Şahin, Muharrem ayının İslam tarihi açısından derin anlamlar taşıyan müstesna bir zaman dilimi olduğunu belirterek, Aşure Günü’nün manevi ikliminin birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini ifade etti. Mesajında, “Men lehu aklün selimün yektedi bi'l-Mustafa / Akl-ı selim sahibi Mustafa’ya (s.a.s.) tabi olur” ifadesine yer veren Şahin, 10 Muharrem 1448’e işaret ederek bu özel günün Ehl-i Beyt sevgisinin gönüllerde daha da derinleştiği, Kerbela’nın hüznünün idrak edildiği manevi bir atmosfer sunduğunu vurguladı.
"RAHMET VE KURTULUŞLARIN TECELLİ ETTİĞİ BİR ZAMAN"
Aşure Günü’nün yalnızca bir matem günü olmadığını dile getiren Şahin, bu günün aynı zamanda rahmet ve kurtuluşların tecelli ettiği bir zaman olduğuna dikkat çekti. Hz. Âdem’in (a.s.) affedilmesi, Hz. Nuh’un (a.s.) gemisinin karaya oturması, Hz. Musa’nın (a.s.) Firavun’un zulmünden kurtulması ve Hz. Eyyüb’ün (a.s.) şifaya kavuşmasının bu mübarek güne atfedilen önemli hadiseler arasında yer aldığını hatırlattı. Kerbela’da hak ve adalet uğruna şehit edilen Hz. Hüseyin (a.s.) ve Ehl-i Beyt’i rahmetle andıklarını belirten Şahin, Kerbela’nın insanlığa sabır, adalet, sadakat ve hakikate bağlılık gibi evrensel değerler bıraktığını ifade etti. Bu değerlerin her daim yaşatılması gerektiğini vurguladı.
BİRLİK VE BERABERLİĞE VURGU YAPILDI
Şahin mesajında ayrıca, “Bu mübarek günlerde Resulullah’ın (s.a.v.) sünnetine sarılmalı, Kerbela’nın bizlere bıraktığı dersleri gönüllerimizde canlı tutmalıyız. Rabbimizin lütuflarına hamd ederek şükrümüzü ifade etmeliyiz.” ifadelerine yer verdi. Başkan Şahin, mesajının sonunda Aşure Günü’nün İslam alemine, millete ve tüm insanlığa hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak, bu mübarek zamanın birlik ve beraberliğin güçlenmesine vesile olmasını diledi.




