Afyonkarahisar Devlet Hastanesi.
Son zamanlarda basına yansıyan olaylarıyla...
Adı maalesef bu şekilde anılmaya başlandı.
Son olay...
Tefecilik ve Uyuşturucu çetesi konusu.
Bu konuda yapılan eş zamanlı ‘Yüz Akı’ operasyonunu kamuoyuna ilk ODAK duyurdu.
Sadece operasyonu duyurmakla kalmadı ODAK.
Ayrıntılarıyla ve o iki ayrı çetenin elemanların adlarını da ifşa ederek, kamuoyunu bilgilendirdi ODAK.
Rahatsız oldu birileri.
Onların ‘Ört bas’ edemeyecekleri kadar kamuoyu bilgilenmişti.
Ölü taklidi yaptılar hal böyle olunca...
Halbuki konu CHP’lilere dayandığında ilgili ilgisiz hemen hepsi sosyal medyadan ve diğer basın yayın kuruluşlarından seslerinin son haddine kadar veryansın ederlerken, bu konunun içindeki bazıları AK Partili olduğundan olsa gerek, ‘dut yemiş bülbüle’ dönüverdiler.
Aslında...
İlk olarak onların seslerini yükseltmeleri gerekirdi.
Mensup oldukları partilerinin ismindeki ilk kelime olan ‘Adalet’in gereği bu değil midir?
CHP’li hırsız kötü, AK Partili hırsız iyi mi?
Hırsız hırsızdır, tefeci tefecidir, suça karışan suçludur...
Hırsız hangi partili olursa olsun, öncelikle o partiyi bağlamaz bu hırsız, tefeci ya da suçlu.
Ama...
O partinin ilgilileri, mensupları olan bu tür kişileri sırf kendi partilerine mensup olduğu için korumaya, suçu normalmiş gibi göstermeye kalkarlarsa, hatta savunmaya bile yeltenirlerse yanlış yapmış olmazlar mı?
Böyle bir yanlışta, şöyle bir düşünce hakim olur kamuoyunda;
Demek ki bunlarda o suçu işleyenler ile iltisaklı!
*
*
*
Operasyondan notlar...
Gelelim bu tefecilik ve uyuşturucu operasyonuna...
Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü bir süredir kendilerine ulaşan istihbari bilgileri incelemeye almıştı.
Konu enine boyuna araştırılmaya başlandı.
İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol, baktı bu konu ciddiyetle ele alınmayı gerektiriyor, özel bir ekip kurdu.
Bu arada ‘İdari’ izin için Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı ve akabinde ‘Yasal’ izin içinde Cumhuriyet Başsavcımız Fatih Karabacak ile görüşülüp gerekenler yapılmış.
İstihbarat ve Kaçakçılık Organize Suçların hem Mali, hem de Narkotik birimlerinin başlarındaki Müdürleri ile kapsamlı bir çalışma yapılmış.
Sonuç;
Öncelikle teknik ve fiziki takip süreci...
Haftalar süren bir inceleme...
Eş zamanlı olarak operasyonun planlanması...
Operasyondan bir gece önce 100 ekip ve 400 personelin görevlendirilmesi...
Ve bu ekiplerden hiç birisinin ertesi sabah saat 06.00’da hangi operasyonu yapacaklarını bilmeden hazır hale getirilmesi...
Sabah 06.00’da önceden belirlenen 26 ayrı adrese baskın yapılması ve şüphelilerin gözaltına alınarak, o adreslerde aramaların yapılması...
*
Şüpheliler önce sağlık kontrolünden geçirilerek emniyete getirildikten sonra bu kez ekipler hem müştekileri, hem de isimlerini tespit ettikleri bazı tanıkları emniyete getirdiler.
Emniyette hiç bir şüpheli birbiri ile görüştürülmeden çapraz sorgulamalar yapılırken bir yandan da hem müştekilerin ifadeleri alındı, hem de tanıkların.
