Batı Anadolu’nun karmaşık tektoniği içinde yer alan Afyonkarahisar, çevresindeki Eskişehir, Kütahya ve Denizli ile birlikte “diri fay” ve deprem riski taşıyan iller arasında yer alıyor. Ancak her ilin risk profili fayların dağılımı, geçmiş kırılma tarihi, zemin yapısı ve yerleşim yoğunluğu farklı; bu farklar olası hasarın boyutunu belirliyor.

Afyon Deprem Konusunda Komşularina Göre Daha Mi Ri̇skli̇ 1

AFYON: AKŞEHİR-SİMAV SİSTEMİ VE YÜKSEK FAY YOĞUNLUĞU

Afyonkarahisar, Akşehir–Simav Fay Sistemi (ASFS) ile ilişkili bir deprem kuşağının içinde bulunuyor; bu sistem ilin merkez ve güneyindeki yerleşimlere yakın uzanan önemli yüzey fayları üretiyor. Araştırmalar ve diri fay haritaları Afyon çevresinde çok sayıda aktif fay bulunduğunu, bölgenin geçmişte orta ve büyük büyüklükte depremler ürettiğini gösteriyor. Afyon bölgesinde kaydedilen sismik aktivitenin yerel merkezleri ve jeotermal alanlarla ilişkili olması, hem yerbilimsel çalışmaları hem de afet yönetimini önemli kılıyor.

Afyon’da fay yoğunluğu yüksek olduğu için, özellikle fay hatlarına yakın ilçelerde yapılan yapılaşma, zemin etüdleri ve güçlendirme çalışmaları öncelikli olmalı. Ayrıca bölgedeki jeotermal potansiyel ve fay geometrisi çalışmaları, hem enerji yatırımları hem de risk azaltma planları açısından eş zamanlı değerlendirilmesi gereken unsurlar.

Afyon Deprem Konusunda Komşularina Göre Daha Mi Ri̇skli̇ 3

KÜTAHYA: YEREL AKTİF FAYLAR VE TEKRARLAYAN SARSINTILAR

Kütahya’daki Simav fayı bölgenin en aktif segmentlerinden biri sayılıyor; Simav ve çevresi, geçmişte orta büyüklükteki depremlerle sarsılmış ve yeni kırılma potansiyeli tartışılan alanlardan. Bu nedenle Kütahya-Simav hattı, Afyon’un güneybatı sınırındaki sismik etkileşimler açısından doğrudan ilişkili. Bölgedeki tektonik stresin bir fayda kırılma halinde komşu fayları tetikleyebileceği uzmanlarca vurgulanıyor.

Başkan Şahin’den CHP Programına Sert Tepki: “Programa bak hizaya gel!”
Başkan Şahin’den CHP Programına Sert Tepki: “Programa bak hizaya gel!”
İçeriği Görüntüle

DENİZLİ: ZEMİN KOŞULLARI VE OVADA SIVILAŞMA RİSKİ ÖNE ÇIKIYOR

Denizli, pamuk gibi yumuşak alüvyon zeminleri ve Büyük Menderes grabeni çevresiyle dikkat çekiyor. Tarihsel büyük depremler ve ova zeminindeki zemin büyütmesi (amplifikasyon) ile sıvılaşma riski, Denizli’de olası depremler sırasında hasarın çok daha ağır olabileceğine işaret ediyor. Yani Denizli’de risk; fayın varlığı kadar zemin özellikleri nedeniyle “aynı şiddetteki sarsıntının daha sert hissedilmesi” şeklinde kendini gösteriyor.

ESKİŞEHİR: GEÇİŞ BÖLGESİ, KUZEY ANADOLU ETKİSİ VE YEREL FAY SEGMENTLERİ

Eskişehir, doğrudan Kuzey Anadolu Fay Zonu’na bağlı olmasa da geçiş bölgesi olarak risk taşır; özellikle güney ve doğu yönlerinde uzanan yerel fay segmentleri, bölgenin tamamen risksiz olmadığını gösteriyor. Paleosismolojik çalışmalar Eskişehir faylarının geçmiş davranışlarına dair veriler sunuyor; bu da bölgedeki olası tekrarlama süreleri ve tehlike değerlendirmeleri için önemli.

Afyon Deprem Konusunda Komşularina Göre Daha Mi Ri̇skli̇ 2

KARŞILAŞTIRMA

Fay yoğunluğu: Afyon ve Kütahya (özellikle Simav çevresi) çok sayıda aktif/dirifay içeren bölgeler; Afyon’da ASFS etkisi öne çıkıyor.

Zemin etkisi: Denizli, ova ve alüvyon zeminleri nedeniyle aynı şiddette depremde daha yüksek hasar riski taşıyor (amplifikasyon + sıvılaşma).

Tarihsel sismisite: Kütahya-Simav ve Afyon çevresinde geçmişte orta-büyük büyüklükte depremler kaydedilmiş; Eskişehir için paleosismolojik kayıtlar dikkat çekici.

RİSK YÖNETİMİ ÖNCELİKLERİ:

Afyon/Kütahya: Fay hatlarına yakın yerleşimlerde yapı güçlendirme, arazi kullanım planlaması.

Denizli: Zemin etütleri, özellikle ova içi ağır yapılaşmayı sınırlama ve zemin iyileştirme.

Eskişehir: Lokal fay segmentleri için paleosismolojik ve ayrıntılı haritalama çalışmaları.

FARKLI ÖNCELİKLER

Afyonkarahisar ve komşu iller, farklı nedenlerle yüksek öncelikli afet riski taşıyor — Afyon’da fay yoğunluğu, Denizli’de zemin koşulları, Kütahya’da Simav fayı, Eskişehir’de ise bölgesel geçiş zonu önem kazanıyor. Bu nedenle il bazlı farklılaşmış risk azaltma planları (farklı önceliklerle) oluşturulmalı.

Muhabir: Mustafa Dadak