Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığının himayelerinde, Afyonkarahisar Valiliği koordinasyonunda düzenlenen konferans, Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa Vali Dr. Naci Aktaş, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, AFSÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Keleş, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Murat Kaya, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola, 17. Hava ve Füze Savunma Üs Komutanı Tuğgeneral Cüneyt Güven, Belediye Başkan Yardımcısı Cem Kasapoğlu, kaymakamlar, kurum müdürleri, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Konferansta Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Ali Arif Özzeybek ve Büyükelçi Ahmet Misbah Demircan konuşmacı olarak yer aldı.

“FARKLILIKLARIMIZI BİRLİKTE BÜYÜME VESİLESİ OLARAK GÖRMELİYİZ”
Programın açılış konuşmasını yapan Vali Dr. Naci Aktaş, katılımcıları selamlayarak konferansın 10 ilde gerçekleştirilecek etkinlikler zincirinin ilk programı olduğunu belirtti. Aktaş, “Toplumsal bütünleşme projesi kapsamındaki Akleden Kalbin İklimi, Aslan ile Ceylanın Buluşması programına hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bu kıymetli çalışma kapsamında 10 ilimizde düzenlenecek konferanslardan ilkine ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumuzu öncelikle ifade etmek isterim. Bu akşam halktan devlet tecrübesine, gençlik politikalarından diplomasiye uzanan birikimleriyle kıymetli konuşmacılarımızı şehrimizde ağırlamak bizim için son derece kıymetlidir” dedi.

“BÜTÜNLEŞME, FARKLILIKLARI BİRLİKTE YAŞAMA VESİLESİ OLARAK GÖRMEKTİR”
Projenin temel hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktaş, bireyin kendi iç dünyasında kurduğu dengenin toplumsal ilişkilere de yansıması gerektiğini ifade etti. Projenin gençlere, ailelere ve toplumun bütün kesimlerine hitap ettiğini belirten Aktaş, şöyle konuştu: “Bizleri bir araya getiren bu proje nedir? Toplumsal Bütünleşme Projesi, farklılıklarımızı ayrılık sebebi olarak değil, birlikte büyüme vesilesi olarak görmeye davet eden bir çağrıdır. Proje, insanın önce kendi dünyasında kuracağı dengeden yola çıkmakta, bu anlayışı gençlerimize, ailelere ve tüm topluma uzanan halkalar halinde geliştirmektedir. Toplumsal Bütünleşme Projesi'nin gençlerimiz için amacı, kimlikleri inşa edilirken hazır kalıplara ve etiketlere sıkışmadan karşısındakini bir düşman ya da yabancı olarak değil, kendisiyle aynı soruları farklı şekillerde soran bir kardeş olarak görebilmektir. Projenin aileler için amacı, kuşaklar arasındaki anlayış farkını bir kopuşa dönüştürmeden sevgi ve diyalogla birlikte yaşama imkanına çevirmektir. Toplum için amacı ise farklı duygu ve düşüncelere sahip insanların birbirini aynı mekanı, aynı geleceği ve aynı sorunları paylaşan kardeşler olarak görmesini sağlamaktır.”

