Erdoğan, Kızılay’ın hem Türkiye’de hem de dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü insani yardım faaliyetleriyle önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, kurumun “insanlığın umudu” haline geldiğini ifade etti.
“ŞEFKAT VE DAYANIŞMA MİLLETİMİZİN MAYASIDIR”
Konuşmasında Türk milletinin tarih boyunca şefkat, merhamet ve dayanışma değerleriyle öne çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışın Kızılay’ın faaliyetlerine de yansıdığını söyledi. Erdoğan, Kızılay’ın sadece bir yardım kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye’nin gönül coğrafyasındaki karşılığını temsil eden bir yapı olduğunu belirterek, kurumun toplum nezdindeki güven ve itibarına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay’ın Gazze’de yürüttüğü insani yardım çalışmalarına geniş yer verdi. 7 Ekim’den bu yana bölgede yoğun bir insani kriz yaşandığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin yardım faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü söyledi. Erdoğan, Kızılay’ın Gazze’ye ulaştırdığı insani yardım miktarına ve yürütülen sıcak yemek dağıtımlarına değinerek, yüz binlerce kişiye destek sağlandığını aktardı. Ayrıca çocuklara yönelik psikososyal destek çalışmalarının da sürdüğünü belirtti.
“ZALİMLER ER YA DA GEÇ HESAP VERECEK”
Konuşmasının dış politika bölümünde sert ifadeler kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşanan saldırılara değinerek uluslararası topluma çağrıda bulundu. Erdoğan, Türkiye’nin hem insani yardım hem de uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli girişimleri sürdürdüğünü ifade ederek, “mazlumların ahının er ya da geç hesabının sorulacağını” dile getirdi.
KIZILAY’A ÖVGÜ VE TEŞEKKÜR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay’ın afet yönetimi, kan hizmetleri ve insani yardım faaliyetlerinde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, kurum çalışanlarına ve bağışçılara teşekkür etti. Erdoğan, Kızılay’ın Türkiye’nin uluslararası alandaki insani diplomasi gücünün önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.




