Bugün bu köşede, Afyonkarahisar’ın huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden çalışan, şehrimizle güçlü bir gönül bağı kuran Ahmet Birtan Erol’u ele alacağız.
Görev anlayışı, vatandaşla kurduğu samimi iletişim ve özellikle çocuklar, yaşlılar ile şehit ailelerine yönelik duyarlı yaklaşımıyla öne çıkan İl Emniyet Müdürümüzü birlikte yakından tanımaya çalışacağız.
Şehrimizin güvenlik vizyonuna yön veren bu önemli ismi, tüm yönleriyle değerlendireceğimiz bir yazı sizleri bekliyor
ŞEHRİN GÜVENLİĞİ KADAR, GÖNÜLLERİNE DE DOKUNAN BİR İSİM
Afyon İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol..
Afyonkarahisar’da son yıllarda güvenlik hizmetleri sadece asayiş rakamlarıyla değil, toplumla kurulan güçlü gönül bağıyla da anılmaya başladı. Bu değişimin en önemli mimarlarından biri ise hiç kuşkusuz İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol’dur.
Sayın Erol’un görev süresi boyunca ortaya koyduğu yönetim anlayışı, klasik bir bürokrat profilinin çok ötesinde; insan odaklı, vicdan merkezli ve toplumsal hassasiyetleri önceleyen bir yaklaşım olarak dikkat çekmektedir. O, sadece suçla mücadele eden bir emniyet müdürü değil; aynı zamanda çocukların güvenle büyümesi, yaşlıların huzurla yaşaması ve kadınların kendini güvende hissetmesi için sahada aktif olan bir kamu yöneticisidir.
ÇOCUKLARA BİR EMNİYET MÜDÜRÜNDEN ÖTE: BİR “AĞABEY” YAKLAŞIMI
Bir şehrin geleceği, çocuklarının güvenliğinde saklıdır. Ahmet Birtan Erol’un özellikle çocuklara yönelik yürüttüğü sosyal projeler, okul ziyaretleri ve bilinçlendirme çalışmaları, emniyet teşkilatının toplumla kurduğu bağı güçlendiren en önemli adımlardan biri olmuştur.
Okullarda yapılan güvenlik seminerlerinden trafik bilincine, akran zorbalığıyla mücadeleden dijital güvenlik eğitimlerine kadar birçok başlıkta çocukların yanında olan bir emniyet anlayışı inşa edilmiştir. Bu yaklaşım, çocukların polisi bir korku unsuru değil, bir güven limanı olarak görmesini sağlamıştır.
Bugün Afyon’da bir çocuğa “Polis amca kimdir?” diye sorduğunuzda alacağınız cevap, aslında bu anlayışın en somut göstergesidir:
“Bizi koruyan, bizimle ilgilenen, bize değer veren kişi.”
YAŞLILARA SAYGI, TOPLUMA VEFA
Toplumun hafızası olan yaşlılara yönelik hassasiyet de Ahmet Birtan Erol’un en dikkat çeken yönlerinden biridir. Yaşlı vatandaşlarımızı ziyaretleri, yalnız yaşayan büyüklerimize yönelik güvenlik kontrolleri ve sosyal destek çalışmaları, emniyetin sadece suçla değil, sosyal yalnızlıkla da mücadele ettiğini göstermektedir.
Yaşlı bir teyzenin kapısını çalan polis, sadece güvenliği sağlamaz; aynı zamanda devletin şefkatini de temsil eder. İşte bu şefkatli devlet anlayışının sahadaki en güçlü yansıması, Afyon Emniyeti’nin bugün ortaya koyduğu tablodur.
KADINLARA DESTEK: GÜVENLİ ŞEHİR, GÜÇLÜ KADIN
Kadına yönelik şiddetle mücadele, modern toplumların en önemli sınavlarından biridir. Ahmet Birtan Erol’un bu konudaki kararlı duruşu, Afyonkarahisar’da kadınların kendini daha güvende hissetmesine önemli katkı sağlamıştır.
Kadın destek birimlerinin etkin çalışması, farkındalık projeleri, koruyucu ve önleyici tedbirlerin hızlı uygulanması; emniyetin sadece olay sonrası değil, olay yaşanmadan önce de devreye giren bir anlayışla hareket ettiğini göstermektedir.
