Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS), Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü önünde işçilerin çalışma koşulları ve sendikal haklarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya OTİS Genel Başkanı Birsen Tuğlu, OTİS Genel Sekreteri Emre Aydoğan ve sendika üyeleri katıldı. Sendika yöneticileri, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği, çalışma koşulları, iş güvencesi ve sendikal hakları konusunda yaşandığını öne sürdükleri sorunlara dikkat çekti.

“İŞÇİNİN CAN GÜVENLİĞİNİ SAVUNMAK İÇİN BURADAYIZ”

OTİS Genel Başkanı Birsen Tuğlu, açıklamada yalnızca bir işçinin işten çıkarılmasını veya sendika yöneticisi bir işçinin başka bir yurda gönderilmesini savunmak için bulunmadıklarını belirterek, işçilerin can güvenliği ve kanunların uygulanması için mücadele ettiklerini söyledi. Tuğlu, sendika üyelerinin daha önce yaşanan iş cinayetleri ve iş kazalarının tekrar etmemesi amacıyla kurumun yasaya uymasını, işçinin sağlığını gözetme sorumluluğunu yerine getirmesini ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almasını talep ettiğini ifade etti.

Oti̇s (3)-1

“HAK ARAYAN İŞÇİLER CEZALANDIRILMAMALI”

Tuğlu, bir yurtta işçilere verilen dinlenme odası hakkının başka bir yurtta verilmediğini, iş yeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ve kurulunun oluşturulması için sendika üyelerinin mücadele ettiğini belirtti. Kurumun ceza ile karşı karşıya kaldığı dönemlerde bu düzenlemeleri yapmak zorunda kaldığını savunan Tuğlu, işçilerin sağlıklarına uygun işlerde çalıştırılmasını ve kişisel koruyucu donanım olmadan görev yapmamalarını talep ettiklerini söyledi.

“BU KANUNSUZLUKTUR”

Sağlık raporunda iş yeri hekimi tarafından kişisel koruyucu donanım verilerek kimyasal içermeyen hafif işlerde çalıştırılabileceği belirtilen bir işçinin işten çıkarıldığını öne süren Tuğlu, “Bu kanunsuzluktur” dedi. Sendika yöneticisi Ferdağ Dalgıç’ın ise arkadaşlarına sahip çıktığı ve sendikal faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle başka bir yurda gönderildiğini savundu. Tuğlu, sendika yöneticisi ve temsilcisinin rızası olmadan başka yerlere gönderilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemelere rağmen benzer uygulamanın gerçekleştirildiğini iddia etti.

“YAKLAŞIK 20 OLAYLA İLGİLİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”

Daha önce benzer bir uygulamaya karşı açtıkları davayı kazandıklarını ve sendika temsilcisini görev yerine döndürdüklerini belirten Tuğlu, kurum amirlerinin yasaya aykırı hareket etmekte ısrar ettiğini savundu. Tuğlu, 12 amir ve bir kişi hakkında yaklaşık 20 olayla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını açıklayarak, “Bunların hesabı hukuk önünde sorulacak. Bu zulümdür, kul hakkı yemektir, buna sessiz kalmayacağız” ifadelerini kullandı.

Afyonkarahisar’dan bölgeye ilham veren turizm hamlesi!
Afyonkarahisar’dan bölgeye ilham veren turizm hamlesi!
İçeriği Görüntüle

Oti̇s (4)-1

“BU ARTIK YALNIZCA SENDİKAL BİR ANLAŞMAZLIK DEĞİL”

Yaşananların yalnızca sendikal bir anlaşmazlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Tuğlu, konunun işçilerin sağlığı, ekmeği ve onuruyla ilgili olduğunu söyledi. Tuğlu ayrıca bazı rakip sendikaların, olaylarda kanunları uygulamadığını öne sürdüğü amirlerden yana paylaşımlar yaptığını belirterek, “Artık kimlerin işçinin karşısında, kimlerin işçinin yanında olduğu çok daha net” dedi.

“İŞÇİLERİN ANAYASAL HAKLARINI KULLANMASI ENGELLENEMEZ”

OTİS Genel Sekreteri Emre Aydoğan ise geçen hafta yaptıkları açıklamaya atıfta bulunarak, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı KYK yurtlarında işçilere yönelik baskı, mobbing, sürgün, işten çıkarma ve sendikal hakları hedef alan uygulamaların kabul edilemeyeceğini söyledi. Aydoğan, “Geçen hafta söylediklerimiz bir uyarıydı. Bugün ise daha açık konuşuyoruz: İşçilerin anayasal haklarını kullanmasını engellemeye, sendikal mücadeleyi cezalandırmaya ve örgütlü işçileri sürgünlerle, işten çıkarmalarla ve baskılarla sindirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir” dedi.

“BİR İŞÇİYE YÖNELİK SALDIRI, BÜTÜN İŞÇİLERE YÖNELİK SALDIRIDIR”

Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde yaşandığını öne sürdükleri olayların münferit birkaç olaydan ibaret olmadığını belirten Aydoğan, işçilerin çalışma koşullarını, sağlığını, iş güvencesini ve sendikal haklarını etkileyen bir yönetim anlayışı bulunduğunu savundu. OTİS yöneticisi Ferdağ Dalgıç’ın sendikal mücadelesi nedeniyle görev yaptığı yurttan başka bir yurda gönderildiğini, sendika üyesi Naciye Kabak’ın ise hukuka aykırı biçimde işten çıkarıldığını öne süren Aydoğan, “Bir işçiyi sendikal faaliyetleri nedeniyle sürgün etmek, yalnızca o işçiyi hedef almak değildir. Bütün işçilere ‘örgütlenirseniz bedel ödersiniz’ mesajı vermektir” ifadelerini kullandı.

