Telefonunuza gelen her bildirimi kontrol etme, mesajlara anında cevap vermeye da sosyal medyada neler olup bittiğini sürekli takip etme ihtiyacı hissedilmesinin yalnızca alışkanlık olmadığını belirten Vural, "Dijital çağ beraberinde sürekli çevrim içi olma halini getiriyor. Bu da zihnimizi fark etmeden yoruyor. Sürekli ulaşılabilir olmak, sinir sistemini devamlı uyarılmış halde tutabiliyor. Bu durum zamanla odaklanma güçlüğü, tahammülsüzlük, uyku sorunları ve duygusal tükenmişlik olarak karşımıza çıkabiliyor" uyarısında bulundu.

Karaciğer yağlanması artık çocukları da tehdit ediyor! Uzmanlardan kritik uyarı
Karaciğer yağlanması artık çocukları da tehdit ediyor! Uzmanlardan kritik uyarı
İçeriği Görüntüle

"ZİHNİMİZ GÜN İÇİNDE GERÇEK ANLAMDA MOLA VEREMİYOR"

Bazen fiziksel olarak hiçbir şey yapmamış olsak bile zihinsel olarak tükenmiş hissedebildiğimizin altını çizen Merve Vural, "Bunun önemli nedenlerinden biri dijital olarak sürekli ulaşılabilir olmamızdır. Telefon bildirimleri, iş mesajları, e-postalar ve sosyal medya, zihnimizin gün içinde gerçek anlamda mola vermesini zorlaştırabiliyor. Bir mesaj geldiğinde hemen cevap verme ihtiyacı, iş saatleri dışında da telefonu kontrol etme alışkanlığı, sosyal medyada olup biteni kaçırma korkusu ve gündemi sürekli takip etme hali sinir sistemini devamlı uyarılmış durumda tutabiliyor. Bu durum iş ve özel hayat arasında sınırların kaybolmasına sebep olduğu gibi, zamanla odaklanma güçlüğü, tahammülsüzlük, uyku sorunları, bedensel gerginlik ve duygusal yorgunluğu da beraberinde getirebiliyor" dedi.

"YALNIZCA EKRAN SÜRESİ DEĞİL, EKRANIN NASIL KULLANILDIĞI ÖNEMLİ"

Dijital yorgunluğun çocuk ve ergenlerde de giderek daha fazla görüldüğünü belirten Vural, "Yaz aylarında ekran süresi artabiliyor. Ancak yalnızca 'kaç saat ekran kullanıyor?' sorusuna odaklanmak yeterli değil. Çocuğun ekranda ne yaptığı, sonrasında nasıl hissettiği, uykusunun, arkadaş ilişkilerinin ve günlük yaşamının etkilenip etkilenmediği de değerlendirilmelidir." diye konuştu.

"RUH SAĞLIĞI İÇİN DİJİTAL SINIRLAR DA GEREKLİ"

Dijital yorgunluğun karşımıza "hiçbir şeye yetişemiyorum", "odaklanamıyorum, organize edemiyorum", "sürekli gerginim, öfkeliyim", "dinlensem de dinlenmiş hissetmiyorum" gibi cümlelerle karşımıza çıkabildiğini belirten Merve Vural, "Ruh sağlığını korumanın önemli yollarından biri sınır koyabilmektir. Telefonu sessize almak, bildirimleri sınırlandırmak, iş saatleri dışında mesajlara cevap verme alışkanlığını gözden geçirmek ve gün içinde ekransız zamanlar oluşturmak zihinsel yükü azaltmaya yardımcı olabilir" dedi.

"BAZEN EN İYİ DİNLENME, ULAŞILABİLİR OLMAMAKTIR"

İnsan zihninin kesintisiz performans göstermek üzere tasarlanmadığını belirten Vural, "Dinlenme, boşluk, yavaşlama ve durgunluk da psikolojik sağlığın bir parçasıdır. Bazen verimliliği artıran şey daha fazla çalışmak değil, zihne durma fırsatı vermektir. Gün içinde kısa bir süre bile olsa kimseye cevap vermek zorunda olmadığımızı hissettiğimiz küçük molalar ruh sağlığımız açısından koruyucu olabilir" diye konuştu.

Kaynak: İHA