İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve ardından gelen karşı hamleler, özellikle bölgedeki kara yolu taşımacılığında güvenlik endişelerini artırdı. Uzmanlar, bu süreçte taşımacılık şirketlerinin daha temkinli hareket ettiğini ve alternatif güzergah arayışına yöneldiğini belirtiyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GERİLİM KÜRESEL TİCARETİ ETKİLİYOR
Küresel ticaretin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler de dikkatle takip ediliyor. İran donanmasının gerilimin ardından boğazdaki geçişleri kısıtladığını açıklaması, enerji ve lojistik sektörlerinde risk algısını artırdı. Bu durum, özellikle petrol ve enerji taşımacılığının yanı sıra bölgedeki ticari sevkiyatların hızını da olumsuz etkiliyor.
KARA YOLU TAŞIMACILIĞINDA TEMKİNLİ DÖNEM
Uluslararası Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, gelişmelerin Türkiye içindeki taşımaları doğrudan etkilemediğini ancak İran hattında sektörün daha dikkatli davrandığını ifade etti. Aras, bazı lojistik firmalarının İran seferlerini geçici olarak azalttığını ve alternatif rotaları değerlendirmeye başladığını belirtti. Sürücülerin güvenlik endişeleri ve sigorta belirsizlikleri de taşımacılık planlamalarını etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
SINIR KAPILARINDA GEÇİŞLER KONTROLLÜ SÜRÜYOR
Aras, Gürbulak ve Bazargan sınır kapılarında geçişlerin tamamen durmadığını ancak daha kontrollü şekilde sürdüğünü vurguladı. Irak’a yönelik transit taşımaların büyük ölçüde devam ettiğini belirten Aras, Suriye hattında gündeme gelen yeni geçiş imkanlarının Arap ülkelerine ulaşım açısından alternatif oluşturabileceğini söyledi. Ancak bölgedeki güvenlik ortamı nedeniyle sektörün bu hatta da temkinli yaklaştığı ifade ediliyor.
ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU’NUN ÖNEMİ ARTIYOR
Mevcut gelişmeler Türkiye’nin uzun süredir gündemde olan Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin stratejik önemini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, Avrupa ile Orta Asya ve Uzak Doğu arasındaki ticarette Orta Koridor’un önemli bir alternatif sunduğunu belirtiyor. Bu hattın daha etkin kullanılabilmesi için Hazar Denizi’ndeki Ro-Ro ve feribot kapasitesinin artırılması gerektiği vurgulanıyor.
KÖRFEZ ÜLKELERİYLE YENİ LOJİSTİK HAT POTANSİYELİ
Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye ile Körfez ülkeleri arasında güçlü bir lojistik bağlantı oluşturma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Ancak Türk sürücülere yönelik bazı vize uygulamalarının henüz yeniden başlatılmamış olması, kara yolu koridorunun gelişimini sınırlayan unsurlar arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre bu engellerin kaldırılması, ticaretin hızlanmasına önemli katkı sağlayabilir.
ENERJİ VE SİGORTA MALİYETLERİ YÜKSELİYOR
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı Bilgehan Engin ise Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve LNG ticareti açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Bölgedeki gerilim nedeniyle enerji fiyatlarının arttığını, bunun da deniz, hava ve kara yolu taşımacılığında yakıt ve operasyon maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Ayrıca savaş riski primi ve ek sigorta teminatlarında da ciddi artışlar yaşandığına dikkat çekildi.
TÜRKİYE ALTERNATİF LOJİSTİK MERKEZ OLABİLİR
Uzmanlara göre bölgedeki gerilim uzarsa deniz ve hava taşımacılığında rota değişiklikleri ve transit sürelerinde uzama yaşanabilir. Bu durum navlun fiyatlarının artmasına neden olurken, alternatif güzergahların önemini de artırıyor. Türkiye ise Orta Koridor, Doğu Akdeniz ve Karadeniz bağlantıları sayesinde alternatif bir lojistik merkez olarak öne çıkabilecek ülkeler arasında gösteriliyor. Ancak enerji maliyetlerindeki artışın Türkiye’deki taşımacılık maliyetlerini de etkileyebileceği ifade ediliyor.


