Afyon Kocatepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ev sahipliğinde 15-16 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen “Türk Medeni Kanunu’nun 100. Yılı: Geçmişten Geleceğe Türk Medeni Hukuku Sempozyumu” başladı. İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda düzenlenen sempozyuma; AKÜ Rektörü Mehmet Karakaş, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Ahmet Kılınç, Rektör Yardımcısı Şuayıp Özdemir, Hukuk Fakültesi Dekanı İhsan Cemil Demir, Afyonkarahisar Baro Başkanı Melahat İpek Yılmaz Göktürk, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Hasibe Sena Akkışla ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyum çerçevesinde AKÜ ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı iş birliğiyle “Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet Sergisi”nin açılışı da gerçekleştirildi.

MEDENİ KANUN KÖKLÜ BİR DÖNÜŞÜMÜN TEMEL TAŞI OLDU
Sempozyumun açış konuşmasını yapan Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla, “Medeni Kanun’un yürürlüğe girişinin 100. yılında, bir asırlık medeni hukuk birikimini değerlendirmek, geçmişten günümüze uzanan gelişim çizgisini yeniden düşünmek ve geleceğe ilişkin meseleleri akademik bir zeminde tartışmak üzere bir araya geldik” dedi. Akkışla, “Medeni Kanun, 1926 yılında kabul edildiği andan itibaren yalnızca yeni bir kanun metni ortaya koymamış; aynı zamanda toplum hayatını, kişiler arasındaki ilişkileri, aile yapısını ve hukuk anlayışını etkileyen köklü bir dönüşümün temel taşlarından biri olmuştur” ifadelerini kullandı.
MEDENİ HUKUKUN TEMEL İLKELERİ GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR
Hukukun gücü, hukuka güven, dürüstlük, iyi niyet ve hakkaniyet gibi temel ilkelerin medeni hukukun merkezinde yer almaya devam ettiğini belirten Akkışla, “Aradan geçen yüz yıl içerisinde toplum yapısı, ekonomik ilişkiler, sosyal yapı ve teknolojik gelişmeler büyük ölçüde değişmiş; buna bağlı olarak medeni hukukun karşı karşıya kaldığı meseleler de çeşitlenmiştir. Özellikle dijitalleşme, kişisel verilerin korunması, çevre sorunları, değişen sosyal ilişkiler ve aile yapısı kavramı, medeni hukukun yeniden değerlendirilmesi gereken tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Ancak bütün bu değişim içerisinde Medeni Kanun’un temel ilkeleri önemini korumaya devam etmektedir” diye konuştu.

“ATAM, BİLİMSEL YAYINLARIYLA ÖNCÜ BİR KURUM NİTELİĞİNDE”
ATAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ise Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığının, Atatürk, Millî Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti tarihini tüm yönleriyle araştırmak ve elde edilen sonuçları yayımlamak amacıyla 1983 yılında kurulduğunu ifade etti. Kılınç, “Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı olarak Anayasada belirtilen Atatürk, Millî Mücadele ve Cumhuriyet devri üzerine bilimsel araştırmalarda bulunma görevimizi; uluslararası yayınevi sıfatıyla bastığımız eserlerimiz, desteklediğimiz projelerimiz, seçkin eserleri barındıran kütüphanemiz, Atatürk Kongrelerimiz, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine verdiğimiz burslar, nitelikli indekslerde taranan dergimiz ve çevrim içi ansiklopedilerimiz ile yerine getirmekteyiz” dedi.
ATAM’IN ÇALIŞMA ALANINDA HUKUK TARİHİ DE YER ALIYOR
Hukuk tarihinin de ATAM’ın çalışma alanlarından biri olduğunu belirten Kılınç, “Açılışını gerçekleştirdiğimiz sergi; Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından yürütülen ve 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı kapsamında desteklenen Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet Projesi’nin bir parçasıdır. Kanun’un kabulünün 100. yıl dönümüne ithaf edilen bu sergi; Türk Kanunu Medenisi’nin yasalaşma sürecini, öncesindeki hukuk düzenini ve Cumhuriyet ile birlikte yaşadığı değişimi incelemektedir” ifadelerini kullandı. Kılınç, “Bu çerçevede sergide mahkeme kararlarından arşiv belgelerine, Meclis tutanaklarından Resmi Gazetelere, Atatürk’ün Kanun ile ilgili demeçlerinden ATAM Özel Arşivi’nden birçok fotoğraf ve belgeye yer verdik. Türk Kanunu Medenisi’nin hukuk tarihindeki yolculuğunu daha iyi anlayabilmek adına infografiklerin hazırlanmasına özellikle önem verildiğini vurgulamak isterim” diye konuştu.

