Tatil döneminde değişen uyku saatleri ve daha rahat yaşam temposu, günlük rutine dönüşte uyum sorunlarına yol açabiliyor. Psikolog Dilara Dalyan, tatil sonrasında ortaya çıkan isteksizlik, yorgunluk ve dikkat dağınıklığının çoğu zaman geçici olduğunu belirterek, günlük yaşama bir anda yüklenmek yerine aşamalı geçiş yapılmasını tavsiye etti.
Dalyan, halk arasında “tatil dönüşü sendromu” olarak adlandırılan durumun başlı başına bir hastalık veya psikiyatrik tanı olmadığını vurguladı. Tatildeki rahat tempodan yoğun iş ve okul düzenine geçişin, kişide kısa süreli motivasyon ve ruh hali değişikliklerine neden olabileceğini ifade etti.
UYKU DÜZENİNE DİKKAT
Tatil sırasında geç saatlerde uyuma ve geç kalkma alışkanlığının işe veya okula dönüşte erken kalkma zorunluluğuyla çakışabileceğini belirten Dalyan, uyku düzenindeki ani değişikliklerin adaptasyonu zorlaştırabileceğini söyledi. Bu durumun bazı kişilerde “sosyal jet-lag” olarak ifade edilen uyku ritmi bozulmasına yol açabileceğini aktaran Dalyan, kaliteli uyku alınamamasının gün içerisinde dikkat dağınıklığı, öfke ve motivasyon düşüklüğünü beraberinde getirebileceğini kaydetti.
TÜM İŞLERİ İLK GÜNDEN BİTİRMEYE ÇALIŞMAYIN
Tatil boyunca uzak kalınan e-posta, mesaj ve iş bildirimlerinin dönüşte bir anda yoğunlaşmasının da kişiyi zorlayabileceğini belirten Dalyan, özellikle ilk günlerde bütün görevlerin aynı anda tamamlanmaya çalışılmaması gerektiğini söyledi. İşlerin önem sırasına göre düzenlenmesini öneren Dalyan; kısa molalar verilmesi, yürüyüş yapılması ve iş arkadaşlarıyla kısa sosyal molalar geçirilmesinin adaptasyon sürecine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
HERKES TATİL DÖNÜŞÜNÜ AYNI YAŞAMIYOR
Tatil sonrası yaşanan zorlanmanın kişiden kişiye değişebildiğini belirten Dalyan, uzun süredir iş veya okul stresi yaşayan kişilerde sürecin daha yoğun hissedilebileceğini söyledi. Mükemmeliyetçi kişilerin biriken sorumlulukları kısa sürede tamamlama isteğinin de baskıyı artırabileceğini ifade eden Dalyan, işe dönüşün ilk günlerinde kendisinden yüzde 100 performans beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
İŞE DÖNMEDEN ÖNCE BİR GÜN KAZANIN
Tatilin son gününde eve dönüp ertesi sabah doğrudan işe başlamanın yerine, mümkünse araya bir gün bırakılmasının yararlı olabileceğini belirten Dalyan, bu sürenin günlük düzene yeniden hazırlanmak için kullanılabileceğini söyledi. Bu ek günün uyku saatlerini düzene sokmak, ev işlerini toparlamak ve zihinsel olarak işe hazırlanmak açısından fayda sağlayabileceğini belirten Dalyan, tatil sonrasında da küçük keyif alanlarının tamamen bırakılmamasını önerdi.
İKİ HAFTAYI AŞAN BELİRTİLERE DİKKAT
Tatil sonrası yaşanan isteksizlik ve çökkünlüğün genellikle bir veya iki hafta içerisinde hafiflemesinin beklendiğini belirten Dalyan, belirtilerin uzun sürmesi halinde profesyonel destek alınması gerektiğini ifade etti. İki haftadan uzun süren çökkünlüğe yoğun umutsuzluk, kişisel bakımı sürdürmekte zorlanma, yataktan kalkmakta güçlük çekme veya hiçbir şeyden keyif alamama gibi belirtilerin eşlik etmesi halinde durumun yalnızca tatil dönüşü uyum süreci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, tatil sonrasında kişilerin kendilerine zaman tanımasının, uyku düzenini yeniden oluşturmasının, sorumluluklarını önceliklendirmesinin ve günlük yaşam içerisinde kısa dinlenme alanları oluşturmasının adaptasyonu kolaylaştırabileceğini belirtti.