İki ayrı dosya halinde yürütülen soruşturmada 26 şüpheliye ilaveten tanık ifadeleri ve şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda bir doktorda şüpheli olarak Devlet Hastanesinden gözaltına alınarak emniyete getirildikten sonra savcılığa çıkartıldı.
İki dosyada 14 müştekiden her konu ayrı ayrı ayrıntılarıyla dinlendi ve video görüntüleriyle ifadeleri tespit edildi.
31 tanık içinde aynı işlemler yapıldı.
*
Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün başarılı ekipleri aslında Tefecilik ve Nitelikli Yağma Suçları haricinde, Uyuşturucu ile ilgili olarak Türkiye’de bir ilke imza atmışlardı.
Bazı İl Emniyet Müdürlüklerinin yapamadıkları operasyon başarılı bir şekilde Afyonkarahisar’da gerçekleştirilmişti.
Bu başarıda en önemli faktör İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ve KOM Şubenin ilgili Müdürleri ile KOM Şubenin tüm personelinin bilinçli, özverili ve kılı kırk yaran titizlikleriydi elbette.
*
Kaç Kişi Tutuklandı?
Cumhuriyet Başsavcılığına götürülen şüpheliler için 17 tutuklama kararı verildi.
Bu tutuklamalar içerisinde iki kişi hakkında her iki soruşturma için ayrı ayrı tutuklama kararı verildi.
Her iki dosyada 8 kişi içinde Adli Kontrol Kararı verilirken, Doktor Recep Özgün içinde Yurt Dışı çıkış yasağı konuldu.
Cumhuriyet Savcılığının, Adli Kontrol Kararı verilen bazı kişiler için ‘Tutuklama’ kararı verilmesi yönünde itirazının bulunduğunu da belirtelim.
*
*
*
*
*
Referans konusu!
Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yaşanan bu olaylar ile ilgili olarak tutuklananların, Adli Kontrol Kararı verilenlerin, Yurt dışı çıkış yasağı konulanın ve tüm şüphelilerin profiline baktığımızda iki olgu dikkat çekiyor.
Birincisi...
Bunların çoğunluğu Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin personeli ve bu personellerin yine çoğunluğu taşeron işçisi iken, çıkartılan kanunla kadroya alınanlar.
İkincisi...
Bir kamu kurumuna taşeron işçisi olmak öyle kolay bir şey değil.
Benim canım burada çalışmak istedi, beni işe alın diyeni işe almıyor hiçbir taşeron.
Taşeron ilgili kurumun çalışmak istediklerini işe alıyor.
O ilgili kurumun başındaki yetkili ise aslında ‘yetkisiz’ bir idareci.
İktidar partisinin verdiği listedekileri taşerona iletiyor, o taşeronda o işçileri işe alıyor.
Bu konu bu kadar net.
Aksi asla söz konusu bile değil...
Yani...
Bu şüphelilerin çoğunluğu o işlere siyasi torpille giren kişiler.
*
*
*
*
*
‘Benim adamım, benim üyem’
ODAK Gazetesi olarak Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yaşanan bazı olayları çeşitli tarihlerde sütunlarımıza taşımıştık.
Doktoru döven hastabakıcılardan tutunda mesai saatlerinde hastanede okey oynayan görevlilere, birbirleriyle kavga edip bıçakla yaralama olaylarına karışan hastane personelinden hastanede kantinde öldürülen görevliye kadar pek çok olayı ODAK kamuoyuna duyurmuştu.
Hemen her olayda incelemelerimiz sonucunda bir şeyle karşılaştık.
Birileri hemen bu olaylara karışan kişilerin bazılarını korumaya yöneldi.
Ya soruşturmaları başka başka yerlere verdirerek, orada istedikleri yönde karar çıkartmak için çabaladılar, ya da bu kişilere gereken ceza yerine daha hafif geçiştirilmesi için çalıştılar.
