Afyonkarahisar’da bulunan Çakmak Otel’in yıkımı esnasında meydana gelen göçükten kaynaklı hemen bitişiğinde bulunan Bozcalar Çarşısı’ndaki esnaflar göçük altında kalma tehlikesi yaşadı. Esnaflar göçük sırasında yaşananları ODAK mikrofonlarına anlattılar.

“BOŞALTALIM DEDİK, HAYIR DEDİLER”

Yıkım esnasında meydana gelen göçükten bir hayli etkilenen esnaf kendisinin ve o an dükkanında olan müşterilerinin yaşadığı mağduriyeti anlattı: “Çok kötü bir enkazın altında kalıyordum ben. Çalışıyorduk. İki tane müşterimiz vardı. Çok zarar gördü kendileri. Bir tanesi yaralandı. Canımızı zor kurtardık. Tedbirsiz bir yıkım oldu. Yıkılmadan önce ben söyledim binayı boşaltalım diye. Hayır boşaltmayın dediler. 40 yıldır yıkımı yapıyoruz boşaltmanıza gerek yok, devam edin dediler. Biz de devam ettik çalışmamıza ve böyle bir kaza geldi başımıza. Ben dizimden hasar aldım, müşterinin kafasına köşedeki havluluk düştü, bir diğer müşterimizin başına taş parçası geldi. Buradan başka geçim kaynağımız da yok. Mağduruz.”

“Afyon’a vitrin süsü olarak mı geldiniz?”
“Afyon’a vitrin süsü olarak mı geldiniz?”
İçeriği Görüntüle

“ÖNLEMLER AZ!”

Çevredeki toz nedeniyle dükkanını havalandırmakta bile zorlanan bir diğer esnaf ise, “Çevre önlemleri bir yıkıma göre az kesinlikle. Tozdan biz kaç gündür rahatsızız, en az 3-4 gündür bu olay sürüyor. Kapıyı açamadık, bu sıcak günlerde mahvolduk. Temiz hava alamıyorum yıkım çalışmaları sebebiyle. Komşularımızın taşınmazları zarar gördü. Firma karşılayacağını söylüyor ama ne olacak bilmiyoruz” dedi.

“YEŞİL TÜLÜN KİME FAYDASI VAR?”

Yıkımda alınan tek önlemin yeşil bir tül olmasından yakınan başka esnaf da, “Yıkımda buradaydık. Arkadaşlarla beraber izledik. Bizim dükkanlarımızda herhangi bir zarar yok ama bitişik nizamında olan esnaf arkadaşlarımızın dükkanları hasar gördü. Allah'tan cana bir şey gelmedi ama malzemeleri sıkıntı gördü. Tedbirsizlik de var, doğru söylüyorlar. Çünkü buradaki o yeşil tülün herhangi bir 5 kiloluk bir şey bile gelse kaldırabileceğini düşünmüyorum” dedi.

“KİME ŞİKAYET EDELİM?”

Dükkanı devam etmekte olan yıkım işleminin tozlarından oldukça etkilenen başka esnaf da diğer esnaflarında mağduriyetine ortak oldu: “Böyle bir yıkım görüldüğünü sanmıyorum. Buradaki esnaf yıkım anında büyük korku yaşadı. Hadi biz bir iş yapmaktan geçtik zaten. Yapmayalım iş ama bu şekilde yıkım olmaz. Tehlikeli. İkincisi içerideki esnafımız şu anda kapalı. Hiçbiri çalışamıyor. Hani biz çalışsak ne olacak? Şu hale bakın. Şu toza dumana bakın. Şikayet ettik ama sanırım ki bizim yaptığımız şikayetler yerine ulaşmadı. Bakın komşumuz taşınıyor. Eşyalarını taşıyor şu anda. Niye? Elektriği yok. Biz ne yapalım şimdi? Kime şikayet edelim? Kaybımızı kim karşılayacak?”

“TAMAMEN REZALET! ÇALIŞAMIYORUZ!”

Yıkımda dükkanını kaybeden bir diğer esnaf mağduriyetini, “Çok kontrolsüzdü. Çok büyük hasar var aslında. Çalışamıyoruz. Benim elektriğim yok zaten iki gündür. Dükkan sadece malzeme almaya girip çıkıyorum. Tamamen rezalet. Böyle bir şey olmaz. Olmaması gerekiyor. Zararlarımız karşılanacak diye söylendi ama nasıl karşılanacak? Kimsenin ilgilendiği yok zaten” sözleriyle anlattı.

“MİLLETİ BOĞUYORSUNUZ”

Bir önceki gün yapılan yıkım işlemi sırasında binanın aniden çökmesi çevrede alınmayan güvenlik önlemlerinden dolayı tedirginlik yaratmıştı. Bu duruma da değinen esnaf yıkım tedbirleri hakkında ODAK’a konuştu: “Bak kaç gündür burada inşaat devam ediyor. Bir tane su aracı çalışıyor. Paranız yok değil ya buraya 3 tane araç getirin. Bu toz dumanla milleti boğmaya hakkınız yok. Böyle bir yıkım da hiçbir yerde yok. Güvenlik önlemi yok. Yıkımda birileri ölmedi diye şükrediyoruz. Ama her an ölebilirdi. Hala daha ne olacağı belli değil. İtfaiye getir şuraya 2-3 tane koy arkadaş ya bu kadar mı zor?”

Kaynak: Meliha DURU - Batuhan KAÇAR