Migren, yalnızca baş ağrısıyla değil; bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle de günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ersel Dağ, migren ataklarının önceden bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini, baş ağrısının türünün doğru belirlenmesinin ise tedavi sürecinde önemli olduğunu söyledi. Dağ, özellikle sık ağrı kesici kullanımının baş ağrılarını daha da artırabileceğine dikkat çekti.

MİGREN ATAĞI ÖNCEDEN BELİRTİ VEREBİLİYOR

Migren atağından saatler, hatta bazen günler önce yorgunluk, sık esneme, dikkat dağınıklığı, ruh hâli değişiklikleri ve boyun tutulması gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Dağ, bazı kişilerde ışık çakmaları ve uyuşma gibi aura belirtilerinin de görülebildiğini ifade etti. Bu belirtilerin herkeste ortaya çıkmadığını ve tek başına migren tanısı koymak için yeterli olmadığını vurguladı.

HER BAŞ AĞRISI MİGREN ANLAMINA GELMİYOR

Baş ağrılarının farklı türleri bulunduğunu hatırlatan Dağ, migrenin genellikle orta veya şiddetli, zonklayıcı ve çoğunlukla başın bir tarafında hissedilen ağrıyla seyrettiğini belirtti. Bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyetinin de migrene eşlik edebildiğini söyledi.

Gerilim tipi baş ağrısının ise çoğunlukla başın iki tarafında baskı veya sıkışma şeklinde hissedildiğini aktaran Dağ, doğru tanı için hastanın öyküsü, ağrının özellikleri ve nörolojik muayenenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

UYKU DÜZENSİZLİĞİ VE AÇLIK ATAKLARI TETİKLEYEBİLİYOR

Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin kişiden kişiye değiştiğini belirten Dağ; yetersiz uyku, öğün atlamak, susuz kalmak, stres, hormonal değişimler ve hava koşullarının bazı kişilerde ağrıyı başlatabileceğini ifade etti.

Herkes için geçerli bir beslenme yasağı bulunmadığını vurgulayan Dağ, kişilerin baş ağrısı günlüğü tutarak ağrı yaşadıkları günleri, uyku düzenlerini, öğünlerini ve kullandıkları ilaçları kaydetmelerinin tetikleyicileri belirlemeye yardımcı olabileceğini söyledi.

AFSÜ’de lösemi tedavisi gören çocuklar için umut buluşması
AFSÜ’de lösemi tedavisi gören çocuklar için umut buluşması
İçeriği Görüntüle

AĞRI KESİCİ İHTİYACININ ARTMASI UYARI İŞARETİ

Sık ağrı kesici kullanımının baş ağrılarının daha sık yaşanmasına neden olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Dağ, ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı riskine karşı uyarıda bulundu. Basit ağrı kesicilerin ayda 15 gün veya daha fazla, triptanların ve bazı kombine ilaçların ise ayda 10 gün veya daha fazla kullanılmasının risk oluşturabileceğini belirtti.

Bu kullanımın üç aydan uzun sürmesi durumunda ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısının gelişebileceğini ifade eden Dağ, ağrı kesici miktarını kişinin kendi kararıyla artırmak yerine nöroloji uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı.

MİGREN TEDAVİSİNDE KORUYUCU YÖNTEMLER DE ÖNEMLİ

Migren tedavisinin yalnızca atak sırasında ağrıyı gidermeye yönelik olmadığını belirten Dağ, atakların sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlayan koruyucu tedavilerin de uygulanabildiğini söyledi.

CGRP yolunu hedefleyen yeni nesil tedavilerin, özellikle sık atak yaşayan veya klasik koruyucu tedavilerden yeterli fayda göremeyen uygun hastalarda değerlendirilebildiğini aktaran Dağ, tedavi yönteminin kişinin sağlık durumuna ve önceki tedavilere verdiği yanıta göre belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

ANI VE ŞİDDETLİ BAŞ AĞRISI ACİL DEĞERLENDİRİLMELİ

Her baş ağrısının sıradan bir migren atağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Dağ, saniyeler veya dakikalar içinde en şiddetli düzeye ulaşan ve kişinin alışık olduğu ağrılardan farklı seyreden baş ağrılarının acil değerlendirme gerektirdiğini söyledi.

Baş ağrısına güç kaybı, yüzde kayma, konuşma bozukluğu, bilinç değişikliği, nöbet, ateş, ense sertliği veya görme kaybının eşlik etmesinin önemli uyarı işaretleri olduğunu belirten Dağ, bu durumlarda ağrı kesici almakla yetinilmemesi ve acil sağlık hizmetine başvurulması gerektiğini vurguladı.

DÜZENLİ YAŞAM ALIŞKANLIKLARI MİGRENİ YÖNETMEYE YARDIMCI OLUYOR

Migren ataklarının kontrolünde düzenli uyku ve beslenmenin önemine değinen Dağ, her gün benzer saatlerde yatıp kalkmanın, yeterli su tüketmenin, düzenli beslenmenin ve kişiye uygun fiziksel aktivite yapmanın yarar sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca aşırı kafein tüketiminden kaçınmanın, stres yönetimine önem vermenin ve baş ağrısı günlüğü tutmanın tedavi sürecini desteklediğini belirtti.

Kaynak: İHA