YÜNTAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü görevini birlikte yaparken, 2019 Mahalli İdareler Seçimleri sonrasında görevden alınan Mehmet Sarlık ile ilgili dünkü yazım sonrasında bir çok mesaj, mail ve telefon aldım.

Yeni bilgi ve belgelerde geliyor.

Gündemimiz yoğun.

Yeni gelen belge ve bilgileri de elbette araştırıp, önümüzdeki günlerde yer vereceğiz.

Bugün, Sarlık döneminin dikkat çeken ve kamunun zarara uğratıldığına ilişkin bir iki konuya değinelim.

*

NO 03 binasının yapımı ile ilgili sıkıntılar had safhada.

Bir iki tanesini aktaralım.

Binanın yan kaplama taşları düşünce YÜNTAŞ’ın yeni Yönetim Kurulu, İnşaat Mühendisleri Odasından görüş aldı.

Bazı tespitler yapıldı.

Mesela çatının üzerindeki izolasyon konusu...

Sözleşmede izolasyon şartı var uygulamada yok.

Yine NO 03’den başka bir konu...

Branda su geçiriyordu.

İlgili firma arandı.

Geldiler baktılar.

Bizim uygulamamızda sözleşme maddelerine aykırı bir durum yok’ dediler.

Bizden sadece güneşe dayanıklı olması istendi. Biz o zamanda söyledik, Afyon yağmur ve kar memleketi. Yağmura ve kara dayanıklı olması daha iyi olur dedik, dinlemediler.’

O branda şimdi çöpe atılacak haliyle.

Kim bilir ne kadar ödendi o tarihte?

YÜNTAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü görevini birlikte yürüten ve epeyce yüksek miktarda maaş aldığı iddia edilen Mehmet Sarlık’ın kendisine yeni araba alacağı zaman veya evinin mutfağını komple yenileyeceği zaman kılı kırk yardığını söyledi yakınındakiler.

Peki ey Mehmet Sarlık...

Kamunun parasını harcarken, harcatırken neden kendin için gösterdiğin titizliği göstermedin?

Vicdanın rahat mı?

*

*

41 otobüs...

Gelelim YÜNTAŞ ile ilgili bir başka konuya.

Mehmet Sarlık döneminde 5 büyük, 36 adette küçük otobüs alındı.

Küçük araçlar 21 oturan, 30 ayakta...

Büyük araçlar 25 oturan, 70 ayakta kapasiteye sahip.

Bu otobüslerin alımı ile ilgili hazırlanan sözleşmenin bazı maddelerine uyulmuş.

Bazılarına ise göz göre göre uyulmamış ve eksik şekliyle teslim alınmış.

41 otobüs alınıyor...

Kendisine o kilometre araç almak için hazırlık yaparken tüm markaları ve modelleri dedektif titizliği ile inceleyen Mehmet Sarlık’ın, başında bulunduğu kurumun milyonlarca TL ödeyerek satın aldığı otobüsler için aynı titizliği göstermemesi yadırganacak bir durum.

Her işin bir yetkilisi, ilgilisi, komisyonu var. Onlar baktılar, kabulü onlar yaptılar. Benim bir sorumluluğum yok’ diyebilir Mehmet Sarlık.

Sorumluluk asgari ücretle çalışanlarda...

Onlardan kat be kat fazla maaş alıp, iki koltukta birden oturan Mehmet Sarlık’ta sorumluluk ‘yasal’ olarak yok.

Peki ya vicdanen?

*

Yeni YÜNTAŞ Yönetimi şoförlerden ve diğer ilgililerden gelen şikayetler üzerine otobüslerin alımı ile ilgili işlemlere ve sözleşmeler ile ihale şartnamesine baktılar.

Bazı maddelere uyulduğu, bazılarına ise açık bir şekilde uyulmadığını tespit ettikten sonra ilgili firmaya noterden bir protesto gönderdiler.

Protestoyu alan firma haliyle hopladı.

Hemen ilgililerini YÜNTAŞ’a gönderdi.

Geri görüş kamerasından tutunda on madde kadar sözleşmeye uymayan hususlar teker teker anlatıldı, gösterildi.

Peki şimdi ne oluyor?

Firma tüm eksiklikleri birer birer gideriyor.

Ya Mehmet Sarlık görevden alınmamış olsaydı?

Bu eksiklikler ne tespit edilirdi, ne de giderilirdi...

*

Bugünlük bu kadar...

*

*

*

*

*

*

Tesadüfün böylesi!

Bakanımız Veysel Eroğlu gönderdi.

İlginç tesadüfleri aktarıyor yazı.