“İÇİMİZDE HEM BİR ASLAN HEM DE BİR CEYLAN YAŞAMAKTADIR”
Konferansın ismine ilham veren aslan ve ceylan tasvirini Anadolu'nun gönül mirası üzerinden açıklayan Aktaş, insanın iç dünyasındaki duygusal dengeye dikkat çekti. Hacı Bektaş-ı Veli'nin bir kucağında aslan, diğerinde ceylanla tasvir edildiğini hatırlatan Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anadolu'nun gönül mirasında Hacı Bektaş-ı Veli, bir kucağında aslan, diğerinde ceylanla tasvir edilir. Bu tasvir, gücün ve inceliğin aynı dünyada bir arada ve huzur içerisinde yaşayabileceğini anlatır. Aslında her insanın iç aleminde hem bir aslan hem de bir ceylan yaşamaktadır. İçimizde bir yanda güç, rekabet ve koruma duyguları varken diğer yanda merhamet, vicdan, incelik ve zarafet vardır. Bizi insan yapan da bunlardan birini yok sayıp diğerini seçmek değil, ikisi arasındaki dengeyi kurabilmektir. Bu dengeyi kurabilen, aklını ve kalbini birlikte çalıştıran insan, insanı kamil olma yolunda ilerler. Programımızın adından da anlaşılacağı üzere bu insanın kalbi akleden kalptir. Bu denge kaybedilirse vicdandan uzaklaşan güç adaleti zedeler, ölçüsüz hırs ise insanın iç huzurunu elinden alarak onu bedbaht bir ruh halinde yaşamaya mahkum eder.”
“BU TOPRAKLAR İÇİMİZDEKİ DENGENİN ANLAMINI GÖSTERİYOR”
Afyonkarahisar'ın tarihi ve manevi birikiminin konferansın ana temasıyla örtüştüğünü belirten Aktaş, kentin Anadolu'nun kültürel hayatındaki yerine değindi. Sultan Divani Hazretleri ve Mevlevilik geleneği ile Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz'u hatırlatan Aktaş, şu ifadeleri kullandı: “Bu düşünce ilimize yabancı değildir. Afyonkarahisar, Sultan Divani Hazretleri ile Mevleviliğin Konya'dan sonraki en önemli merkezlerinden biri olmuş, gönül ve irfan mirasıyla Anadolu'nun manevi hayatına güç katmıştır. Aynı topraklar, Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz'da milletimizin cesaretine ve bağımsızlık iradesine tanıklık etmiştir. Bir yanda irfan ve incelik, diğer yanda cesaret ve kararlılık... Bu topraklar, içimizdeki dengenin ne anlama geldiğini tarihi ve gelenekleriyle en güzel şekilde göstermiştir. Anadolu, farklılıkların bir arada yaşama iradesinin asırlar boyunca sınandığı kadim bir coğrafyadır. Bizler de bu coğrafyanın evlatları olarak ortak değerlerimizi, kardeşliğimizi ve milli birliğimizi korumakla yükümlüyüz”
GENÇLERE ÖN YARGILARDAN UZAK DURMA ÇAĞRISI
Gençlerin kimlik gelişimi sürecinde karşılaştıkları yönlendirmelere değinen Aktaş, kişileri tanımadan değerlendirme yapmanın toplumsal ilişkileri olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Gençlere farklı düşünceleri dinleme ve anlamaya çalışma çağrısında bulunan Aktaş, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Sevgili genç kardeşlerim, sizler kimliğinizi inşa edeceğiniz çağlardasınız. Çevreden duyduğunuz hazır kalıplar ve ekranlardan ulaşan etiketler kimi zaman hakikatle aranıza kalın bir perde çekebilir. Bir şeyi bilmeden, birini tanımadan hakkında hüküm vermek kolaydır. Zor ve değerli olan ise onu dinlemek, anlamaya çalışmaktır. Karşımızdaki kişi sizinle aynı istikamette düşünüyor olmasa da derdi derdimize denk olabilir. Unutmayınız ki gerçek güç, ötekini dinleyebilmekte ve kendi öfkesine hakim olabilmekte saklıdır. Aziz milletimizin geleceği, bilgisi kadar vicdanı ve irfanı da güçlü nesillerle yükselecektir.”
“HOŞGÖRÜ ÖNCE AİLEDE ÖĞRENİLİR”
Aile içindeki iletişimin çocukların gelişimindeki etkisine dikkat çeken Aktaş, ebeveynlerin davranışlarının çocuklar üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. Aile bireylerinin birbirini dinlemesinin ve anlamaya çalışmasının önemini vurgulayan Aktaş, “Kıymetli anne ve babalar, hoşgörü önce ailede öğrenilir. Aile fertleriyle diyaloğumuz, birbirimizi doğru anlamamıza ve ilişkilerimizi makul bir zemine oturtmamıza katkı sağlayacaktır. Çocuklarımız sözlerimizden çok davranışlarımızı örnek alır. Bu nedenle evlatlarımızı dinlemek, onlara verebileceğimiz en kıymetli hediyelerden biridir” dedi.
AKTAŞ’TAN PROJEYE KATKI SUNANLARA TEŞEKKÜR
Konuşmasının sonunda toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi için karşılıklı anlayışın önemini vurgulayan Aktaş, organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti. Aktaş, “Değerli misafirler, bugün bizlere düşen görev birbirimizi anlamaya çalışmak, gönül köprülerini güçlendirmek ve bu güzel ülkeyi gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde emanet etmektir. Bu duygu ve düşüncelerle projeyi himaye eden İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'ye, konferansımızın düzenlenmesine katkı sunan Yedi Veren Gençlik, Kültür ve Dayanışma Derneği'ne, programımıza ev sahipliği yapan Afyon Kocatepe Üniversitemize, bilgi ve birikimleriyle ufkumuzu aydınlatacak olan değerli konuşmacılarımıza ve emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Programımızın ilimize, ülkemize ve siz kıymetli dinleyicilerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.




