Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ile Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’ın katılımıyla Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda kadına yönelik şiddetle mücadelede mevcut çalışmalar değerlendirilirken, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve yeni dönem uygulamaları ele alındı.

BAKAN ÇİFTÇİ: MÜCADELE SADECE GÜVENLİK DEĞİL, TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, toplantıda yaptığı kapsamlı konuşmada kadına yönelik şiddetle mücadelenin çok boyutlu bir devlet politikası olduğunu ifade etti. Çiftçi, şiddetin yalnızca bireysel bir suç değil, toplumsal huzuru doğrudan etkileyen bir sorun olduğunu belirterek, “Kadına hürmet, insanlığa hürmettir” anlayışının devletin temel yaklaşımı olduğunu söyledi. KADES, elektronik kelepçe ve 112 entegrasyon sistemleriyle mağdurlara hızlı ulaşım sağlandığını belirten Çiftçi, 81 ilde kurulan izleme ve müdahale mekanizmalarının aktif şekilde çalıştığını ifade etti. Ayrıca eğitim faaliyetleriyle milyonlarca kişiye farkındalık kazandırıldığını vurguladı.

BAKAN GÜRLEK: YARGI SİSTEMİ MAĞDUR ODAKLI GÜÇLENDİRİLDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, kadına yönelik şiddetle mücadelede yargı sisteminde yapılan reformların detaylarını paylaştı. Gürlek, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması için adliyelerde özel birimlerin kurulduğunu, adli görüşme odalarının yaygınlaştırıldığını ve mağdurların ikincil travmalardan korunmasının hedeflendiğini söyledi. Şiddet mağdurlarına ücretsiz avukatlık hizmeti ve psikososyal destek sağlandığını belirten Gürlek, 81 ilde faaliyet gösteren adli destek birimlerinin milyonlarca kişiye hizmet verdiğini ifade etti. Gürlek, “Tek bir kadının dahi zarar görmesini kabul etmiyoruz” diyerek yargıdaki kararlılığı vurguladı.

BAKAN GÖKTAŞ: “81 İLDE GÜÇLÜ KORUMA AĞI KURULDU”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin kadına yönelik şiddetle mücadelede güçlü bir kurumsal altyapıya sahip olduğunu belirtti. Bakan Göktaş, ŞÖNİM merkezleri, kadın konukevleri, ALO 183 hattı ve KADES uygulamasının entegre bir koruma sistemi oluşturduğunu söyledi. 5. Ulusal Eylem Planı kapsamında “Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı” kurulacağını açıklayan Göktaş, erken müdahale kapasitesinin artırılacağını ifade etti. Ayrıca sosyal risk haritası uygulamasıyla yüksek riskli vakaların önceden tespit edildiğini belirterek, sistemin mağdura hızlı ulaşmayı hedeflediğini kaydetti.

BAŞKAN ARPAGUŞ: AİLE MERHAMET VE ADALET ÜZERİNE KURULMALIDIR
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, konuşmasında İslam’ın şiddeti kesin şekilde reddettiğini ve insan onurunu merkeze aldığını vurguladı. Arpaguş, kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu belirterek, aile kurumunun korunmasının toplumsal huzur açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. Diyanet İşleri Başkanlığının eğitim, rehberlik ve manevi destek faaliyetleriyle şiddetin önlenmesine katkı sunduğunu belirten Arpaguş, baba okulu projeleri ve kadın konukevlerine yönelik destek çalışmalarının yaygınlaştırıldığını söyledi.

YİĞİTBAŞI: KORUYUCU SİSTEM DAHA DA GÜÇLENECEK
İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde kadına yönelik şiddetle mücadelenin devletin en öncelikli alanlarından biri olduğunu vurguladı. Yiğitbaşı, Emniyet ve Jandarma birimleri başta olmak üzere tüm kolluk kuvvetlerinin sahada etkin şekilde görev yaptığını belirterek, risk analizi, erken müdahale ve elektronik izleme sistemlerinin sürekli geliştirildiğini ifade etti. Kadınların güvenliğini sağlamak için teknolojik altyapının da güçlendirildiğini belirten Yiğitbaşı, “sıfır tolerans” yaklaşımının yalnızca bir ilke değil, sahada aktif şekilde uygulanan bir devlet politikası olduğunu kaydetti.

ORTAK AKIL VE SIFIR TOLERANS
Toplantıda yapılan tüm değerlendirmelerde, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca tek bir kurumun değil, devletin tüm mekanizmalarının ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Teknolojik altyapıdan adli süreçlere, sosyal hizmetlerden dini rehberliğe kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaların entegre şekilde güçlendirileceği belirtildi. Katılımcılar, “sıfır tolerans” ilkesinin tavizsiz uygulanacağını ve her bir vakanın önlenmesinin temel hedef olduğunu ifade etti.



