Afyonkarahisar’da geçici koruma statüsünde bulunan Suriye uyruklu M.H. hakkında, resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkan sanık, ileri düzeyde Türkçe bildiğini belirterek savunmasını doğrudan yaptı. Dosyaya göre sanığın, il dışına çıkış izni alamamasının ardından farklı kişilerle irtibat kurduğu ve bu süreçte sahte olduğu öne sürülen bir öğrenci belgesinin düzenlendiği iddia edildi. Dava kapsamında söz konusu belgenin nasıl hazırlandığı ve kimler tarafından temin edildiği soruları yargılamanın merkezinde yer aldı.
SANIK KENDİSİNİ NASIL SAVUNDU?
Mahkemede ifade veren M.H., arkadaşlarıyla birlikte Muğla’ya gitmek istediğini, ancak resmi makamlara yaptığı izin başvurusunun reddedildiğini söyledi. Bu süreçte kuzeni aracılığıyla kendilerini avukat olarak tanıtan kişilerle görüştüğünü anlatan sanık, kendisine Muğla Üniversitesi öğrencisiymiş gibi gösteren bir belge hazırlandığını belirtti. Söz konusu kişilerin devlet kurumları nezdinde işlem yapacaklarını söylediklerini ve bu nedenle kendilerine güvendiğini ifade eden M.H., durumdan şüphelenmesinin ardından İl Göç İdaresine giderek yaşananları yetkililere bizzat anlattığını savundu. Sanık, sahtecilik amacı taşımadığını öne sürerek beraatini talep etti.
SANIK HAKKINDA NE KARAR VERİLDİ?
Tarafların beyanlarını dinleyen mahkeme, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla yeni araştırmalar yapılmasına hükmetti. Bu kapsamda Afyonkarahisar İl Göç İdaresine müzekkere yazılarak sanığa ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istendi. Ayrıca dosyada bulunan evrakların kriminal incelemeye tabi tutularak sahtecilik unsuru taşıyıp taşımadığının belirlenmesine karar verildi. Mahkeme heyeti, sanığın kendisini dolandırdığını iddia ettiği kişilerin kimliklerinin, iletişim kayıtlarının ve telefon bilgilerinin de araştırılmasını kararlaştırdı. Eksik hususların tamamlanabilmesi için dava 20 Ekim 2026 tarihine ertelendi.




