1878 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelen Çetinkaya, gerek cephede gerekse siyasette aldığı rollerle iz bırakan bir isim oldu.
CEPHEDEN CEPHEYE UZANAN ASKERİ YILLAR
Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra Balkanlar’da görev yapan Ali Çetinkaya, Arnavutluk sınırında karakol komutanlığı yaptı. 1911 yılında Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı verilen mücadelede Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte savaştı. Ardından Irak ve Kafkas cephelerinde görev aldı. Yunan ordusunun İzmir’e çıkışı sırasında Ayvalık Cephesi’nde görev yapan birliklerin, düşmana ilk kurşunu sıkan unsurlar arasında yer alması onun askeri kariyerindeki dikkat çeken anlardan biri oldu.

SİYASETE GEÇİŞ VE İTTİHATÇI KİMLİK
Askerlikten sonra siyasete yönelen Çetinkaya, İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde aktif rol aldı. Kurtuluş Savaşı’nın ilk dönemlerinde Meclis-i Mebusan’a seçildi ancak Malta sürgünleri listesine alınarak bir süre yurt dışında tutuldu. Bu süreç, onun siyasi kariyerinde kesintiye yol açsa da tamamen sona erdirmedi.
TBMM’DE ETKİN BİR FİGÜR
Türkiye’ye dönüşünün ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeniden milletvekili olarak görev aldı. Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun yönetiminde yer aldı. 1934 yılında Bayındırlık Bakanı olan Ali Çetinkaya, Ankara’daki birçok kamu binası ve altyapı projesinin hayata geçirilmesinde etkili oldu. 1939-1940 yılları arasında ise kısa süreliğine Ulaştırma Bakanlığı görevini üstlendi.
DEMİRYOLLARI VE “DEMİR AĞLAR” DÖNEMİ
Ali Çetinkaya’nın en çok hatırlanan icraatlarından biri, demiryolu yatırımları oldu. Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu ağının genişletilmesinde aktif rol oynayan isimlerden biri olarak anıldı. Bu nedenle, “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” dizeleriyle sembolleşen kalkınma hamlesinde pay sahibi olduğu sıkça vurgulandı.

EFSANELER, SERT ÜSLUP VE İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Çetinkaya’nın adı, zamanla sert mizacıyla ilgili anlatılan çok sayıda hikaye ve efsaneyle anılır oldu. Özellikle İstiklal Mahkemeleri’ndeki tutumu, onu kimileri için devlet disiplinini temsil eden bir figür, kimileri için ise otoriter ve zalim bir isim haline getirdi. Bu döneme dair anlatımlar, onun kamuoyundaki tartışmalı imajının temelini oluşturdu.
SON YILLAR VE ARDINDA KALAN TARTIŞMALI MİRAS
1925 yılında TBMM’de yaşanan bir tartışma sırasında Ardahan Milletvekili Halit Paşa’nın ölümüyle sonuçlanan olayda, meşru müdafaa gerekçesiyle yargılanmaması uzun yıllar tartışıldı. Ali Çetinkaya, siyasi hayatının ilerleyen dönemlerinde halk desteğini kaybetti ve ilk serbest seçimde Afyonkarahisar’dan milletvekili seçilemedi. Ömrünün son yıllarını İstanbul’da geçiren Çetinkaya, 21 Şubat 1949’da hayatını kaybetti. Geride ise hala tartışılmaya devam eden, keskin hatlara sahip bir tarihsel miras bıraktı.



