Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili ve Ar-Ge'den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Doğan Aydal, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Afyonkarahisar'da AFSÜ Bilim Kafe'de basın mensupları ve parti teşkilatıyla buluştu. Yerel sorunların, ekonomik gelişmelerin ve partinin çözüm politikalarının ele alınmasının beklendiği toplantıda konuşmanın odağı farklı bir noktaya kaydı. Aydal'ın konuşmasının önemli bölümünü kaleme aldığı kitaplara, akademik kariyerine ve geçmiş çalışmalarına ayırması, siyasi gündemin geri planda kaldığı ve kendi şovunu yapmaya geldiği yönünde eleştirilere neden oldu.

BASIN TOPLANTISI MI, LANSMAN MI?

Toplantı boyunca “Milli Kaynak Paketlerimiz”, “Kanal İstanbul Asla Yapılmamalı”, “Biz Türkiye’yi Biliyoruz 81 İlimizde Yüzlerce Refah Projesi” ve “Kalkınan Türkiye” adlı kitaplarını tek tek anlatan Aydal, bu eserlerin hazırlanma süreçlerini detaylı anlatarak basın toplantısını kitap lansmanına çevirdi. Afyonkarahisar’ın tarımı, ekonomisi, sanayisi ve vatandaşın beklentilerine ilişkin başlıkların geri planda kalması dikkatlerden kaçmadı. Bu duruma tepki gösteren bazı vatandaşlar: “Afyon’un sorunlarını konuşmak yerine kitap tanıtımı dinledik. Boşuna zamanımızı çalıyorsunuz. Ben, sanki bir basın toplantısına değil, kitap lansmanına gelmiş gibi hissettim. Afyon ve Türkiye’nin sorunlarını konuşması beklenen bir kişinin, bunun yerine çıkardığı kitabın tanıtımını yapması, işlerine nasıl geliyorsa öyle davrandıklarını gösterdi. Afyon’a vitrin süsü olarak mı geldi?” ifadeleriyle duruma tepki gösterdi.

DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR, NETLEŞMEYEN SORULAR

Konuşmasında Afyonkarahisar’a ilişkin suç oranları, sağlık verileri ve tarımsal üretime dair dikkat çekici istatistikler paylaşan Aydal, ekilebilir arazilerden uyuşturucu suçlarına kadar birçok başlıkta yüksek oranlar açıkladı. Aydal’ın aktardığı verilere göre, ekilebilir arazilerin yaklaşık %32’sinin ekilmediği, nadas alanlarına ilişkin farklı kullanım oranlarının bulunduğu ifade edildi. Sağlık ve sosyal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde ise “sinir hastalığı vakalarının %222 oranında arttığı” öne sürüldü. Suç başlıklarında ise üniversite mezunları arasında hırsızlık vakalarında %4650, uyuşturucu suçlarından tutuklamalarda %5600 artış olduğu, ayrıca hırsızlıkta %1044 ve gasp suçlarında ciddi yükselişler bulunduğu iddia edildi. Bu açıklamaların ardından bir gazeteci, paylaşılan verilerin resmi dayanağını sorarak Afyonkarahisar’ın farklı araştırmalarda Türkiye’nin en mutlu şehirleri arasında gösterildiğini hatırlattı ve ortaya konan tablo ile bu sonuçların nasıl örtüştüğünü öğrenmek istedi.

SORU AFYON’DU, YANIT BAŞKA YERDE KALDI

Gazetecinin doğrudan yönelttiği soruya karşılık Aydal, istatistiklerin kaynağına veya doğruluğuna ilişkin net bir açıklama yapmadı. Bunun yerine dünya buğday piyasası, ithalat rakamları, uluslararası tahıl fiyatları ve kendi kitaplarında yer alan ekonomik analizlere yöneldi. Türkiye’nin buğday ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydal, dünya buğday fiyatları ile Türkiye’nin alım fiyatları arasında fark bulunduğunu ileri sürdü. 2002–2022 dönemine ilişkin değerlendirmelerinde ton başına yaklaşık “54,6 dolar fazla ödeme” yapıldığını ifade eden Aydal, buğday ithalatının yıllar içinde 1 milyon ton seviyelerinden 10–11 milyon ton bandına yükseldiğini savundu. Ancak sorunun merkezinde yer alan Afyonkarahisar verilerine ilişkin herhangi bir net açıklama yapılmaması dikkat çekti. Toplantıyı takip eden basın mensupları, soruya doğrudan yanıt yerine konunun buğday piyasası ve küresel fiyat analizlerine kaydırıldığını gözlemledi.

Avrupa deneyimi Afyonkarahisar heyetince incelendi
Avrupa deneyimi Afyonkarahisar heyetince incelendi
İçeriği Görüntüle

“VATANDAŞ CEVAP BEKLEDİ, TANITIM DİNLEDİ”

Programın ardından görüş bildiren bazı katılımcılar, “Afyon’un sorunlarına çözüm bekliyorduk, kişisel anlatımlar öne çıktı”, “Sorulara net yanıt verilmedi, konu sürekli değişti”, “Afyonkarahisar gündemi yerine kitaplar ve bireysel değerlendirmeler konuşuldu” ifadelerini kullandı. Toplantının ardından en çok tartışılan konu ise Afyonkarahisar gündeminin geri planda kalması ve programın kişisel tanıtım ağırlıklı ilerlemesi oldu.

Kaynak: FEYZA ÖZAY TOPUZ / ÖZEL HABER