Yargıtay 2. Ceza Dairesi Başkanı Yusuf Kuzu hayatını kaybetti
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Başkanı Yusuf Kuzu hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), “İslam İktisadı ve Finansı Özel Oturumu” kapsamında önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Banka Meclis Üyesi Prof. Dr. Muhsin Kar konuşmacı olarak yer aldı. Konferansın moderatörlüğünü AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir üstlendi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF), İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKİFAM) ile İslam İktisadı ve Finansı Topluluğu koordinasyonunda düzenlenen programa; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, dekan yardımcıları Doç. Dr. Ali Balkı ve Dr. Öğr. Üyesi Hale Fulya Kaya, AKİFAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Öztürk ile öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

BÜYÜME İLE KALKINMA ARASINDAKİ FARKI ANLATTI

Konuşmasında büyüme ve kalkınma kavramları arasındaki ayrıma değinen Prof. Dr. Muhsin Kar, ekonomik büyümenin daha çok gelirdeki niceliksel artışı ifade ettiğini, kalkınmanın ise üretim süreçleri, toplumsal düzen, yapısal dönüşüm ve refah düzeyindeki gelişmeleri kapsadığını belirtti. İktisat eğitiminde neoklasik düşüncenin ağırlıklı olmasının ekonomik olayların tek bir bakış açısıyla değerlendirilmesine yol açabildiğini ifade eden Kar, gerçek hayattaki karmaşık ekonomik ilişkilerin anlaşılabilmesi için farklı düşünce geleneklerinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

İKTİSAT DÜŞÜNCESİNİN TARİHSEL GELİŞİMİNİ ELE ALDI

İktisadi düşüncenin Antik Çağ’dan günümüze uzanan gelişimini değerlendiren Kar, Antik Yunan’da ekonominin iyi ve erdemli yaşamla ilişkilendirildiğini, Orta Çağ’da ise ahlak ve kurumların ekonomik tartışmalarda önemli bir yer tuttuğunu anlattı. Rönesans ve Aydınlanma dönemleriyle birlikte insan merkezli ekonomik yaklaşımların geliştiğini belirten Kar, Sanayi Devrimi’nin üretim biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini ifade etti. Kar, Adam Smith, David Ricardo ve Karl Marx gibi düşünürlerin bu dönüşüm sürecinde iktisadi düşünceye yön veren teoriler ortaya koyduğunu aktardı.

İBN HALDUN’UN EKONOMİYE KATKILARINA DİKKAT ÇEKTİ

İslam düşünürü İbn Haldun’un modern ekonomi tartışmalarındaki yerine de değinen Prof. Dr. Kar, bugün Laffer Eğrisi ve arz yönlü iktisat kapsamında ele alınan bazı yaklaşımların temellerinin İbn Haldun’un eserlerinde bulunduğunu dile getirdi. Kar, İbn Haldun’un düşüncelerinin Batı’da akademik ve ekonomik tartışmalarda karşılık bulduğunu, buna karşın Türkiye’deki akademik müfredatta yeterince yer almadığını ifade etti.

MODERN KALKINMA EKONOMİSİNİN DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATTI

Modern kalkınma ekonomisinin gelişiminde 1949 yılında ABD Başkanı Harry S. Truman’ın yaptığı konuşmanın önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Kar, bu dönemde gelişmekte olan ülkelere yönelik teknik ve ekonomik yardım anlayışının öne çıktığını söyledi. Kar, daha sonraki süreçte Rosenstein-Rodan, Albert Hirschman, Ragnar Nurkse ve Arthur Lewis gibi iktisatçıların kalkınma literatürüne önemli katkılar sunduğunu belirtti. “Büyük İtiş”, “Kısır Döngü”, “İkili Ekonomi” ve “Bebek Endüstrisi Tezi” gibi yaklaşımların bu dönemde öne çıktığını aktaran Kar, 1970’lerden itibaren Amartya Sen gibi düşünürlerin katkılarıyla kalkınma anlayışının gelir artışının ötesine geçerek özgürlük ve sürdürülebilirlik boyutlarını da kapsadığını kaydetti.