*

Çin’deki Wuhanlaboratuarının sahibi Glaxo

Ve ne tesadüf ki,

O da aşıyı bulan Pfizer’in sahibi

Ve ne tesadüf ki,

Hem Soros’un finans yönetimini yapıyor, hem de Open Foundation Society’sinin

Ve ne tesadüf ki,

Wuhan laboratuarının inşasını yapan ünlü Alman şirketi Winterthur’un da finansmanı da ondan soruluyor,

Ve ne tesadüf ki,

O şirketi de Alman Allianz şirketi satın aldı,

Ve ne tesadüf ki,

Onun da en büyük hissedarı dev Vanguard şirketi,

Ve ne tesadüf ki,

O da dünya sermayesinin 1/3 ünün idaresini elinde tutan Black Rock’un hissedarı

Ve ne tesadüf ki,

Aynı zamanda Microsoft ile Bill Gates’in büyük hissedarlarından

Ki o da ne tesadüf ki,

Aynı zamanda Pfizer’in de hissedarı

Şimdi anlaşıldı neden bir yarasa gelip yılanı ısırdı da bütün dünyayı enfekte etti!

Hay böyle tesadüfün içine’ diyesi geliyor insanın...

*

*

*

Hz. Ömer’in mumu...

Birgün büyük dost Hz. Osman,Halife Ömer'i ziyaret etmek için Beyt'ülMal'e gelir..

Selam verir fakat selam alınmaz.

Hz Ömer devlet işlerini hallettikten sonra cebinden bir mum çıkarıp sonra kendi birikimiyle almış olduğu ateş ile mumu yakıp selamı alır.

Hz. Osman buna hayret ederek der ki;

Ey Allah'ın Peygamberinin Halifesi ben anlamadım.

 Burada bir mum yanıyordu siz o mumu söndürüp sonra kendi cebinizden bir mum çıkarıp o mumu yaktınız bunun hikmeti nedir?

Hz. Ömer cevap verir...

Ey Affanınoğlu Osman.

Az önce söndürdüğüm mum Devletin mumuydu

Ve bu halkın malıyla alınan bir mumdu.

Eğer ben Devlete ait bir mumu kullanıp senle konuşsaydım bütün insanlardan helallik alıp o mumu kullanmam gerekirdi.

Ve Mahşer günü de Devlete, halka ait bir mumu kullandığım içinde Allah huzurunda hesap vermem gerekirdi.

Oysa Allah o mumu bana devlet işlerim için göndermiş ve devlet işlerimde kullanmak için Allah bana hibe etmişti.

Ben o mumu seninle konuşmak için kullansam, Devletin malını kullandın halkın malını kendi malınmış gibi kullandın diye Allah benden bunun hesabını sorardı onun için o mumu söndürüp kendi cebimden biriktirdiğim bir mumu aldım ve kendi birikimimle aldığım bir ateş ile onu yakıp senle konuştum.

Böylelikle Devletin ve halkın malından bir mumu kullanmamış oldum. Hiç kimse Devletin malını kendi malı gibi kullanmasın.

Çünkü Devletin malı halkın malıdır.

Onu kullanan mahşer günü hesaptan kurtulamaz.

İşte o mumu söndürmemin ve kendi mumumu yakmamın sebebi de buydu ya Osman Affan’ dedi.

Hz. Osman bu akıl almaz teraziyi görünce;

Ey Allahım.

Sen Hattabın oğlu Ömer’i ve adaletini üzerimizden eksik etme hiç’ diyerek hıçkırarak dualar etti.

*

Hz. Ömer’in adaletini örnek almalı tüm yöneticiler, idareciler.

Sadece Devletimizin yöneticileri değil...

Devlet iştiraki ile kurulmuş olan şirketlerin, kurumların yöneticileri de...

Esnafımız adına iş ve işlemleri yapmak için kurulmuş olan bilumum teşkilatların yöneticileri de Hz. Ömer’in adaletini uygulamalılar.

*

*

*

Murat Akşit...

Sandıklı İlçemizin eski Belediye Başkanı idi.

Doğruyol Partisinde uzun yıllar görev yaptı.

Belediye Başkanlığına seçilmeden önce sarraflık yapıyordu.

Meslektaşımdı.

Maliye eski Bakanımız İsmet Attila’nın Sandıklı’da en çok güvendiği kişilerden birisiydi.

Bugün Sandıklı’yı ısıtan, otellere sıcak su sağlayan, seralarda kullanılan SANJET O’nun döneminde kuruldu.

Dost canlısı bir insandı.

Sandıklı’daki dostum, ağabeyim Eray Aksu’nun da yakın dostuydu.

Murat Akşit ile ayrı partilerde olmalarına rağmen, siyasetin arkadaşlıklara engel olmayacağına en iyi örnekti onların yakınlıkları.

İki ay kadar önce ziyaret etmiştim ofisinde.

Eray abim, ben ve Murat Akşit geçmişe güzel bir yolculuk yapmıştık, o günleri konuşurken.

Covid 19 tedavisi görmekteydi iki haftadır.

Önceki gün vefat etti.

Sandıklı’ya kazandırdığı hizmetlerin unutulmayacağı kesin.

Mekanı Cennet olsun.

*

*

*

Günün sözü

Diliniz ile beyniniz arasında sağlam bir ilişki olması lazım.

Kalp ile dil arasında da...