Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen akademik yıl açılış paneli, İlahiyat Fakültesi Özcan Halaç Eğitim Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mebrure Doğan, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Fatih Çakmak ve Doç. Dr. Oğuz Yılmaz ile akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Doç. Dr. Münir Yaşar Kaya’nın moderatörlüğündeki panelde Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Algül, Prof. Dr. Mustafa Kara ve Prof. Dr. Hayati Hökelekli konuşmacı olarak yer aldı.
“İLİM, HEM GAYRET HEM DE NASİP MESELESİ”
Panelin açılış konuşmasını yapan AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, ilim öğrenme sürecinde gayretin yanı sıra nasibin de önem taşıdığını belirtti. Peker, “Hepimiz buraya ilim öğrenmeye geliyoruz. Gelmemiz bir şekilde bunun gayretini gösteriyor ama nasiplenmemiz hepimiz için ayrı ayrı olacak, her birimiz için farklı farklı olacak. Allah nasiplenenlerden eylesin” dedi. AKÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mebrure Doğan ise gelenek kavramının yalnızca geçmişte edinilmiş bilgi birikiminden ibaret olmadığını vurguladı. Doğan, “Gelenek sadece geçmişte kazanılmış bilgi ve birikimi ifade etmemektedir. Gelenek tefekkürü, tezekkürü, ilim ahlakını, araştırma disiplinini, hakikati arama çabasını ve hocadan talebeye aktarılan bir irfanı ifade etmektedir” ifadelerini kullandı. İlahiyat fakültelerinin geçmişten gelen ilim mirasını korurken çağın meselelerine de ışık tutması gerektiğini kaydeden Doğan, “İlim irfanla buluştuğunda, ilim ve irfanla bir medeniyet inşa edildiğinde bilgi anlam ve değer kazanacak; aynı zamanda erişilen bu yeni bilgi, yeni anlam ve değerler üretecektir” diye konuştu. Doğan, programın aynı zamanda hoca-talebe ilişkisi üzerinden aktarılan ilmi mirasa yönelik bir vefa buluşması niteliği taşıdığını ifade etti.
“İSLAM DÜNYASINDA FELAKET İLMİN ZAYIFLAMASINDAN GELİR”
Bursa Uludağ Üniversitesi İslam Tarihi Anabilim Dalı eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Algül, Hazreti Peygamber’in tebliğ metodu ile ilmi faaliyetlerin Mekke ve Medine dönemindeki temelleri üzerinde durdu. Kur’an-ı Kerim’de ilme ilişkin ayetlerin önemli bölümünün ağır şartların yaşandığı Mekke döneminde indiğine dikkat çeken Algül, “Merhum Muhammed Hamidullah’ın ‘İslam dünyası Mekke döneminde inen ilim mesajını doğru anlasaydı hiçbir zaman fende ve teknolojide ikinci sıraya düşmezdi’ sözünü hatırlatmak isterim” dedi. Mescid-i Nebevi bünyesindeki Ashâb-ı Suffe’nin tarihin ilk yatılı ve kapsamlı ilim meclislerinden biri olduğunu belirten Algül, “İslam dünyasında felaket, ilmin zayıflamasından gelir. Hakikati çıkar gütmeksizin söyleyen âlimler azalırsa medeniyet çöker” diye konuştu. Gırnata’daki tarihi medresenin kapısında yer alan “Dünya faziletli kişilerin ilmi, büyüklerin adaleti, salihlerin duası ve yiğitlerin cesareti üzerinde yükselir” prensibine de değinen Algül, Asr-ı Saadet dönemindeki dinamik eğitim anlayışının günümüz şartlarına uyarlanması gerektiğini söyledi.
“GELENEKTEN GÜÇ ALARAK GELECEĞE YÜRÜNMELİ”
Panelin bir diğer konuşmacısı Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, medeniyet kavramı ile bu yapıyı oluşturan kurumlar üzerinde değerlendirmelerde bulundu. Medeniyetin insanlığın yeryüzündeki en kapsamlı organizasyonlarından biri olduğunu ifade eden Kara, “Medeniyet, ‘ilim-irfan’, ‘fikir-felsefe’ ve ‘güzel sanatlar’ sacayağı üzerine kurulmuştur. Bir İslam medeniyetinin varlığının objektif delili, diğer kültürlerin bu eserleri kendi dillerine çevirme ihtiyacı duymasıdır. Batı dünyasının İbn Rüşd’ü okuyabilmek için Arapça öğrendiğinde olduğu gibi” dedi. Öğrencilere klasik eserlerle bağ kurmaları tavsiyesinde bulunan Kara, “Hayatınızın beyin gücü bakımından en zirve dönemindesiniz. Gelenekten koparak değil, gelenekten güç alarak geleceğe yürümeliyiz. Klasiklerle tanışın ve çağdaş tuzaklara düşmemek için vaktinize sahip çıkın” ifadelerini kullandı.
“BUGÜNÜN İNSANINA VE GELECEĞE HİTAP EDEN BİR DİN DİLİ ŞART”
Bursa Uludağ Üniversitesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Hökelekli ise ilahiyat eğitiminin güncel meseleler ve gelecekle ilişkisi üzerine konuştu. İlahiyat çalışmalarının büyük ölçüde geçmişe ve metin arkeolojisine odaklandığını belirten Hökelekli, “Geçmişten kırk tane delil getiriyoruz ama bugünün dünyasındaki gence söyleyecek ikna edici bir söz bulamıyoruz” dedi. Modern seküler dünyanın kutsalı dışlamasıyla ortaya çıkan değer krizine değinen Hökelekli, “Günümüzde artan anksiyete, yalnızlaşma ve ailenin çözülmesi gibi küresel problemler bulunuyor. Genç nesillerle iletişim kurabilmek için felsefe ve bilimin imkânlarından yararlanan yeni ve diri bir dile ihtiyaç duyuluyor” ifadelerini kullandı. Geleceği konu alan “fütüroloji” çalışmalarının önemine de dikkat çeken Hökelekli, “Yeniden kendi değerlerimizi inşa etmek zorundayız; bu da sadece eski metinlere kafamızı gömerek olmaz. Bilimde ve ahlakta yeni kutup yıldızlarını siz gençlerin arasından çıkarmalıyız” diye konuştu.
PANEL TEŞEKKÜR BELGELERİYLE SONA ERDİ
Program, konuşmaların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle devam etti. Panelin sonunda AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mebrure Doğan tarafından panelistlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlik, belge takdiminin ardından sona erdi.





