Türk savunma sanayiinde deniz platformları alanında dikkat çeken projelere bir yenisi daha eklendi. Tamamen yerli ve milli imkanlarla tasarlanıp üretilen Türkiye’nin ilk mini denizaltısı, sertifikasyon sürecinin tamamlanmasının ardından geçtiğimiz günlerde ilk kez suya indirildi. Tarihi test görüntüleri ilk kez TRT Haber ekranlarında yayınlanırken, proje Türkiye’nin denizlerdeki stratejik gücünü artıracak önemli adımlardan biri olarak değerlendirildi.
DÜNYADA SADECE 10 ÜLKE BAŞARABİLDİ
2013 yılında askeri ve ticari amaçlı insanlı ve insansız mini denizaltılar geliştirmek amacıyla kurulan DATUM, 2018 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ortaklığıyla çalışmalarını güçlendirdi. İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Münir Cansın Özden, 14 Nisan’da gerçekleştirilen testte 12 metre boyunda ve 36 ton deplasmanlı mini insanlı denizaltının insansız şekilde suya indirildiğini açıkladı. Özden, sistemin verilen tüm komutları başarıyla yerine getirdiğini ve dünyada yalnızca yaklaşık 10 ülkenin bu teknolojiye sahip olduğunu ifade etti.
STRATEJİK GÜÇ AKTARIMI SAĞLAYACAK
Mini denizaltıların farklı görev bölgelerine kolaylıkla taşınabileceğini belirten Özden, sistemlerin kamyon ya da kargo uçaklarıyla dünyanın farklı noktalarına sevk edilebildiğini söyledi. Basit vinç sistemleriyle kısa sürede denize indirilebilen denizaltıların, Türkiye’ye operasyonel esneklik ve stratejik güç kazandıracağı değerlendiriliyor.
12 FARKLI GÖREV İÇİN GELİŞTİRİLİYOR
Savunma Sanayii Başkanlığı desteğiyle geliştirilen mini denizaltıların çok amaçlı görevlerde kullanılacağı belirtildi. Sistemlerin mayın döşeme, mayın imha etme, torpido fırlatma ve özel operasyon görevlerinde kullanılabileceği kaydedildi. Ayrıca yerli üretim AKYA torpidosu ile ATMACA füzesini kullanabilecek kapasiteye sahip olacağı ifade edildi.
SAT KOMANDOLARI VE KURTARMA GÖREVLERİ
Mini denizaltıların yalnızca saldırı değil, arama-kurtarma ve özel harekat görevlerinde de kritik rol üstleneceği bildirildi. Sistemlerin SAT komandolarını operasyon bölgelerine taşıyabileceği, deniz altında mahsur kalan personelin kurtarılmasında görev yapabileceği ve kritik su altı enerji ile iletişim hatlarına yönelik operasyonlarda kullanılabileceği aktarıldı. Türkiye’nin bu projeyle Mavi Vatan’daki caydırıcılığını önemli ölçüde artırması bekleniyor.