Oti̇s (2)-1

MÜCADELEMİZ YALNIZCA MAHKEME SALONLARIYLA SINIRLI DEĞİL

Sendikanın hukuki mücadelesini sürdürdüğünü belirten Aydoğan, ancak mücadelenin yalnızca mahkeme salonlarına sıkıştırılamayacağını söyledi. İşyerlerinde örgütlenmeye, işçilerin sözünü büyütmeye ve dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceklerini belirten Aydoğan, kurumda uygulanan birçok iş sağlığı ve güvenliği önleminin idarenin işçilere sunduğu bir lütuf olmadığını, işçilerin mücadelesi, açılan davalar ve kazanılan hukuki süreçlerin sonucu olduğunu savundu.

“İŞÇİNİN CANI TASARRUF KALEMİ DEĞİLDİR”

Aydoğan, işçilerin kişisel koruyucu donanımların eksik olduğu koşullarda çalıştırıldığını ve ağır ve riskli işlerin gerekli önlemler alınmadan yaptırıldığını öne sürdü. Sığınağı basan kanalizasyon sularının temizliği sırasında işçilerin uygun koruyucu ekipman olmadan çalıştırıldığını iddia eden Aydoğan, “İşçinin sağlığı maliyet hesabına sığdırılamaz. İşçinin canı tasarruf kalemi değildir” dedi. Aydoğan, gerekli önlemler alınmadan kanalizasyon çalışmasına gönderildiği için enfeksiyon kaparak hayatını kaybeden Zafer Açıkgözoğlu’nu hatırlatarak, yeni bir iş cinayeti yaşanmadan gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

KEYFİ GÖREVLENDİRMELERE SON VERİLMELİ

İşçilerin çalışma alanlarının yöneticilerin keyfi uygulamalarına göre belirlenemeyeceğini ifade eden Aydoğan, iş tanımlarının dışında angarya işlerin dayatıldığını ve zaman zaman yöneticilerin kişisel işlerinin dahi işçilere yaptırıldığını öne sürdü. İşçilerin ağır çalışma koşulları nedeniyle bel ve boyun fıtıkları, kas yırtıkları ve tenisçi dirseği gibi meslek hastalıklarıyla karşı karşıya kaldığını savunan Aydoğan, işçinin bedenini tüketen ve sağlığını bozan çalışma düzenini kabul etmediklerini söyledi.

Oti̇s (1)-1

OTİS TALEPLERİNİ SIRALADI

Aydoğan, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor Bakanlığına çağrıda bulunarak Ferdağ Dalgıç hakkında verilen sürgün kararının geri çekilmesini istedi. İşçilerin sendikal faaliyetleri nedeniyle hedef alınmasına son verilmesini isteyen Aydoğan, mobbing ve baskı uygulamalarının durdurulması, işçilerin anayasal örgütlenme hakkına müdahale edilmemesi ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu. Aydoğan ayrıca işçilere angarya işler yaptırılmasına ve keyfi görevlendirmelere son verilmesini, Naciye Kabak’ın işten çıkarılmasıyla ilgili hukuka aykırı olduğunu öne sürdükleri uygulamaların ortadan kaldırılmasını ve işçilerin iş güvencesinin korunmasını talep etti.

“GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

Taleplerinin yerine getirilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Aydoğan, “Geçen hafta uyardık. Bugün bir kez daha söylüyoruz: Geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı. Sürgün, işten çıkarma, mobbing ve baskıyla işçilerin örgütlenme iradesinin kırılmaya çalışıldığını savunan Aydoğan, hiçbir üyelerini yalnız bırakmayacaklarını ve bir üyelerine yönelik saldırının bütün işçilere yönelik saldırı olarak değerlendirileceğini söyledi.

Oti̇s (5)

“BASKIYI ARTIRDIKÇA MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ”

Açıklamanın sonunda mücadelenin yalnızca Ferdağ Dalgıç, Naciye Kabak veya OTİS üyelerinin mücadelesi olmadığını belirten Aydoğan, bunun emeğinin karşılığını isteyen, sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışmak isteyen tüm işçilerin mücadelesi olduğunu ifade etti. Aydoğan, “İşçi örgütlenirse korku değişir. İşçi birleşirse dengeler değişir. İşçi mücadele ederse düzen değişir” sözleriyle mücadele mesajı verdi. Aydoğan, açıklamasını “Baskıyı artırdıkça mücadelemizi büyüteceğiz! Sürgünle susturamazsınız! İşten atmayla sindiremezsiniz! Mobbingle örgütlü işçiyi teslim alamazsınız! Bir işçiye yapılan saldırı, bütün işçilere yapılmış saldırıdır! Yaşasın işçilerin örgütlü mücadelesi! Yaşasın işçilerin dayanışması! Yaşasın sınıf dayanışması! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: FEYZA ÖZAY TOPUZ / M.Ç.