Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AAtölye’de Anadolu Ajansı Editör Masası’na konuk olarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Fidan, İran ile ABD arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan müzakereleri değerlendirerek, Türkiye’nin süreci yakından takip ettiğini ve taraflarla sürekli temas halinde olduklarını belirtti. Fidan, hem müzakerenin nerede tıkandığını görmek hem de Türkiye’nin katkısının ne olabileceğini değerlendirmek için gün boyunca taraflarla iletişim kurduklarını söyledi.

MÜZAKERE SÜRECİ, TEKLİFLER VE BAŞLANGIÇ POZİSYONLARI

Fidan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in müzakerelerin ardından yaptığı basın toplantısına değinerek, Vance’in açıklamalarının masaya bir teklif getirildiğini ve nükleer konuda genel bir tıkanma bulunduğunu ortaya koyduğunu aktardı. Taraflarla yapılan görüşmelerde çeşitli tekliflerin gündeme geldiğini belirten Fidan, müzakere tecrübelerine dayanarak tarafların başlangıçta maksimalist pozisyonlar ortaya koymasının normal olduğunu ifade etti.

Diyanet’ten 3 Bin 209 Personel Alımı!
Diyanet’ten 3 Bin 209 Personel Alımı!
İçeriği Görüntüle

Fidan, “Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur. Daha sonra taraflar arabulucuların desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Yeter ki ateşkese ulaşmada, devam ettirmede, daimi kalıcı niyetleri olsun. Benim gördüğüm şu anda her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında” dedi.

İSRAİL FAKTÖRÜ VE BÖLGESEL DENGELER

Her zaman için bir İsrail faktörünün bulunduğunu dile getiren Fidan, İsrail’in bölgedeki rolünün hesap edilmesi gerektiğini ve bu durumun arabuluculara sürekli iletildiğini ifade etti. Fidan, “İsrail’in buradaki oyun bozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu Amerikalılara da diğer taraflara da sürekli söylüyoruz. Ama an itibarıyla Amerikalılar da İranlılar da kendi evlerine gittiler. İranlılar özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecekler. Bir cevap verecekler diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

ATEŞKESİN SÜRESİ VE MÜZAKERE TAKVİMİ

Fidan, ateşkesin süresine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Müzakere edilen konu başlıklarına baktığınız zaman bunların 15 gün içerisinde nihai bir imzalanacak belgeye bağlanması teknik olarak da mümkün olmayabilirdi” dedi. Türkiye’nin süreçte bu yönde erken uyarılar yaptığını belirten Fidan, tarafların iyi ilerlemesi durumunda 45 veya 60 gün ek müzakerelerin gündeme gelebileceğini ifade etti.

NÜKLEER DOSYA VE ZENGİNLEŞTİRME GERİLİMİ

Fidan, nükleer konuda sürecin “ya hep ya hiç” noktasına gelmesi halinde özellikle zenginleştirme meselesinde ciddi engellerle karşılaşılabileceğini belirterek, bu sorunun arabulucular ve diğer ülkelerin desteğiyle aşılmaya çalışılacağını söyledi.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE ULUSLARARASI GEÇİŞ GÜVENLİĞİ

Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimaline ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, tüm dünyanın beklentisinin uluslararası geçişlerin serbest olması yönünde olduğunu vurguladı. Fidan, “Bizim durduğumuz yer barış yoluyla açılması. Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var” dedi.

SURİYE, İSRAİL VE BÖLGESEL RİSKLER

Fidan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde, Suriye’de büyük bir sorun alanı bulunduğunu ve bunun Türkiye için önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti. İsrail’in İran’la yürüyen savaştan dolayı şu an için Suriye’ye yönelik bazı adımlar atmadığını ancak bunun gelecekte olmayacağı anlamına gelmediğini belirterek, “Zamanı geldiğinde yapmak isteyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

BÖLGESEL GÜVENLİK PAKTI VE ORTAK SİSTEM ÖNERİSİ

Fidan, Orta Doğu ülkelerinin karşılıklı olarak birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine taahhütte bulunacağı bir güvenlik paktına ihtiyaç olduğunu belirtti. Fidan, Yunanistan–GKRY–İsrail arasındaki iş birliğine ilişkin olarak, “Yaptıkları iş birlikleri daha fazla güven getirmiyor; daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorunu, savaşı getiriyor” dedi.

NATO ZİRVESİ VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ

İran’dan sonra İsrail’in düşmansız yaşayamayacağını vurgulayan Fidan, Netanyahu’nun Türkiye’yi yeni bir düşman olarak konumlandırma arayışı içinde olduğunu ifade etti. Fidan, Türkiye’de yapılacak NATO zirvesine ilişkin olarak, bunun NATO tarihinin en önemli zirvelerinden biri olabileceğini belirtti. Avrupa güvenliği açısından Türkiye’nin ana aktörlerden biri olduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye’nin hem politika üretiminde hem de sistem kurulumunda aktif rol alması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: AA