Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" programı, Afyonkarahisar'da gerçekleştirildi. Sinnada Termal Otel'de düzenlenen organizasyonda, Türk mutfağının kültürel diplomasi, şehir markalaşması ve uluslararası tanıtımdaki rolü kapsamlı şekilde ele alınırken, UNESCO Gastronomi Şehri Afyonkarahisar'ın bu alandaki çalışmaları örnek gösterildi.

YOĞUN KATILIM
Programa Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Mehmet Karakaş, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanı J.Kd.Alb. Murat Kaya, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, il protokolü, akademisyenler, medya temsilcileri, iş insanları, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlikte, Türk mutfağının tarihsel mirasını ve kültürel zenginliğini anlatan özel bir tanıtım filmi izletildi. Ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile Emine Erdoğan'ın video mesajları katılımcılarla buluşturuldu.

VALİ AKTAŞ: "SOFRALAR MİLLETLERİN SESSİZ HAFIZASIDIR"
Programın açılış konuşmasını yapan Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Türk mutfağının yalnızca yemeklerden oluşmadığını, binlerce yıllık medeniyet birikiminin en önemli yansımalarından biri olduğunu söyledi. Sofraların toplumların kültürel kimliğini taşıyan en güçlü unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Aktaş, "Sofralar yalnızca yemek yenilen yerler değildir. Bir milletin tarihini, inancını, üretim anlayışını ve paylaşma kültürünü yansıtan yaşam alanlarıdır. Sofra, kuşakların birbirine aktardığı sessiz bir hafızadır. Dünyanın birçok ülkesi mutfağını uluslararası tanıtım aracı olarak kullanıyor. Türkiye ise bunu mümkün kılacak çok daha güçlü bir kültürel mirasa sahiptir." ifadelerini kullandı.
Afyonkarahisar'ın UNESCO tarafından gastronomi şehri olarak tescil edilen dünyadaki sayılı şehirlerden biri olduğuna dikkat çeken Aktaş, kaymak, sucuk, pastırma, haşhaş, lokum ve ekmek gibi ürünlerin yalnızca birer lezzet değil, aynı zamanda üretim kültürü ve tarihsel mirasın temsilcileri olduğunu belirtti.

KÖKSAL: "HEDEFİMİZ DÜNYANIN SAYILI GASTRONOMİ DESTİNASYONLARINDAN BİRİ OLMAK"
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ise konuşmasında gastronominin artık yalnızca turizmi değil, şehir markalaşmasını, ekonomik kalkınmayı ve kültürel diplomasiyi de doğrudan etkileyen stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Afyonkarahisar'ın 2019 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na "Gastronomi Şehri" olarak kabul edilmesinin ardından önemli projelere imza attığını belirten Köksal, bugün kentin 56 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu, bunların 48'inin gastronomi alanında bulunduğunu ve belediye tarafından tescillenen 22 ürünle Türkiye'nin en güçlü gastronomi şehirlerinden biri konumuna ulaştığını ifade etti. Yerel ürünlerin korunması ve tanıtımı amacıyla EMITT, YÖREX ve EXPO gibi ulusal organizasyonlarda aktif şekilde yer aldıklarını dile getiren Köksal, Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali'nin ise şehrin en önemli tanıtım organizasyonlarından biri haline geldiğini söyledi.

GUİNNESS REKORLARIYLA DÜNYA GÜNDEMİNE TAŞINDI
Başkan Köksal, festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi etkinliklerinin uluslararası alanda büyük ses getirdiğini belirterek, 2024 yılında hazırlanan yaklaşık 114,7 metrelik dünyanın en uzun lokumu ile Guinness Dünya Rekoru denemesi gerçekleştirildiğini, 2025 yılında ise 25 metrekarelik dev tavada hazırlanan yaklaşık 1 ton sucuk ve 15 bin yumurta kullanılarak yapılan 1.930 kilogramlık "Dünyanın En Büyük Sucuklu Yumurtası" ile dünya rekoruna imza atıldığını söyledi. Bu çalışmaların Afyonkarahisar'ın uluslararası görünürlüğünü önemli ölçüde artırdığını ifade eden Köksal, gastronominin şehir ekonomisine ve turizmine ciddi katkılar sağladığını vurguladı.
AFYON MUTFAĞI ULUSLARARASI PLATFORMLARDA TANITILIYOR
Köksal, Afyonkarahisar'ın UNESCO Gastronomi Şehri unvanıyla Suudi Arabistan, Bosna Hersek, Çin'in Makao Özel İdari Bölgesi, Yunanistan ve Fransa'da düzenlenen uluslararası organizasyonlarda temsil edildiğini, önümüzdeki süreçte Malezya ve Fas'ta gerçekleştirilecek etkinliklerde de kentin gastronomi değerlerinin tanıtılacağını açıkladı. Şehrin aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerinden şefleri, akademisyenleri ve gastronomi profesyonellerini ağırladığını belirten Köksal, düzenlenen uluslararası gastronomi çalıştayları ve aşçılık kamplarıyla Türkiye'nin gastronomi diplomasisine önemli katkılar sunduklarını ifade etti.
"TÜRK MUTFAĞI TÜRKİYE'NİN YUMUŞAK GÜCÜDÜR"
Programa video mesajla katılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise Türk mutfağının Türkiye'nin uluslararası alandaki en önemli "yumuşak güç" unsurlarından biri olduğunu belirtti. Afyonkarahisar'ın 50'nin üzerinde coğrafi işaretli ürünüyle bu alanda örnek şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Duran, valilik, belediye, akademi ve yerel paydaşların ortak çalışmalarıyla hazırlanacak gastronomi yol haritasının Türkiye'nin kültürel diplomasi kapasitesini daha da güçlendireceğini söyledi.
PANEL OTURUMUYLA DEVAM ETTİ
Konuşmaların ardından programa katkı sunan kişi ve kurumlara plaket takdim edildi. Etkinlik, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen panel oturumunda Türkiye'nin gastrodiplomasi stratejileri, gastronominin kültürel diplomasiye katkısı ve yerel mutfakların uluslararası tanıtımına yönelik çalışmaların değerlendirilmesiyle sona erdi. Programda, Türk mutfağının yalnızca kültürel mirasın korunmasına değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel tanıtımına ve şehirlerin marka değerine önemli katkılar sunduğu vurgulandı.




