Ahmet Özhan ve beraberindeki heyeti makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, üniversitenin çalışmaları ve kurumsal yapısı hakkında bilgi verdi. Ziyaret kapsamında “Kütahya’nın Ruhu: Mevlevîlik, Ahilik ve Tasavvuf” başlıklı bir konuşma da gerçekleştirildi. Kızıltoprak, Kütahya’nın tarihi ve manevi kimliğinin Mevlevilik, Ahilik ve tasavvuf ekseninde şekillendiğini belirterek, “Kütahya bir Mevlevi şehridir. Kütahya bir Ahi şehridir. Ve tasavvuf, bu şehrin ruhu ve manevi dünyasıdır” ifadelerini kullandı.

27 yıl sonra aynı acı! Afyon’dan “unutmadık, unutturmayacağız” mesajı
27 yıl sonra aynı acı! Afyon’dan “unutmadık, unutturmayacağız” mesajı
İçeriği Görüntüle

“ÖNEMLİ MEVLEVİ MERKEZLERİNDEN BİRİ”

Kütahya’daki Mevlevilik geleneğinin tarihî izlerine değinen Kızıltoprak, bu geleneğin Sultan Veled, Ergun Çelebi ve Mustafa Sakıb Dede gibi önemli isimler üzerinden şehirde kökleştiğini ifade etti. Konya ve Afyonkarahisar’ın ardından Kütahya’nın Anadolu’daki önemli Mevlevi merkezlerinden biri olduğunu belirten Kızıltoprak, Erguniyye Dergâhı’nın bugün Ergun Çelebi Camii veya Dönenler Camii olarak bilinen yapıyla varlığını sürdürdüğünü söyledi. Mevlana’nın torunlarının Kütahya’da medfun bulunmasının kentin “çelebiler şehri” olarak anılmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kızıltoprak, şehrin Mevlevî mirasına dikkat çekti.

AHİLİK GELENEĞİ KÜTAHYA’DA YAŞATILIYOR

Kütahya’nın Ahilik geleneğine de değinen Kızıltoprak, Ahi Arslan, Ahi Erbasan, Ahi Evran ve Ahi İzzeddin gibi isimlerin şehrin tarihi ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Bu isimlerin yalnızca türbe ve mahalle isimleriyle anılmadığını belirten Kızıltoprak, onların “helal lokma, doğru söz, sağlam iş” anlayışının temsilcileri olduğunu ifade etti. Ahilik geleneğinin fütüvvet ahlakı ile tasavvufu, esnaf teşkilatı ile toplumsal düzeni bir araya getirdiğini kaydeden Kızıltoprak, bu anlayışın Kütahya’nın sosyal yapısına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.

“TASAVVUF, KÜTAHYA’NIN RUHUDUR”

Tasavvufun Kütahya’da yalnızca soyut bir düşünce olmadığını belirten Kızıltoprak, bu anlayışın şehrin günlük yaşamında ve kültürel değerlerinde de karşılık bulduğunu söyledi. Tasavvufun çini ustasının fırçasındaki incelikte, neyzenin nefesindeki hüzünde, esnafın terazisindeki adalette ve komşunun ikramında kendisini gösterdiğini ifade eden Kızıltoprak, Kütahya’nın dışarıdan bakıldığında bir Anadolu şehri, içeriden bakıldığında ise bir irfan beldesi olduğunu kaydetti. Kızıltoprak, Kütahya’nın sahip olduğu tarihi ve manevi mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek konuşmasını dua ile tamamladı.

ÖZHAN’DAN TASAVVUF VE SANAT VURGUSU

Ziyarette sanatçı Ahmet Özhan da tasavvuf anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özhan, tasavvufun yalnızca bir inanç veya düşünce sistemi olmadığını, insanın kendisini tanıması, arınması ve kemale ermesi yolculuğunu ifade ettiğini söyledi. “İnsan-ı kamil” idealine dikkat çeken Özhan, kültürel, sanatsal ve manevî açıdan estetik değerlerin bu yolculuğun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Sanat ve güzelliğin insanı yücelten, gönlü arındıran ve toplumda ahenk oluşturan güçlü araçlar olduğunu ifade eden Özhan, kültür ile maneviyat arasındaki bağın önemine vurgu yaptı.

ÜNİVERSİTE TARİHİ MÜZESİ GEZİLDİ

Ziyaret kapsamında Ahmet Özhan ve beraberindeki heyet, DPÜ Üniversite Tarihi Müzesi’ni de gezdi. Müzede üniversitenin geçmişi ve kurumsal gelişimi hakkında bilgi verilirken, Kütahya’nın köklü kültürel birikimi ile üniversitenin bu mirası yaşatma çalışmaları ele alındı. Ahmet Özhan ve beraberindeki heyetin DPÜ ziyareti, üniversitenin akademik ve kültürel kimliği ile Kütahya’nın Mevlevilik, Ahilik ve tasavvuf geleneğinin sanat ve düşünce dünyasında buluştuğu anlamlı bir etkinlik olarak değerlendirildi.

Kaynak: İHA / M.Ç.