“İSLAM’DA MÜLK ALLAH’INDIR, İNSAN EMANETÇİDİR”

Sunumunun ikinci bölümünde İslam iktisadının temel ilkelerini ele alan Prof. Dr. Muhsin Kar; tevhid, kulluk, emanet, adalet, tezkiye ve ihsan kavramları üzerinde durdu. İslam’ın mülkiyet anlayışında insanın sahip olduğu imkanların sınırsız bir tasarruf hakkı olarak değerlendirilmediğini belirten Kar, insanın yeryüzünü koruma ve imar etme sorumluluğuna dikkat çekti. Kar, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Tevhid inancına göre mülk Allah’ındır, insan ancak emanetçidir. İnsana devredilen mülkiyet sınırsız bir tasarruf alanı değil, şartlı bir emanettir. İnsanın yeryüzündeki rolü hilafettir ve dünyayı imar etmekle mükelleftir.” Doğal kaynakların gelecek nesillere karşı bir sorumluluk çerçevesinde korunması gerektiğini ifade eden Kar, çevrenin tahrip edilmesinin ve kaynakların ölçüsüz biçimde tüketilmesinin İslam’ın temel yaklaşımıyla bağdaşmadığını dile getirdi. Küresel iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sorunların insan faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna işaret etti.

ZEKAT, ADALET VE TOPLUMSAL REFAH VURGUSU

İslam iktisadında zekat ve sadakanın malın arınması ve artması anlayışıyla ilişkilendirildiğini belirten Kar, şeriatın temel gayeleri arasında yer alan dinin, canın, aklın, neslin ve malın korunması ilkelerinin kalkınma süreçlerinde gözetilmesi gerektiğini söyledi. Kar, ekonomik kalkınmanın yalnızca üretim ve gelir artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, toplumsal refahın ve insanların temel değerlerinin korunmasının da bu sürecin önemli parçaları olduğunu ifade etti.

MEDİNE PAZARI’NDA TİCARETİN SINIRLARINI AHLAK BELİRLİYOR

İslam iktisadında piyasa anlayışını da değerlendiren Kar, Hz. Muhammed’in Medine Pazarı’ndaki uygulamalarına değindi. İslam’da ticaretin yalnızca kar maksimizasyonuna dayanmadığını, ahlaki kuralların ekonomik faaliyetlere sınır çizdiğini belirtti.Karaborsacılık, hile, tekelcilik, faiz ve haksız kazanca yol açan belirsizliklerin yasaklandığını hatırlatan Kar, ticarette adaletin ve rekabetin korunmasının önemini anlattı. Piyasada belirli kişilerin hakimiyet kurmasının önüne geçilmesine yönelik uygulamalara da dikkat çekti.

KALKINMANIN ÜÇ BOYUTUNU AÇIKLADI

İktisadi kalkınmayı üç boyutlu bir yapı üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Kar, insanın Allah, diğer insanlar ve doğayla kurduğu ilişkilerin kalkınmanın yönünü belirlediğini ifade etti. Allah-insan ilişkisinin kalkınmanın ahlaki temelini oluşturduğunu, insan-insan ilişkisinin adalet, güven ve adil paylaşımı desteklediğini belirten Kar, insan-evren ilişkisinin ise bilim ve doğanın korunmasıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Toplumsal güvenin yüksek olduğu yerlerde ekonomik işbirliğinin ve kalkınmanın daha hızlı gelişebileceğini kaydetti.

“İKTİSADİ FAALİYET ONURLU BİR HAYATIN ARACIDIR”

Konuşmasının sonunda İslam iktisadında dünya ve ahiret mutluluğunun birlikte gözetildiğini belirten Kar, ekonomik faaliyetlerin nihai amaç değil, onurlu ve güvenli bir hayatın aracı olarak görüldüğünü ifade etti. Servetin yalnızca zenginler arasında dolaşmasının önlenmesi ve vakıflar aracılığıyla toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kar, birey ile toplum, özgürlük ile sorumluluk arasında denge kurulmasının önemine değinerek kalkınma sürecinde israftan ve aşırı tutumluluktan kaçınan dengeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi. Konferans, soru-cevap bölümünün ardından AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir’in Prof. Dr. Muhsin Kar’a plaket takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Kaynak: GAMZE KARABULUT