Sonuçta üzülerek ifade edelim ki, çoğunda başarılı oldular.
Biz basın olarak görevimizi yerine getirmiştik ama, maalesef bu tür suçlara karışanlara karşı oluşturulan koruma kalkanı, ‘Benim adamım, benim üyem’ yaklaşımı hem idarenin elini zayıflatmış, hem de adalet duygusunu zedelemiştir.
Sonuçta işte bir hastanenin içerisinde böylesine çeteler türemiştir.
Şunu da belirteyim ki...
Bu açığa çıkartılan çeteler ve suçlar buzdağının sadece ve sadece yüzeyinde olanlardır.
Derine de inilecektir ama, öncelikle bazı siyasilerin ellerini Afyonkarahisar Devlet Hastanesinden ve kamu kurumlarından çekmeleri, kimseye koruma kalkanı olmamaları gereklidir.
*
*
*
*
*
Madalyonun diğer yüzü...
Bir gerçeği de buradan kamuoyuna açıklamak gerekiyor.
Bu olayı sümen altı etmeyerek üzerine giden ve konuyu Sağlık Müdürlüğünce ört bas edilemeyecek halde resmileştiren kişi Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin Başhekimi Dr. Mehmet Duran’dır.
Biraz ayrıntı vereyim...
Eşi Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde çalışan ve AK Partiden bir Milletvekilimizin danışmanı olan bir kişi geçtiğimiz 14 mart tarihinde Başhekim Dr. Mehmet Duran’a bir WhatsApp mesajıyla bilgi aktardı.
Bu kişi, bu WhatsApp mesajını belki de başka bir amaçla göndermişti ama, Dr. Duran olayın üzerine gitti.
O kişinin bu çeteler ile ilgili aktardığı bilgiler tüyler ürpertici idi.
Başhekim Duran, hemen bu Milletvekilinin danışmanı olan kişi ile görüştü.
WhatsApp mesajında belirtilen hususları daha da detaylandırarak kendisine yazılı olarak ulaştırmasını rica etti.
Eşi Hastanede Tıbbi Sekreter olarak çalışan bu danışman arkadaşımız ayrıntılı şekilde yazdı ve ulaştırdı Başhekime.
Başhekimde bu ihbarı Sağlık Müdürlüğüne götürdü.
Sonrası malum...
Emniyet Müdürlüğünün bu konularla ilgili bazı duyumları da bu ‘içeriden’ bilgiler ile birleşince, sonuçta iki ayrı operasyon düzenlemeyi gerektirecek ciddi neticeler içeren soruşturma başlatıldı.
*
*
*
*
*
Davul Başhekimde, peki tokmak kaç tane?
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi devasa büyüklükte bir kurum.
3 bin 350 personel var Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde.
Her gün 10 bin civarında hasta hastaneye gelmekte.
880 yatak kapasiteli Hastanede, her gün 150 civarında ameliyat yapılmakta.
Böylesine büyük bir Devlet Hastanesinde bir gerçek var.
Göz ardı edilemeyecek kadar önemli...
Başhekimin bu kadar büyük sorumluluk altında olmasına rağmen, 3 bin 350 personelden birisini bile seçme özgürlüğü yok.
Bırakın personel seçmeyi...
Herhangi bir personeli bir yerden alıp, başka bir yere verme yetkisi bile yok.
Kağıt üzerinde ve kanunlara göre var ama, fiiliyatta böyle bir yetkisini kullanma imkanı maalesef yok.
Çünkü...
Her personelin güvendiği dağı var.
Yani...
Arkasında iktidar partisinin Afyon Teşkilatından veya iktidarın sağlık sendikasından birisi var.
İnanamadınız değil mi?
Gidin araştırın...
Çok uzağa gitmeye de gerek yok.
İktidar Partisinin Sağlık Sendikasının yöneticilerinin hastane içerisindeki yürüyüşlerine bir bakmanız yeterli.
Onlar, Haşa küçük dağları yaratmış edasındalar...
