak sessiz ilerlediği için uzun yıllar tedavi edilmediğinde kalp, böbrek, beyin ve göz gibi hayati organlarda kalıcı ve ciddi hasarlara yol açabileceği belirtiliyor. Bu hasarların büyük bölümünün geri döndürülemez nitelikte olduğuna işaret eden uzmanlar, düzenli kontrol ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguluyor.



