AKÜ öğrenci kulüp ve topluluklarının iş birliğiyle İlahiyat Fakültesi Özcan Halaç Eğitim Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşiye İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mebrure Doğan, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Mustafa Akyüz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“İSRAİL, 21. YÜZYILA KALAN TEK YERLEŞİMCİ SÖMÜRGECİ GÜÇ”

Gazze’de yaşananların yalnızca güncel gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kor, bölgedeki insani krizin geçmişte farklı ülkelerde yaşanan savaş, işgal ve kuşatma süreçleriyle benzerlik taşıdığını söyledi. Kor, “İlk defa gözlerimizin önünde bir soykırım bu kadar şiddetle yaşanıyor. Ama Gazze sahasında yaşananların hiçbir tanesi ilk değil” dedi. İsrail’in kuruluş sürecini yerleşimci sömürgecilik kavramı üzerinden değerlendiren Kor, Filistinlilerin topraklarından uzaklaştırılmasının tarihsel süreçte farklı yöntemlerle sürdürüldüğünü ifade etti.

“BOMBARDIMAN HIZLI ÖLÜM, AMBARGO İSE YAVAŞ ÖLÜM ARACIDIR”

Irak örneği üzerinden savaşların sivil halk üzerindeki etkilerini anlatan Kor, 1991 Körfez Savaşı sırasında elektrik santralleri, su şebekeleri ve kanalizasyon sistemlerinin tahrip edilmesinin halk sağlığını doğrudan etkilediğini belirtti. Savaş sonrasında uygulanan ekonomik ambargonun özellikle çocuklar üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu kaydeden Kor, “Bombardıman hızlı ölüm aracıdır. Abluka, ambargo ise insanı yavaş yavaş öldürür” diye konuştu. Gazze’de 2006-2007 yıllarından itibaren uygulanan kısıtlamaların yaşam koşullarını ağırlaştırdığını ifade eden Kor, 7 Ekim 2023 öncesinde de bölgede elektrik, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşandığını söyledi. Kor, uzun yıllara yayılan abluka ve ekonomik kısıtlamaların insani krizi derinleştirdiğini vurguladı.

SURİYE, YEMEN VE SUDAN’DAKİ İNSANİ KRİZLERE DİKKAT ÇEKTİ

Suriye’de kuşatma altındaki bölgelerde insanların temel gıdaya ulaşmakta zorlandığını anlatan Kor, Doğu Guta’da görüştüğü bir kadının yaşadıklarını, “Kartonla hayvan yemi arpayı yarı yarıya karıştırıp ekmek diye yerdik” sözleriyle aktardı. Yermuk Filistin Mülteci Kampı’ndaki açlık krizine de değinen Kor, Yemen ve Sudan’da yaşanan çatışmaların siviller, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerindeki ağır sonuçlarına dikkat çekti.

“SAVAŞLAR ATEŞKESLE SONA ERMİYOR”

Afganistan ve Lübnan örnekleri üzerinden savaşların uzun vadeli etkilerini değerlendiren Kor, patlamamış mühimmatların çatışmalar sona erdikten yıllar sonra bile sivillerin hayatını tehdit ettiğini belirtti. Özellikle çocukların mayınlar ve patlayıcılar nedeniyle hayatını kaybettiğini veya kalıcı engellerle yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Kor, “Kim bize ‘Ateşkese varıldı, savaş bitti’ diyorsa koca bir hikâye söylüyor. Kim demiş savaşlar ateşkesle biter diye?” dedi. Gazze’de yaralıların tıbbi malzeme ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı güçlükleri de anlatan Kor, savaşların etkilerinin çatışmaların durmasıyla ortadan kalkmadığını vurguladı.

“SAVAŞLAR TOPLUMLARIN KÜLTÜREL HAFIZASINI DA YOK EDİYOR”

Savaşların yalnızca insan hayatını ve fiziksel altyapıyı değil, toplumların kültürel mirasını da etkilediğini belirten Kor, 2003 yılında Irak’ın işgali sırasında müzelerin, arşivlerin ve kütüphanelerin yağmalanmasına değindi. Gazze’de tarihî yapılar, ibadethaneler ve kültürel miras niteliğindeki eserlerin zarar gördüğünü söyleyen Kor, bu tahribatın gelecek kuşakların tarihsel hafızasını da etkilediğini ifade etti.

SÖYLEŞİ KİTAP İMZASIYLA SONA ERDİ

Afyon’da kardeş kardeşe acımadı
Afyon’da kardeş kardeşe acımadı
İçeriği Görüntüle

Gazze’de yaşananların diğer coğrafyalardaki çatışmalardan bağımsız ele alınmaması gerektiğini belirten Kor, uluslararası toplumun savaşlar karşısındaki tutumunu eleştirdi. Farklı ülkelerde yaşanan insani krizlerin ortak yönlerinin incelenmesi gerektiğini vurguladı. Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Zahide Tuğba Kor’a plaket takdim edilmesi ve Kor’un kitaplarını öğrenciler için imzalamasıyla sona erdi.

Kaynak: GAMZE KARABULUT