Karara konu olayda M.D. isimli işçi, 1994 yılında bir üretim tesisinde çalışmaya başladığını, 2017 yılında hastaneye gittiğinde ise sigorta primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini belirtti. Bunun üzerine işçilik alacakları ve hizmet süresinin tespiti için mahkemeye başvurdu. Dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda iki farklı çalışma süresi hesaplandı. İlk hesaplamada tanık anlatımları dikkate alınarak 23 yıl 2 aylık kesintisiz çalışma, ikinci hesaplamada ise yalnızca SGK kayıtları esas alınarak 13 yıl 2 ay 25 günlük çalışma kabul edildi.
İlk derece mahkemesi tanık ifadelerini dikkate alarak uzun çalışma süresini kabul etti. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, tanıkların davacıyla akraba olmasını ve çalışma dönemlerinin tamamını doğrulayan yeterli delil bulunmadığını gerekçe göstererek SGK kayıtlarını esas aldı.
YARGITAY AKRABA TANIK KONUSUNDA SINIRI ÇİZDİ
Dosyanın temyiz edilmesinin ardından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önemli bir değerlendirme yaptı. Yüksek Mahkeme, bir tanığın davacıyla kardeş olmasının tek başına tanık beyanının dikkate alınmaması için yeterli olmadığına karar verdi. Yargıtay, kardeş olan tanığın aynı iş yerinde çalıştığı süre ve olaylara ilişkin bilgisi de değerlendirilerek beyanının birlikte çalışılan dönem açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti.
SGK KAYITLARI TEK BAŞINA YETERLİ GÖRÜLMEDİ
Yargıtay, mevcut deliller doğrultusunda davacının 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise SGK kayıtlarının esas alınması gerektiğine hükmetti. Böylece hizmet süresinin tamamının yalnızca SGK kayıtlarına bakılarak belirlenmesini hatalı bulan Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu ve dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar verdi.
SİGORTASIZ ÇALIŞMA İÇİN HANGİ DELİLLER KULLANILABİLİR?
Karar, geçmişte sigortasız veya eksik sigortalı çalıştırıldığını ileri süren kişiler açısından hizmet tespiti davalarında delillerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu tür uyuşmazlıklarda SGK kayıtlarının yanı sıra iş yeri belgeleri, bordrolar, işe giriş ve çıkış kayıtları ile aynı iş yerinde veya komşu iş yerlerinde çalışan kişilerin tanıklıkları da değerlendirilebiliyor. Yargıtay'ın son kararında ise akrabalık ilişkisinin tek başına tanık beyanını değersiz hale getirmeyeceği açıkça vurgulandı.




