Dönemin Valisi Edhem Bey’in öncülüğünde başlatılan çalışmalar sonucunda şehir, 1929 yılında ilk kez elektriğe kavuştu. Bu gelişme, Afyonkarahisar’ın sosyal ve ekonomik yaşamında yeni bir dönemin kapısını araladı.
KANDİL IŞIĞINDAN ELEKTRİĞE
Cumhuriyetin ilk yıllarında şehrin sokakları gaz fenerleriyle aydınlatılıyordu. Özellikle kenar mahallelerde bu fenerlerin yetersizliği nedeniyle halk geceleri karanlıkta yürümek zorunda kalıyordu. Belediye tarafından zamanla “lüks lambalar” yerleştirilse de modernleşen şehrin elektrik ihtiyacını karşılamaya yetmedi.
VALİ EDHEM BEY’İN VİZYONER ADIMI
1927 yılında dönemin Valisi Edhem Bey, Afyonkarahisar’ı elektrikle buluşturmak için İstanbul’dan bir Fransız mühendis getirdi. Gecek ve Kışlacık bölgelerinde teknik incelemeler yapıldı ve mazotla çalışacak bir tesisin en uygun sistem olduğuna karar verildi. Projeyi hazırlayan Refik Bey’in önderliğinde, 105 bin lira bütçeyle Macar Ganz Şirketi 9 ay içinde santrali faaliyete geçirme sözü verdi.
ZORLUKLARLA GELEN AYDINLIK
Santral binası için ilk planlanan yer değiştirildi ve Ermeni Mezarlığı yakınlarında inşa edildi. 1928’in Mayıs ayında temeli atılan bina, çeşitli aksaklıklara rağmen Ekim ayında tamamlanmak üzereydi. O dönemde halk, gazetelerde yayımlanan bilgilendirici yazılarla elektriğin kullanımı ve tehlikeleri konusunda uyarıldı, böylece Afyonkarahisarlılar ilk kez “elektrik tehlikesi” kavramıyla tanıştı.
AFYON IŞIĞA KAVUŞUYOR
1929 yılında şehir resmen elektriğe kavuştu. Macar Ganz Şirketi tarafından kurulan mazotla çalışan santral, sokakları ve resmi daireleri geceleyin aydınlatarak şehrin yaşamını değiştirdi. Elektriğin sağlanması için gerekli yakıt, vilayet bütçesinden karşılanıyor ve hem kamu kurumları hem halk bu hizmetten yararlanabiliyordu. Kandillerin titrek ışığından elektrik ışığının parlaklığına uzanan bu süreç, Afyonkarahisar’ın Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki ilerleme azmini simgeledi.