Onlara bakarken lütfen bir de MHP’li sendikacılara bakıverin.
En ufak bir kibir, büyüklenme, emredici tavırlar göremezsiniz.
Giyim kuşamları bile olması gerektiği gibidir MHP’li sendikacıların.
MHP’liler devlet terbiyesi görmüş kişilerdir.
Karşılarında daha yeni işe başlayan bir memur bile görseler, O’na asla saygısızlık yapmazlar.
Çünkü...
O’nu ‘Devlet’ olarak görürler.
Aradaki fark budur işte.
Bazı personele de değinmeden geçmeyelim...
Kimi AK Partiden birisinin kızı ya da oğlu, gelini ya da damadı...
Ya da...
İşte anladınız siz !
Hal böyle olunca davul Devlet Hastanesinin Başhekiminde ama, tokmak O’nda değil.
O tokmakta birden fazla...
Neredeyse bir düzine tokmak var.
Her birisi de ayrı ayrı vurmakta davula.
*
*
*
Afyonkarahisar’ın Sağlık Bakanıymış!
Geçenlerde yazmıştık yine...
Mehmet Ali Tekik.
Mesleği, kariyeri sağlıkla alakalı olmamasına rağmen, AK Partinin Sağlık sistemimize kazandırdığı bir kişi kendisi.
Elinde kalem kağıt, Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin sorunlarını tespit ile görevlendirilmişti kendisi.
Mehmet Ali Tekik hastanede gecesini gündüzüne katarak incelemelerde bulununca çok dikkat çekmiş olacak ki, parti içerisinde bile rahatsızlık yarattı. Konu ODAK’ın sütunlarına da yansıyınca...
Kendisi daha da önemli bir göreve atandı!
İfade edildiğine göre Afyonkarahisar’ın tüm sağlık işlerinden sorumlu hale getirilmiş.
Terfi etmiş anlayacağınız.
Birilerinin dediğine göre de, Afyonkarahisar’ın Sağlık Bakanı olmuş zat-ı muhterem!
Şimdi...
Böyle bir ifade ve verildiği belirtilen görev öncelikle İl Valisine, sağlıktan sorumlu Vali Yardımcısına, İlçelerde Kaymakamlara ve İl Sağlık Müdürüne hakarettir.
Sadece bu kadar da değil...
Tüm Sağlık Camiasına hakarettir böyle görevlendirme.
‘Biz iktidar Partisiyiz istediğimizi yaparız’ zihniyetinin neticesi birilerinin pervasızlığı, AK Partiye puan kaybettirmektedir.
Bunu öncelikle AK Parti Afyonkarahisar Milletvekillerinin iyi görmesi ve anlaması gerekmektedir.
‘Vuruşa vuruşa kazanırız’ demekle, ‘Biz iktidar partisiyiz istediğimizi yaparız’ aynı şeydir ve ilkinin neticesi iyi idrak edilmemiş ve ders alınmamış demektir.
*
*
*
*
*
Ali Dede ve Recep Özgün
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi operasyonunda dikkat çeken iki isim var.
Birisi...
Tıbbi Sekreter Ali Dede.
Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde 150’den fazla Tıbbi Sekreter var.
Ali Dede isimli Tıbbi Sekreterde onlardan birisi.
O Tıbbi Sekreterlerden hiç birisi böyle bir olaya karışmıyor, sadece Ali Dede karışıyor ve tutuklanıyor.
Diğer isim Dr. Recep Özgün.
Kendisi her ne kadar ‘Benim bilgim dışında’ dese de, E-imzasını Ali Dede’nin habersizce kullandığını söylese de...
Cumhuriyet Savcısı aynı düşüncede olmasa gerek ki, Yurt dışına çıkış yasağı koydurdu.
Şu anda her ikisi de ‘Şüpheli’ konumundalar.
Şimdi bu Tıbbi Sekreter Ali Dede ile Dr. Recep Özgün’ün ortak başka bir noktaları daha var.
