Türk tiyatrosunun çağdaşlaşma sürecine yön veren, sahne disiplinini bir okul ciddiyetiyle ele alan ve yetiştirdiği yüzlerce sanatçıyla adını bir ekole dönüştüren usta sanatçı Haldun Dormen, bir süredir devam eden tedavi sürecinin ardından yaşamını yitirdi. Yaklaşık yetmiş yılı aşan sanat hayatı boyunca tiyatro, sinema, televizyon, yazarlık ve eğitmenlik alanlarında kalıcı izler bırakan Dormen’in vefatı, yalnızca sanat camiasında değil, kültür hayatının tamamında büyük üzüntüyle karşılandı.

SAHNEYLE BAŞLAYAN BİR HAYAT
5 Nisan 1928 tarihinde Mersin’de dünyaya gelen Haldun Dormen, çocukluk yıllarından itibaren sanatla iç içe bir yaşam sürdürdü. Eğitim hayatına Galatasaray Lisesi’nde başlayan Dormen, lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Ortaokul yıllarında sahneyle tanışan Dormen, genç yaşta tiyatroya duyduğu ilgiyi mesleki bir hedefe dönüştürdü. Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu ayağında kalıcı bir sakatlık oluşmasına rağmen, bu durum sanat yolculuğunu hiçbir zaman engellemedi.

AMERİKA YILLARI VE AKADEMİK EĞİTİM
Türkiye’deki eğitiminin ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Dormen, tiyatro alanındaki akademik eğitimini Yale Üniversitesi’nde tamamladı. Yüksek lisans derecesiyle mezun olan Dormen, bu süreçte yalnızca teorik bilgiyle yetinmeyerek ABD’de çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Hollywood’da Pasadena Playhouse sahnesinde rol alarak uluslararası tiyatro çevrelerinde deneyim kazandı. Bu dönem, Dormen’in ilerleyen yıllarda Türk tiyatrosuna taşıyacağı çağdaş bakışın temelini oluşturdu.

TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ VE İLK ADIMLAR
1950’li yılların ortasında Türkiye’ye dönen Dormen, Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’de görev aldı. “Cinayet Var” adlı oyunda canlandırdığı dedektif rolüyle Türk seyircisinin karşısına çıkan Dormen, kısa sürede dikkat çekti. Aynı yıllarda Beyoğlu’nda genç sanatçılarla birlikte Cep Tiyatrosu’nu kurarak tiyatro üretimini sahne merkezli ve disiplinli bir yapıya oturtma hedefiyle çalışmalarını sürdürdü.

DORMEN TİYATROSU VE BİR EKOLÜN DOĞUŞU
1955 yılında kendi adını taşıyan Dormen Tiyatrosu’nu kuran Haldun Dormen, Türk tiyatrosunda yeni bir sayfa açtı. Topluluk, 1957–1972 yılları arasında en parlak dönemini yaşadı. Bu süreçte sahnelenen oyunlar, dekorundan oyunculuk anlayışına kadar Batılı tiyatro normlarını Türkiye’ye taşıdı. Dormen, tiyatroyu yalnızca bir sahne sanatı değil, aynı zamanda bir eğitim alanı olarak gördü ve bu anlayışla pek çok genç yeteneğin yetişmesine öncülük etti.

TÜRK TİYATROSUNDA MÜZİKAL DEVRİMİ
1961 yılında Türkiye’de sahnelenen ilk Batılı müzikal olan “Sokak Kızı İrma”yı yöneten Dormen, bu yapımla büyük ses getirdi. Ardından “Bit Yeniği”, “Şahane Züğürtler” ve “Yaygara 70” gibi oyunlarla tiyatro repertuvarına kalıcı eserler kazandırdı. 1980’li yıllarda müzikal tiyatroya ağırlık veren Dormen, “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ve “Şen Sazın Bülbülleri” gibi yapımlarla geniş kitlelere ulaştı.

LÜKÜS HAYAT VE TARİHİ BAŞARI
1985 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Lüküs Hayat” müzikali, Dormen’in kariyerindeki en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Yaklaşık otuz yıl boyunca aralıksız ve genellikle kapalı gişe oynayan eser, Türk tiyatro tarihine geçti. Bu yapım, hem sahneleme anlayışı hem de oyunculuk performanslarıyla kuşaklar boyunca iz bıraktı.

SİNEMA VE TELEVİZYON ÇALIŞMALARI
Tiyatrodaki başarısını sinema ve televizyon alanına da taşıyan Dormen, “Bozuk Düzen” ve “Güzel Bir Gün İçin” adlı filmleri yönetti. Bu yapımlar, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde çok sayıda ödüle layık görüldü. Televizyon izleyicisi ise Dormen’i özellikle “Dadı” dizisindeki “Uşak Pertev” karakteriyle tanıdı. Bunun yanı sıra pek çok dizi ve programda rol aldı ya da yönetmenlik yaptı.
YAZARLIK VE ESERLERİ
Haldun Dormen, sahnedeki üretkenliğinin yanı sıra yazarlığıyla da dikkat çekti. Dördü otobiyografik olmak üzere beş kitap ve on iki oyun kaleme aldı. “Sürç-ü Lisan Ettikse”, “Antrakt”, “İkinci Perde” ve “Nerede Kalmıştık” adlı kitapları, hem kendi yaşamını hem de Türk tiyatrosunun perde arkasını anlatan önemli kaynaklar arasında yer aldı. “Kantocu” adlı eseri ise Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kadın sahne sanatçılarının yaşamına ışık tuttu.
EĞİTMENLİK VE KURUMSAL KATKILAR
Dormen, uzun yıllar İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda ders vererek akademik alanda da katkı sundu. 1997 yılında Afife Tiyatro Ödülleri’nin fikir öncülüğünü yaparak bu organizasyonun sanat danışmanlığını üstlendi. Bu yönüyle yalnızca sahneye değil, tiyatro kurumlarının gelişimine de katkı sağladı.

ÖDÜLLER VE UNVANLAR
Yaşamı boyunca 250’nin üzerinde ödül kazanan Haldun Dormen, 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü. Ayrıca çeşitli üniversiteler tarafından fahri doktora unvanlarıyla onurlandırıldı. Aldığı ödüller, onun sanat hayatındaki sürekliliğini ve etkisini gözler önüne serdi.
SANAT CAMİASINDA DERİN YAS
Usta sanatçının vefatı sonrası çok sayıda sanatçı, kurum ve siyasi isim taziye mesajları yayımladı. Yapılan açıklamalarda Dormen’in tiyatroya kazandırdığı disiplin, sahne zarafeti ve yetiştirdiği kuşaklar vurgulandı.
TÜRK TİYATROSUNDA BİR OKUL, BİR EKOL
Haldun Dormen, sahneye adadığı ömrü, yazdığı eserler, yönettiği oyunlar ve yetiştirdiği sanatçılarla Türk tiyatrosunda silinmez bir iz bıraktı. Onun adı, yalnızca bir sanatçı olarak değil, bir okul ve bir ekol olarak kültür tarihindeki yerini korumaya devam edecek.