“MEDENİ KANUNLAR O TOPLUMUN EN TEMEL KANUNUDUR”
Türk Kanunu Medenisi’nin yalnızca hukuki bir düzenleme olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Kılınç, “Türk Kanunu Medenisi ile tüm toplumu değiştirecek ve dönüştürecek düzenlemeler yürürlüğe girmiştir. Zira hangi toplumda olursa olsun medeni kanunlar o toplumun en temel kanunudur. Çünkü medeni kanunlar; ana rahmine düşmekle başlayan kişiliği de hukukun temel ilkelerini de evlenmeyi de ve nihayet vefatı da konu edinmektedir” dedi.

GENÇ FAKÜLTEDEN ÖNEMLİ AKADEMİK ADIM
Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil Demir, sempozyum fikrinin yaklaşık bir yıl önce ortaya çıktığını belirtti. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı ve Dekan Yardımcısı Hasibe Sena Akkışla’nın bu fikri ilk olarak Dekanlıkta dile getirdiğini aktaran Demir, “Hocam ne dersiniz? Biz yeni bir üniversiteyiz, yeni bir fakülteyiz. Türkiye’de bu kadar köklü hukuk fakülteleri var. Böyle bir sempozyumu düzenlesek nasıl olur?” şeklindeki öneri üzerine sürecin başladığını ifade etti. Kendilerinin de bu fikri olumlu karşıladığını belirten Demir, “Ben de ‘Fevkalade olur’ dedim ve o gün birlikte yola çıktık” dedi. Demir, Türkiye’de Medeni Kanun’un kabulünün 100. yılı kapsamında ilk kez böyle kapsamlı bir sempozyum düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, organizasyonun kendileri için gurur verici olduğunu söyledi. Hazırlık sürecinde emeği geçen akademisyenlere, araştırma görevlilerine ve öğrencilere teşekkür eden Demir, Atatürk Araştırma Merkezi’nin hazırladığı medeni hukuk sergisinin de etkinliğe önemli katkı sağladığını belirterek, “Sergiyi duyduğumuzda böyle bir sempozyuma çok yakışacağını düşündük. Kendilerinden rica ettik, bizi kırmadılar. Katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

İKİ GÜNLÜK BİLİMSEL MARATON: 40’TAN FAZLA SUNUM
AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir ise iki gün boyunca yaklaşık 7 oturumda 40’tan fazla sunum gerçekleştirileceğini belirterek, “Bu organizasyonun hukukçular açısından fikir alışverişi ve müzakere ortamı oluşturması bakımından verimli olacağı kanaatindeyim” dedi. Özdemir konuşmasında, “Mecelle kaidesi olan ‘usul esastan önce gelir’ ilkesinin Türkiye’deki uygulamada şekilciliğe dönüştüğünü görüyoruz. Şekil şartları nedeniyle birçok kararın alınması zorlaşıyor veya bozuluyor. Usulün önemine katılmakla birlikte mevcut uygulamada usulün adeta esası sildiğini müşahede ediyoruz. Şekil şartları nedeniyle adaletin tecelli etmesi güçleşiyor. Bu meselenin çözümü üzerine düşünülmesi ve etkili yöntemler geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.

İLK OTURUM GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Açış konuşmalarının ardından çevrim içi olarak Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Faruk Acar ile Burak Özen konuşmalarını gerçekleştirdi. İlk oturum, Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Metin İkizler moderatörlüğünde düzenlendi. Oturumda Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Murat Topuz, “TBMM’nin Açılması ile Türk Kanunu Medenisinin Kabul Edilmesine Kadar Medeni Hukuk Alanında Yaşanan Gelişmeler” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Prof. Dr. Metin İkizler ise “Türk Medeni Kanunu’nun Yüzyıllık Serüveni İçinde Dünü ve Bugünüyle Dernekler” konulu sunum yaptı.

TEŞEKKÜR BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ
İlk oturumun ardından AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş tarafından katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra İbrahim Küçükkurt Konferans Salonu Fuaye Alanında, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı iş birliğinde “Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet Sergisi”nin açılışı gerçekleştirildi.

Serginin açılış konuşmasını yapan AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, organizasyonda emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek etkinliğin hayırlı olması temennisinde bulundu. ATAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ise “Sergimiz burada 9. kez açılmış oluyor. Türk Kanunu Medenisi’nin Cumhuriyet’e olan etkisi, Atatürk Araştırma Merkezi’nin özel arşivinden yararlanılarak yalnızca resimlerle değil, belgelerle de ortaya konuyor. Bu birikimin ne kadar önemli olduğunu gösteren sergiye ev sahipliği yaptığı için Afyon Kocatepe Üniversitesine teşekkür ediyor, hayırlı olmasını diliyorum” dedi.