Bu yaklaşım, “önleyici güvenlik” kavramının Afyon’da güçlü bir şekilde hayat bulduğunun en açık göstergesidir.
ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERE VEFA BORCUNUN BİLİNCİNDE
Bir milletin onuru, şehitlerine ve gazilerine gösterdiği vefayla ölçülür. Ahmet Birtan Erol’un şehit aileleri ve gazilerle kurduğu samimi iletişim, sadece resmi ziyaretlerden ibaret değildir; aksine gönülden gelen bir vefa duygusunun tezahürüdür.
Şehit ailelerinin acısını paylaşan, gazilerimizin her zaman yanında olduğunu hissettiren bu yaklaşım; devlet-millet kaynaşmasının en güzel örneklerinden biridir. Çünkü güvenlik sadece sınırda değil, gönüllerde de sağlanmalıdır.
AFYON HALKIYLA KURULAN GÜÇLÜ İLETİŞİM
Bir emniyet müdürünün başarısı sadece operasyonel verilerle değil, toplumla kurduğu iletişimle de ölçülür. Ahmet Birtan Erol’un sahaya inen, vatandaşla birebir temas kuran, esnafla sohbet eden, mahalle kültürünü önemseyen yönetim tarzı; güvenlik hizmetlerini daha erişilebilir ve daha samimi hale getirmiştir.
Vatandaşın derdini dinleyen, önerilerine kulak veren ve çözüm odaklı yaklaşım sergileyen bir yönetici profili, Afyonkarahisar’da güven duygusunu pekiştirmiştir. Çünkü güvenlik sadece suçun azalması değil, vatandaşın kendini huzurlu hissetmesidir.
İNSAN ODAKLI GÜVENLİK ANLAYIŞI
Ahmet Birtan Erol’un en belirgin özelliği, insanı merkeze alan bir güvenlik vizyonuna sahip olmasıdır. Onun için güvenlik; sadece istatistik tabloları değil, bir çocuğun korkmadan okula gitmesi, bir kadının gece rahat yürüyebilmesi, bir yaşlının kapısını huzurla kapatabilmesidir.
Bu anlayış, emniyet teşkilatının toplumla bütünleşmesini sağlamış; Afyonkarahisar’da güvenlik hizmetlerini sadece resmi bir görev olmaktan çıkarıp, toplumsal bir sorumluluk haline getirmiştir.
GÜVEN VEREN BİR YÖNETİM, GÜÇLENEN BİR ŞEHİR
Afyonkarahisar bugün huzurlu, güvenli ve sosyal duyarlılığı yüksek bir şehir olma yolunda önemli adımlar atıyorsa, bunda İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol’un liderliğinin payı büyüktür.
Çocuklara sevgiyle yaklaşan, yaşlılara saygıyı esas alan, kadınların güvenliğini önceleyen, şehit ve gazilere vefa gösteren ve halkla güçlü bir iletişim kuran bu yönetim anlayışı; sadece bugünü değil, yarının güvenli Afyonkarahisar’ını da inşa etmektedir.
Güvenlik sadece suçla mücadele değildir; Güvenlik, insanı korumaktır.Ve insanı koruyan her anlayış, aslında bir şehri geleceğe taşır. Ahmet Birtan Erol’un Afyonkarahisar’da ortaya koyduğu tablo tam da budur: Güvenli bir şehir. Huzurlu bir toplum. Ve gönüllere dokunan bir emniyet anlayışı.
Sonuç olarak, güvenli bir şehir yalnızca tedbirlerle değil; vicdanla, merhametle ve güçlü iletişimle inşa edilir. Afyonkarahisar’da bu anlayışı sahaya yansıtan isimlerden biri olan Ahmet Birtan Erol, çocukların yüzündeki tebessümde, yaşlıların duasında ve vatandaşın güven duygusunda karşılığını bulan bir görev anlayışı sergilemektedir.
Dileğimiz; huzurun, güvenin ve toplumsal dayanışmanın daha da güçlendiği bir Afyonkarahisar’da, bu örnek hizmet anlayışının artarak devam etmesidir.
Bir başka köşe yazısında buluşmak dileğiyle, saygılarımla…