İkisi de AK Partili.
Birisi Merkez İlçe Teşkilatında Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulundu.
Diğeri, doktor olanda AK Partiden Milletvekilliğine aday adayı olmuştu.
Doktor olanın X hesabına baktığınızda kullandığı logo bile AK Partili olduğunu gözler içine sokuyor.
Yani diyor ki...
Ben AK Partiliyim...
Bana kimse dokunamaz.
Heyttt aslanım...
Bir not daha...
Bu Ali Dede’nin avukatlarından birisi de AK Partili imiş !
*
*
*
*
*
İki ucu ... değnek
Neresinden tutarsanız tutun iki ucu da iyi değil bu konunun.
Bu operasyonlar ile ilgili olarak; AK Partinin her şeyi en iyi şekilde bilen ve gözünü Milletvekilliğine diktiği belirtilen AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in bence yapması gereken birkaç şey var.
BİR... Kendisinin ve Partililerinin elini Afyonkarahisar Devlet Hastanesinden çekmelidir.
İKİ... Sağlık başta olmak üzere tüm kamu işlerini öncelikle Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı ve ilgili kurumların müdürlerine bırakmalıdır.
ÜÇ... Mümkünse şu kamu kurumlarının, belediyelerin ve kamu bankalarının avukatlığından çekilmelidir. Hem kendisi, hem de ortak olduğu Avukatlık Bürosu olarak çekilmeli ve Afyonkarahisar’da örnek bir davranış sergilemelidir.
Ama sanıyorum ki hiç bir maddeye olumlu bir cevap vermeyecektir Turgay Başkan.
Aslında, böyle bir adım atsa...
Tüm Türkiye’ye örnek olur ve hem Afyon genelinde teşkilatları destekler kendisini, hem de tüm Afyonkarahisar halkı yanında durur.
Afyonlu olup olmadığına bakılmaksızın da AK Partiden Afyonkarahisar’dan birinci sıra milletvekili adayı gösterilir.
*
*
*
*
*
Hakkı Öztürk’e saygısızlık yapmayın...
Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürümüz olarak göreve başlayan Dr. Hakkı Öztürk Afyonkarahisar için büyük bir şans.
Birkaç gün içerisinde Onunla ilgili ayrıntılı yazacağım.
Ama bugünlük şu kadarını belirteyim.
AK Partili bazı ileri görüş hesabında olanların, şimdi Onun başarılı olmaması için ellerinden geleni yapma hazırlığında olduklarını duyuyoruz.
Yapmayın, böyle bir saygısızlık aklınızdan dahi geçmemeliydi.
Birileri Hakkı Öztürk bu görevde başarısız olsun ki, Milletvekilliği birinci sırasına konulamasın, hatta seçilecek yerde dahi olmasın hesabında imiş...
Nasıl AK Partilisiniz ki sizler?
Bir oy daha fazla alabilmek için gecenizi gündüzünüze katacağınız yerde, şimdiden hesap kitaba başladıysanız vah ki vah...
*
Yazacak bu operasyonlar hakkında ve sağlıkla ilgili daha çok şey var ama...
Yerde kalmadı, fazla da kafanızı şişirmeyeyim.
Fırsat bulduğumda yine aktaracağım şeyler var.
Notlar duruyor.
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi için gecesini gündüzüne katan başta Başhekim Dr. Mehmet Duran olmak üzere samimiyetle çalışan tüm görevlilere kolaylıklar ve sabırlar diliyorum.
İlimizin en önemli sağlık kurumu olan Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin ‘Skandallar’ ile anılmasına neden olan ve her türlü partizanlığı yapmaktan geri durmayanlara da ‘Yeter artık çekin ellerinizi hastaneden. Rahat bırakın Sağlık Müdürünü ve Başhekimi’ diyorum.
*
*
*
Günün sözü
ALLAH size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor.
Nisa Suresi 58. Ayet