İYİ Parti’nin "Asker hastanelerinin yeniden açılması ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin (GATA) eski statüsüyle tekrar kurulması" yönündeki grup önerisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülerek tartışıldı. Öneri üzerine AK Parti Grubu adına söz alan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, askeri tıp eğitimi ile asker hastanelerinin işletilmesinin birbirinden farklı kavramlar olduğunu vurguladı. Arslan, askeri tıp eğitiminin tarihsel gelişimini değerlendirerek mevcut sistemin bilimsel açıdan sağladığı katkılara dikkat çekti.

Müdür Erol'un desteği Fatih'i ayağa kaldırdı
Müdür Erol'un desteği Fatih'i ayağa kaldırdı
İçeriği Görüntüle

1933’TE BAŞLAYAN ENTEGRE EĞİTİM MODELİ

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, askeri tıp eğitiminin tarihsel sürecine değinerek 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde çıkarılan Üniversiteler Kanunu ile askeri ve sivil tıp eğitiminin entegre edildiğini, bu yapının ise 1980 askeri darbesi sonrasında değiştirildiğini ifade etti. Milletvekili Arslan, "2016 yılında askeri tıp eğitiminin Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) bünyesine devredilmesiyle sivil tıp eğitimi ile arasındaki bilimsel etkileşim arttı ve eğitim standartları tekrar daha uyumlu hale getirildi. Tekrar hatırlatmak isterim; 1982 öncesi askeri tıp eğitimi sivil tıp fakülteleri ile entegre şekilde veriliyordu" dedi.

ASKERİ HEKİMLİK KALDIRILMADI

Kamuoyunda "askeri hekimliğin kaldırıldığı" yönünde yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirten Milletvekili Arslan, mevcut entegre sistem sayesinde mezun sayısında artış yaşandığını söyledi. Milletvekili Arslan, "Sanki askeri hekimlik kaldırıldı algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır, bu yanlıştır. Entegre sistem sayesinde bu yıl Milli Savunma Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2018 öncesi mezun sayısından daha fazla sayıda, 110 askeri hekim, ayrıca 190 sivil hekim olmak üzere yaklaşık 300 hekim mezun oluyor. Askeri hekimler MSB ve az bir kısmı da İçişleri Bakanlığı atamasıyla iki yıl zorunlu kıta görevine gidecekler sonraki süreçte çokça dile getirilen harp cerrahisi uzmanlık alanı dahil uzmanlık eğitimine, yine Gülhane’de devam edecekler ya da MSB tarafından ihtiyaç duyulan kadrolara askeri hekim olarak atanacaklar" ifadelerini kullandı.

ARSLAN, S1 VE S2 HASTANE MODELİNİ ANLATTI

Askeri sağlık kurumlarının kapatılmadığını, Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan protokoller kapsamında yeniden organize edildiğini dile getiren Arslan, stratejik bölgelerde "S1" ve "S2" tipi hastane modelleriyle hizmet verildiğini belirtti. Arslan, "S1; sadece Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına hizmet veren Sağlık Bakanlığı hastanelerini tanımlamakta olup Diyarbakır, Şırnak, Marmaris, Van ve Hakkari’de olmak üzere 5 ayrı hastanede sağlanmakta, sivil hastaya hizmet vermemektedir. S2 ise sivil hastalara hizmet veren, ancak ihtiyaç halinde tam izolasyonu sağlanmış kat veya bloklarda güvenlik sağlanarak güvenlik güçlerimize hizmet veren Sağlık Bakanlığı hastanelerini tanımlamakta olup; Erzurum, Ağrı, Gaziantep, Yüksekova, Şanlıurfa, Kilis, Hatay, İskenderun, Reyhanlı, Elazığ, Derecik ve Gölcük’te 12 ayrı hastanede sağlanmaktadır" açıklamasında bulundu.

DARBE DÖNEMİ SİSTEMİNE DÖNÜLMEMELİ

Konuşmasının sonunda mevcut organizasyonla Sağlık Bakanlığının dinamik gücünün sisteme dahil edildiğini belirten Milletvekili Arslan, sistemin hizmet standartlarının yükseltilmesi amacıyla yeniden değerlendirilebileceğini ancak askeri tıp eğitiminde entegre yapının korunması gerektiğini ifade etti. Arslan, "Bu şekilde stratejik bölgelerdeki hastanelerimizde güvenlik ve tıbbi hizmet açısından gerekli organizasyon sağlanmaya çalışılmış, Sağlık Bakanlığının dinamik gücü de sisteme katılmıştır. Ancak konu Sağlık Bakanlığı, MSB ve İçişleri Bakanlığı ile hizmet standartlarının iyileştirilmesi ya da yapısal değişiklikler için tekrar görüşülmeli, gerekirse yeniden organize edilmelidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933’te kurduğu sistemin günümüzdeki karşılığı olan MSÜ bünyesinde askeri tıp eğitiminin sivil tıp eğitimi ile entegre şekilde verilmesi gerektiğini ve darbe anayasasıyla bozulan sisteme geri dönülmesinin tıp eğitimi zayıflatacağını düşünüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kaynak: FEYZA ÖZAY TOPUZ